DOLAR 43,0373 0.02%
EURO 50,2940 -0.32%
ALTIN 6.118,822,13
BITCOIN 39911421.75007%
İstanbul
14°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Üniversite öğretim üyelerinden Teknopark davası: Bu alan öğrencinin!

Üniversite öğretim üyelerinden Teknopark davası: Bu alan öğrencinin!

ABONE OL
Ocak 5, 2026 04:18
Üniversite öğretim üyelerinden Teknopark davası: Bu alan öğrencinin!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Boğaziçi Üniversitesi’nin dört fakültesinden birer hoca ve bir öğrenci temsilcisi , “Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Boğaziçi Uçaksavar Ek Alanı Tespit Edilmesi” hakkındaki cumhurbaşkanı kararının iptali için Danıştay’da dava açtı. Emeritüs fizik profesörü Alpar Sevgen ile hem bu davayı hem de beş yıllık direnişi konuştuk.

Kayyım yönetiminin beş yıllık icraatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayyım yönetimi yapılmaması gereken herşeyi yaptı, yapılması gereken hiçbir şey yapmadı.

İfade özgürlüğü: Sesini yükselten hocaları yükseltmiyorlar, atamalarını yapmıyorlar, yurtdışı araştırma izinlerini vermiyorlar, projelerini aksatıyorlar. Doktoralı öğretim üyeleri doçent olamıyor, doçentler profesör olamıyor. Azımsanamayacak sayıda hoca bu nedenle istifa ederek ayrıldı. Profesörlerimizden bir kısmına soruşturma üstüne soruşturma açılıyor, uzaklaştırma, maaştan kesme gibi cezalar veriliyor. Bu meslektaşlarımız mahkemelerde dava açıp kazanıyorlar.

Hoca atama ve yükseltmeleri: Kayyım yönetiminde tepeden çok kişi atandı. Normal Boğaziçi prosedürlerinden geçmeden bu şekilde atanan kişilere Boğaziçi’nde paraşüt deniyor. Devran döndüğünde paraşütlerin normal prosedürlere göre değerlendirilmesi gündeme gelecek şüphesiz. Öğrencilerin seçmeli derslerde paraşütçülerin verdiği dersleri almamaya çalçi’ne Türkiye’nin elmas öğrencileri geliyorsa onların karşısına elmas hoca çıkarmak zorundasınız.

Öğrenci kulüpleri ve öğrenci yaşamı: Kulüpleri zaptı-rapt altına almaya kalkmak, kulüp imkânlarını kısmak, yerlerinden etmek, kampustan çıkartmak vs. eğitime katkı vermediği gibi zarar veriyor. Ayrıca kulüp çalışmaları için “kampüs üniversitesi” niteliği çok önemli .Öğrencinin elinden kampüsü teknopark bahanesiyle alırsanız, onun eğitimine büyük darbe vurmuş olursunuz.

İdari kadrolar: Normal Boğaziçi’nde idari kadrolarımız da Boğaziçi ailesindendir. Fakat şimdi pek çoğu ayrılmaya zorlandı, 600’ü aşkın yeni personel alındı, özellikle AKP’nin kaybettiği belediyelerden.

Mezunlarla ilişkiler: Üniversitenin en önemli bileşenlerinden olan mezunlarımızı çatısı altında toplayan Boğaziçi Mezunlar Derneği BÜMED’i kayyım yönetimi üniversitedeki yerinden çıkarttı. Bu yer ki mezunların bağışlarıyla yapılmıştı. Peki, mezunlarıyla ilişkisini kopartmış bir yönetim olabilir mi?

10562 sayılı “Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Boğaziçi Uçaksavar Ek Alanı Tespit Edilmesi” hakkındaki Cumhurbaşkanı kararının iptali için dava açtınız, neden?

Evet, Boğaziçinin 2021 öncesi var olan dört fakültesinden birer hocamız ve bir öğrenci temsilcisi bu kararın iptali için Danıştay’da dava açtılar. Teknoparklar özellikle ABD’de üniversitelerde üretilen fikirlerin süratle ekonomiye kazandırılabilmesi açısından önemli. Teknoparklar araştırma yerine sadece vergi avantajından yararlanan şirketlerin ucuza ofis sahası kapattığı alanlar, yani bir emlak-park olmamalı, öğrencilerin yetişmesine darbe vuracak şekilde kampüs alanına asla yerleşmemeli. İşte dava Boğaziçi öğrencisini, eğitimini, sosyal ve kültürel yaşam alanını koruyabilmek için açıldı.

Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs Teknopark uygulaması nelere yol açacak?

Öğrencinin eğitim ve yaşam alanının yüzde 44’ünü kaybediyoruz. Gayet modern ve büyük bağışlarla yapılmış olan bir yurdu kaybediyoruz. Bir daha kim böyle bağışta bulunur Boğaziçi’ne. Yine yüklü bir bağışla yapılmış büyük ve modern bir kültür kompleksini kaybediyoruz. Büyük dersler, konferanslar, sahne gösterileri için çok modern bir kompleksten bahsediyorum. Kuzey kampüste öğrencilerin modern kapalı spor salonu da açık futbol sahasındaki atletizm. Üniversite özetle emlak-park bitişiği dersane oluyor.

‘BAŞKA BİR YER BULAMADINIZ MI?‘

Prof. Dr. Ünal Zenginobuz, bu davayı neden açtıklarını şöyle anlatıyor:

“Bilindiği üzere Boğaziçi Üniversitesi’nin tarihi kampüsü olan güney kampüsü çok değerli, boğaz görünümlü bir arazi. Şu an bir kısmı cumhurbaşkanı kararı ile teknopark alanı ilan edilen bitişiğindeki kuzey kampüs arazisi de çok değerli. Dersleriyle, öğrencilerin gelişimi için hayati önemdeki tamamlayıcı sosyal/ kültürel öğrenci kulübü faaliyetleyle, Boğaziçi’ni Boğaziçi yapan eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü yerler buraları. Mekânların önemi var, bir tarihi, geçmişi var. Ortada sanki Boğaziçi’ni bu tarihi mekânlardan çıkarıp eğitimi başka yere taşıma arzusu varmış gibi bir durum var. Tabii ki teknoparklar üniversiteler için çok önemli. Boğaziçi rektörleri eskiden beri teknopark konusunda çok uğraştılar. Ankara’dan bu konuda hiç destek görmediler. Kilyos’ta Boğaziçi’ne tahsisli geniş bir arazi var, teknoparka çok uygun olacak. Nedense oraya izin verilmedi zamanında. Teknopark yapılacak en son yer şu anki kuzey kampüsün içerisinde ayrılan alan. Boğaziçi Üniversitesi’nin var olan dokusunu yok etmek gibi bir niyetiniz var ise kalkışılır ancak böyle bir işe diye düşünmeden edemiyor insan. Üstelik zamanında büyük şartlı bağışlarla yapılmış bir öğrenci yurdu, bir kültür merkezi ve bir spor salonunun yer aldığı bir alan teknopark alanı ilan edilmiş. Şartlı bağışla yapılmış olan binaların başka bir amaç için kullanılmasında da sorun var. Tüm bunlara karşı ama öncelikle lisans öğrencileri için kullanılan çok önemli bir alanın tepeden inme bir kararla dönüştürülme girişimine karşı dava açtık. Davamızın kısaca özeti şu: “Başka bir yer bulamadınız mı? Nedir amaçlanan burada?”


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r