Değişim İçin Avukatlar Grubu adayı mevcut başkan avukat Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı avukat Prof. Dr. Ümit Kocasakal, Önce İlke Çağdaş Avukatlar ve Yükseliş Hareketi adayı avukat Hasan Kılıç ve Avukat Hakları Grubu adayı avukat Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu sorularımızı yanıtladı.
‘ETKİLİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEK İSTİYORUZ’

Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu Değişim için Avukatlar Grubu
– İki yıllık başkanlık dönemini nasıl değerlendirdiğinizi düşünüyorsunuz?
Sav, savunma ve hüküm diyalektiğinde yer alan üçlü arasındaki eşit ilişki için “avukat haysiyeti” ve “avukat haysiyetine yaraşır yaşam standardı” kavramları ekseninde çok yönlü çalışmalar yaptık. Her şeyden önce, baronun işleyişini demokratikleştirdik, formasyon programlarını yaygınlaştırdık ve süreklileştirdik. Hem yurttaş mağduriyetlerini giderici hem de avukatlara gelir getirici programları pekiştirdik ve geliştirdik. Bunların başında CMK avukatlığı ve adli yardım hizmetleri gelmekle birlikte, avukat çalıştırma yükümlülüğü bulunan anonim şirketleri harekete geçirdik. Yanıt vermeyenler hakkında yaptırım düzeneklerini işletmeye başladık. Baro birimlerindeki bilgisayarlar yenilendi, avukatlar için çalışma mekânları genişletildi ve müvekkilleri ile görüşme alanları oluşturuldu. Mekân sıkıntısını aşmak için edinilen bina, İstanbul Barosu Araştırma, Eğitim ve Uygulama Merkezi olarak çok işlevli mekanlar faaliyete geçti.
– İlk dönem adaylık açıklamanızda, tek dönem başkanlık niyetinde olduğunuzu belirtmiştiniz. Sizi yeniden aday olmaya ikna eden gelişmeler nelerdir?
Geçen seçimlerde oy vermeyen grup üyeleri dahil birçok farklı çevreden gelen yoğun talepler ve “hukuk hakkı” istediği için aleyhimize açılan davaları sonuçlandırmak gibi nedenler etkili oldu ise de asıl belirleyici olan; ülkemizde gerileyen hukuk karşısında İstanbul Barosu gibi tarihi, coğrafi ve üyelik yapısı olarak dünyada emsalsiz bir konumda olan savunma kurumu çatısı altında herkes için, her zaman ve her yerde hukuku etkili kılma mücadelesini daha güçlü bir biçimde sürdürme isteği.
– İlk dört maddede olumlu yönde değişiklik yapılabileceğini belirtmiştiniz. İktidarın yeni anasaya çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
İlk dört maddede değişiklik yapılabilir demedim. “İnsan haklarına saygılı devlet” tanımı, “insan haklarına dayanan laik ve demokratik Cumhuriyet” ışığında daha koruyucu, geliştirici ve ilerletici olarak yorumlanabilir, dedim. Görüşlerimi özetleyen Değişim için Avukatlar metninde bu konu şu ifadelerle yer alıyor: “Anayasanın 4. maddesindeki değiştirme ve değişiklik teklif etme yasağının koruduğu Cumhuriyeti, temel niteliklerini ve devletin bütünlüğünü savunmak; bu güvencelerin yasama, yürütme ve yargının bütün işlemlerinde karşılık bulmasını gerektirir. Anayasanın 11. maddesindeki bağlayıcılık kuralını hayata geçirmek, temel hakları korumak ve iktidarı hukukla sınırlamak bu sorumluluğun ayrılmaz parçalarıdır. Cumhuriyetin anayasal güvencelerini aşındıran -ve 2017 kurgusu ile zirveye çıkan düzenleme ve uygulamalara karşı çıkarken, bu güvencelerin insan hakları yönünden güçlendirilmesini savunuyoruz.”
– İki döneminiz arasında ne gibi değişimler vaat ediyorsunuz?
