İzmir’de genç girişimci Aleyna Yıldız ve ekibi, kötü huylu beyin tümörü olarak bilinen glioblastomayı, hastalardan alınan vücut sıvıları üzerinden dakikalar içinde tespit edebilen elektrokimyasal biyosensör geliştirdi. Normal şartlarda günler hatta haftalar sürebilen tanı sürecini büyük ölçüde kısaltan sistem, erken teşhis ve tedavi takibinde yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor.
TEKNOPARKTA KURULAN ŞİRKETTEN SAĞLIKTA YERLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ
Dokuz Eylül Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü’nden 2022 yılında mezun olan 27 yaşındaki Aleyna Yıldız, çalışmalarını üniversitenin Teknoparkı olan DEPARK bünyesinde kurduğu şirket aracılığıyla sürdürüyor.
Aynı zamanda üniversitenin Moleküler Tıp Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine devam eden Yıldız, TÜBİTAK ve KOSGEB destekli projeleri kapsamında daha önce su ve tuzu çözeltip mikroorganizma imha eden cihaz, mikrobiyal hava örnekleme cihazı ve farklı sektörlere yönelik biyosensörler geliştirdi.
Son olarak çalışmalarını, üniversite bünyesindeki Bioİzmir Uluslararası Sağlık Teknolojileri Geliştirici ve Hızlandırıcı Uygulama ve Araştırma Merkezi çatısı altında sürdürdü.

GÜNLER SÜREN TANI SÜRECİ, DAKİKALARA İNİYOR
Aleyna Yıldız, kötü huylu beyin tümörlerinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Mevcut uygulamalarda tanının çoğunlukla MR ve radyolojik görüntüleme yöntemleriyle konulduğunu, bazı durumlarda ise beyin dokusundan örnek alınarak analiz yapıldığını belirtti.
Kliniklerde bu sürecin en az iki haftayı bulabildiğini ifade eden Yıldız, geliştirdikleri elektrokimyasal biyosensör sayesinde tanının dakikalar içinde konulabildiğini söyledi.
Yıldız, sistemin sadece kanser varlığını tespit etmekle kalmadığını belirterek şunları kaydetti:
Geliştirdiğimiz elektrokimyasal biyosensör; kanserin varlığının tanımlanması, uygulanan ilaçların etkinliğinin değerlendirilmesi, tedavi sürecinde ve kemoterapi sonrasında hastalığın seyrinin izlenmesinde kullanılabiliyor. Aynı zamanda tümörün alt grubunu da belirleyebiliyor.

KAN, TÜKÜRÜK VE İDRAR ÖRNEKLERİYLE ÇALIŞIYOR
Biyosensörün çalışma prensibine ilişkin bilgi veren Yıldız, tanının kan, tükürük, idrar ile beyin ve omurilik sıvısı gibi biyolojik örnekler üzerinden konulduğunu aktardı.
Bükülebilir ve giyilebilir plastik bir zemin üzerine devre kartı benzeri yapıyla üretilen sensörün elektrot kısmında, kanser hücrelerine özgü bir algılama tabakası bulunuyor. Numunedeki elektriksel değişim, “potansiyostat” adlı cihazla ölçülerek yaklaşık iki dakika içinde bilgisayar ortamına aktarılıyor. Elde edilen veriler ise laboratuvar teknisyeni tarafından analiz edilerek yorumlanıyor.

ÜNİVERSİTEDEN VE MERKEZDEN DESTEK
Bayram Yılmaz, üniversitenin DEPARK ve Bioİzmir aracılığıyla girişimcilere güçlü destek sağladığını belirterek, sağlık biyoteknolojisi alanında yerli ürün geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığını vurguladı. Patent sürecinin başlatıldığını ifade eden Yılmaz, üniversite olarak projeyi sahiplendiklerini dile getirdi.
Bioİzmir Müdürü Gamze Tuna da çalışmalara ilişkin bilgi vererek genç girişimciyi tebrik etti.
Uzmanlar, erken teşhis imkânı sunan bu tür biyosensör teknolojilerinin, kanserle mücadelede hem hastaların yaşam süresini hem de tedavi başarısını artırma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor.

kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz.
SEKTÖREL
5 gün önceSEKTÖREL
13 Ekim 2026SEKTÖREL
13 Ekim 2026SEKTÖREL
13 Ekim 2026SEKTÖREL
13 Ekim 2026
1
TikTok yasaklanıyor mu: ABD Başkanı Joe Biden açıklama yaptı
6198 kez okundu
2
HUAWEI WATCH GT 6 satışa sunuldu: Avrupa’da en büyük ilgi Türkiye’den
2308 kez okundu
3
Fatura kabartan zararlı Android uygulamaları tespit edildi
955 kez okundu
4
Bilim insanları, uzayda yer çekimi sorununu çözmek istiyor
846 kez okundu
5
Roscosmos Başkanı Dmitry Rogozin görevden alındı
821 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.