Savunma mesleğini saygın kılmak ve yurttaşların uğradıkları hak ihlallerini adil yargılama hakkı gereklerince gidermek ve hukuk devleti ve demokratik devleti olduğu denli hukuk toplumu ile demokratik toplumu ilerletmek için savunma seferberliği.
‘CUMHURİYETİN BAROSU CUMHURİYETİ SAVUNUR’

Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal Cumhuriyetçi Güç Birliği
– Üç dönem başkanlık yaptınız. Yeniden aday olmanızı sağlayan gelişmeler neler?
Üç dönem başkanlık yapıp yüzde 66 oy alıp kendiliğinden bırakmış biri olarak koltuk derdim olmadığı açık değil mi? Derdim ülkenin, hukukun ve avukatlık mesleğinin içinde bulunduğu durum. Önümüzde sözde “terörsüz Türkiye” perdelemesi altında “yeni anayasa” üzerinden ulus devletin ve üniter yapının, Cumhuriyetin kurucu değerlerinin ve kurumlarının sözde “barışa” feda edileceği dönem var. Amaç 1923 Cumhuriyetini ortadan kaldırıp yeni devlet ve rejim kurmak. İstanbul Barosu’nun, seçilmesinin henüz 5. dakikasında anayasanın değiştirilemez ilk 4 maddesine olumlu manada “dokunulabileceğini” söyleyerek bu yöndeki bir kalkışmayı meşrulaştıran, böylece Cumhuriyetin temel niteliklerini bir çırpıda feda eden, aynı yolun yolcusu, hukuksuzluklara suspus, meslek için hiçbir şey yapmayan zihniyet tarafından yönetilmesi kabul edilemez. İstanbul Barosu’nu yeniden Cumhuriyetin ve Atatürk devrimlerinin çizgisine oturtmak, gelen kalkışmaya karşı Cumhuriyeti ve hukuku müdafaa etmek için tekrar adayım.
– Ülkedeki siyasi dönüşüme karşın baroların eski etkisinde olabilmesi mümkün mü?
Kutsal bir meslek icra eden avukat öncelikle ülkenin bir yurttaşı, toplumun parçasıdır. Dolayısıyla ülkenin, toplumun sorunlarına ve gerçeklerine sırtını dönemez. Ülkenin bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin kuruluş mimarisi ve ilkelerinin, kurumlarının muhafazası avukatın da sorunu ve yurttaşlık ödevidir. Üstelik bunlar mesleğin yapısını ve işlevini de doğrudan etkilemektedir. Aynı şekilde hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı bir avukatın mesleğini layıkıyla ifa edebileceği tek zemindir ve birincil meslek sorunudur. Tüm bu hususlar ve siyaset, avukatı ve işlevini doğrudan etkilediğinden barolar bunlara sessiz kalamaz. Kararlı bir tutum etkili olur.
– Barolar, terörsüz Türkiye ve yeni anayasa tartışmalarının dışında mı kalmalı, görüşlerini mi açıklamalı?
Avukatın varlığının anlam ifade edebilmesi için Cumhuriyetinin kuruluş ilkeleri temelinde ülkesinin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün güvende olması, buna uygun anayasasının olması ve uyulması şarttır. Avukat Cumhuriyetle, değerleri ve kurumlarıyla vardır. Cumhuriyet ve Cumhuriyetin hukuku, avukatın varlık sebebi ve güvencesidir. Barolar suskun kalamaz. Cumhuriyetin barosu Cumhuriyeti savunur. Baro, Anayasanın 6/3 maddesi karşısında yeni anayasa yapmanın anayasal dayanağı olmadığı halde yetki ve egemenlik gaspıyla mevcut anayasanın, değiştirilemez maddelerin cebren ilga teşebbüsüne sessiz kalamaz.
– Başkan olmanız durumunda ne gibi değişimler yaşanacak?
‘İSTANBUL BAROSU’NU AVUKATLAR YÖNETMELİ’

Av. Hasan Kılıç Önce İlke Çağdaş Avukatlar ve Yükseliş Hareketi
– Sizi yeniden aday olmaya ikna eden gelişmeler neler oldu?
Önümüzde anayasa değişikliğinin konuşulacağı bir süreç var. Atatürk ilkelerinden, Cumhuriyetin kazanımlarından; demokratik, laik, hukuk devletinden ve anayasanın değiştirilemez maddelerinden taviz vermeyecek; baronun genlerindeki çizgiyi ortaya koyacak yönetime ihtiyaç var. Adaylardan üçünün akademisyen olması diğer sorundur. İstanbul Barosu’nu avukatlar yönetmelidir. Mesleğin gerçek sorunları bilinmeden çözülemez. Hukuk devletinden uzaklaşıldığı, hukukun ve yargının cezalandırma aracına dönüştüğü, mesleğin itibarsızlaştırıldığı ve şiddetin arttığı ortamda İstanbul Barosu’nda yaşanan kutuplaşma, mesleğimizin ve baromuzun itibarını sarsmaktadır. Ayrıştırıcı değil birleştirici olmak için tekrar aday olduk
– Beşinci kez aday olmanız bazı çevrelerce eleştiriliyor. Ne düşünüyorsunuz?
Motivasyonum, mesleğin ve meslektaşlarımın sorunlarını çözecek projelere sahip olmamdır. Meslektaşlarım için kurduğum ve gerçekleştirmek istediğim hayallerim var. Her seferinde çok az oy farkıyla 2. oluyoruz ve gerçekleştirme imkanını kıl payı kaçırıyoruz. Çünkü siyasi partiler baro seçimlerine müdahale ediyor. Avukatın sorunlarından habersiz akademisyen hocalarımız tercih ediliyor. Sonra seçim bitiyor, herkes kendi işine dönüyor ama yine meslektaşlarıma yardımcı olmaya ve onlar için çalışmaya devam ediyorum. Kazanmaya en yakın başkan ve ekibiz. Seçime girmememizi en çok mevcut yönetim ister zira son ana kadar bizimle başa baş yarıştılar. Yapılan siyasi müdahalelere rağmen seçimi kazanıyorduk.
– Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu geleneğinden geliyorsunuz? Bu gruptan çıkan adayların ayrı ayrı seçime girmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Her dönem ayrışmaları kaldırmak, aday sayısını bire indirmek için ön seçim önerdik. Herkes bölünmeyi soruyor; oysa bu seçimde uzun yıllar sonra Önce İlke Grubu birleşti. Filiz Saraç başkanlığındaki Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ve başkanı olduğum Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi, birleşti. İki grubun oyu on bin civarında. Meslektaşlarımızdan ricamız oyları bölmeyelim, tabanda birleşelim. Diğer adaylara saygı duyuyoruz ama onlar başka isimlerle, başka yerlere yelken açmış durumdalar.
– Başkan olmanız durumunda İstanbul Barosu’nda ne gibi değişimler yaşanacak?
Baromuzda hak mücadelesini ve avukatın haklarını önceleyen anlayışı hâkim kılacağız. Özünden koparılmaya çalışılan mesleğimizi ve itibarını güçlendirmek, sorunlarımıza kulak tıkayanlara sesimizi duyurmak, meslek örgütünü ayağa kaldırmak, genç avukatların gücü olmak ve toplumun avukata ihtiyacını anlatmak için mücadele edeceğiz. Atatürk ilke ve devrimlerinden, Cumhuriyetin temel değerlerinden, laik ve demokratik hukuk devletinden ödün vermeden tam bağımsız Türkiye’yi savunan, insan hakları ihlallerine karşı duran, güçlü ve etkin bir İstanbul Barosu için kararlılıkla çalışacağız.
‘BÖLEN DEĞİL BİRLEŞTİREN ADAYIM’

Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu Avukat Hakları Grubu
– Akademi alanındaki çalışmalarınızla tanınıyorsunuz. Başkan adaylığı fikriniz nasıl olgunlaştı?
Anayasa hukukçusu olarak mesleğimin bir boyutu akademisyenlikse, diğer temel boyutu avukatlıktır. Akademiye avukatlıktan geçtim. 2016’dan bu yana aktif avukatlık yapıyorum. Kararımı üç etken olgunlaştırdı; meslekte yaşadığım sıkıntılar, bugün meslektaşım olan öğrencilerimin karşılaştığı mesleki ve ekonomik zorluklar ile ülkenin içinden geçtiği hukuksuzluk sürecine karşı en güçlü direnç noktalarından olabilecek baroların eylemsizliği.
– Bazı grup ve adaylarla benzer görüşte olduğunuz için bir kesim “oy bölebilecek aday” eleştirisinde bulundu. Hangi özelliklerinizin sizi diğer adaylardan ayırdığını düşünüyorsunuz?
On yıldır ittifak hesaplarından ve dar grupçu yaklaşımlardan uzak, ilkeli ve bağımsız mücadele yürütüyoruz. Her seçimde oyumuzu artırdık, son seçimde ittifak yapmadan en yüksek oyu alan grup olduk. Bizi diğerlerinden ayıran budur. İttifak her grubun hakkıdır ancak her seçimde yeniden şekillenen, hiçbir ilkeye dayanmayan “baro siyaseti” meslektaşlarımızın baroya duyduğu güveni zedeliyor. Seçimi kazanmak uğruna ilkelerimizden taviz vermiyoruz. Seçimi iki kutba sıkıştırmak, meslektaşlarımızın demokratik tercih hakkını daraltmak demektir. Cumhuriyetçilik hiçbir grubun tekelinde değildir. AHG, bu anlayışla seçimi kazanmayı hedefleyen bağımsız ve en güçlü gruptur. Bu nedenle kendimi oyları birleştiren aday olarak görüyorum.
– Baroların ülke gündeminde eskisi kadar yer ve etki bulamamasındaki temel sorunların neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Temel neden, demokratik hukuk devleti çökerken bağımsız ve kararlı duruş sergileyememesidir. İstanbul Barosu’nun mevcut yönetiminin anayasanın ilk dört maddesi, “çerçeve yasa” ve yeni anayasa tartışmaları karşısındaki tutumu büyük düş kırıklığı yaratmıştır. Bugün İstanbul Barosu, 68 bin avukatın gücünü hissettirmesi gereken bir meslek kuruluşu olmaktan çok uzaktadır. Önceki yönetimlerden miras kalan grupçu anlayış, avukatların sorunlarını hiçbir zaman öncelemeyen ve sürekli değişen ittifaklar, ardından gelen “koltuk kavgası” görüntüleri de kuruma olan inancı sarsmaktadır.
– Başkan olmanız durumunda baroda ne gibi değişimler yaşanacak?
İstanbul Barosu’nu hukuksuzluklar karşısında kuru basın açıklamalarıyla yetinen değil, mücadelenin en ön safında yer alan bir kuruma; avukatların mesleki sorunlarını merkeze alan gerçek bir meslek örgütüne dönüştüreceğiz. Bunun yolu, şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışından geçiyor. Önceliğimiz, meslektaşlarımızın güvendiği, haklarını kararlı biçimde savunan ve Cumhuriyetin kalesi olan bir baro inşa etmektir.
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik
SEKTÖREL
15 gün önceSEKTÖREL
22 Ekim 2026SEKTÖREL
22 Ekim 2026SEKTÖREL
22 Ekim 2026SEKTÖREL
22 Ekim 2026
1
Son dakika… AFAD duyurdu: Balıkesir’de korkutan deprem!
7676 kez okundu
2
Apple’dan çalışanlarına zam kararı
7476 kez okundu
3
İsrail, Yemen’in başkenti Sana’yı vurdu
7214 kez okundu
4
Maaş isyanı sendika kriziyle büyüdü… Sendika değiştiren işçiler kapı önünde!
7159 kez okundu
5
Çanakkale’de denizde mayın bulundu!
7081 kez okundu