Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı programda “Sovyetler Birliği olsaydı dünya bugün bu halde olmazdı” görüşünü ifade ederek, değerlendirmede bulundu. Okuyan, “Sovyetler Birliği diye sihirli bir değnek yoktu. Öte yandan bugün hâlâ uluslararası hukuk diye bir şey varsa bu tamamen Ekim Devrimi’nin sonucudur” diye konuştu.
Birinci Dünya Savaşı’nda yaşananlara ve Sovyetler Birliği’nin o dönemdeki tutumuna değinen Okuyan, “Güçlü olanın haklı olduğu bir sistem vardı. 1917 ile beraber bu sistem ortadan kalkmadı ama sınırlandı. Uluslararası alana normlar geldi. Sovyetler Birliği her türlü ilhaka karşı olduğunu söyledi. Daha önce güçlülerin kendi aralarındaki paylaşım ‘barış’ getirdi, dolayısıyla bu durum geçici oldu. Sovyetler Birliği ile ilk uluslararası düzene kurallar konuldu. Emperyalizm ortadan kaldırmak istese de belirli ölçüde uymak zorunda kaldı. Yani eksiğiyle, fazlasıyla kurallı bir dünya çıktı ortaya. Sosyalizm kapitalizmi terbiye etti” ifadelerini kullandı.
Okuyan, Sovyetler Birliği’nin uluslararası alanda sadece “ilkelerle” hareket etmediğini de vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Ayakta kalmak için bazı tavizler verdiler. Sanayileşmesi, beslenmesi, yaşamak için ticaret yapması gerekiyordu. Öyle yaptılar, sanayileştiler. 1936’da beklenmedik bir hızla sanayileşmiş, eğitim sorununu çözmüş, işsizliği ortadan kaldırmış durumdaydılar. Uluslararası alanda da belli bir standardı korudular. Yayılmacı stratejiye ihtiyaç duymadılar. Dünyada uluslararası alana bomba gibi düşen silahsızlanma kavramını ortaya attılar.
“‘SALDIRMAZLIK ANLAŞMASI’ SOVYET DİPLOMASİSİNİN EN BÜYÜK BAŞARISIDIR”
Peki Hitler’le neden anlaşma yaptılar? Almanya-Sovyetler Birliği arasındaki anlaşma tek başına değerlendirilirse ‘çok büyük bir kara leke’ olarak görülür. Öte yandan karşılarında faşist ülkelerin ittifakı vardı. Adı anti-komintern paktıydı. Bu kadar açık Sovyetler Birliği karşıtlığı. 1934-35’ten itibaren diğer ülkelere ‘Bakın sizi de tehdit ediyorlar, kolektif güvenlik kuralım’ diyorlar. 1939’a kadar sayısız toplantı yapılıyor ama sonuç alamıyor. Sovyetler faşizme karşı bir birliktelik için sonuna kadar zorladı ama olmadı. Dolayısıyla bir karar verip 1938’den itibaren hızla karar verdiler. Ve karşı ittifakı böldüler. Bana göre ‘saldırmazlık anlaşması’ Sovyet diplomasisinin en büyük başarısıdır, mutlak olarak işe yaramıştır.”
Rusya-Ukrayna Savaşı’nı da değerlendiren Okuyan, Ukrayna’daki darbe, ülkenin sistematik şekilde silahlanması, Rusça konuşan nüfus üzerindeki baskılar gibi Rus tezlerinde haklılık payı olduğunu söyledi, “Bir NATO operasyonu yürüyordu” dedi.
Savaşın Rusya’nın Ukrayna’ya girmesiyle başlamadığını vurgulayan Okuyan, böyle bir provokasyona Batılı ülkelerin hazırlıksız girmeyeceğine dikkati çekti. Okuyan, “Karşıdevrimci Yeltsin iktidarının devamcısıdır Putin. Ukrayna’nın Rusya’ya düşman bir devlet olmasının sorumlusu NATO değil, Sovyetler Birliği’ni yıkanlardır. Dolayısıyla ‘Böyle bir ülke yok’ diyemezsiniz” diye konuştu.
Sovyetler Birliği açısından İkinci Dünya Savaşı’nın ve kaybedilen 27 milyon yurttaşın büyük bir travmaya yol açtığını belirten Okuyan, “Bir daha bu insanlar savaş ister mi? Parti yöneticileri de böyleydi, insanlığa karşı sorumluydular. Ama iki sistemin bir arada yürüyebileceği düşüncesindeydiler ve ‘Ben sizi yok etmek istemiyorum’ dediler. Büyük hataydı bu. Yok etmek için mutlaka savaşmak gerekmez. İdeolojik alanda meydan okuyacaksınız. İki sistem barış içerisinde yaşar derseniz, dostlarınız da savaşmaz sizin için. Taviz verecekseniz kontrolünüzde olmalı” değerlendirmesini yaptı.
“VENEZUELA VE KÜBA FARKLI”
Küba ile görüşmeler yapıldığını dile getiren Okuyan, “Gerekirse savaşırlar” diye konuştu. Geçen hafta ülkeye yapılan ziyarette Kübalıların kararlı olduğunu gördüğünü aktaran Okuyan, “Görüşmelere rağmen kırmızı çizgilerini de ilan etmiş durumdalar. Öncelikle ‘İç işlerimize müdahale edilemez’ diyorlar. Venezuela ve Küba’nın farklı olduğunu hep konuşuyorduk, burada da ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Kemal Okuyan, “Dünyanın neye ihtiyacı var?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Sovyetler Birliği olsaydı dünya böyle olmazdı, onlar ayar veriyordu. Ülkelerin en azından belli bir bölümünde emekçi halkın inisiyatifi, iradeyi, ülkenin dümenini eline alması gerekiyor. Çıkar dünyasından savaş, paylaşım çıkar. Buna izin vermeyecek siyasi bir silkiniş gerekiyor. Neden Yunanistan, İran’la rekabet halinde olalım? Halklar dış politikaya ağırlık koymalı. Kapitalizm sürekli savaşları, rekabeti besliyor. Buna dur demek gerekiyor. Bunun koşulları da ortaya çıkıyor. Yeni bir dünya kurulması lazım.”
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik
SEKTÖREL
30 gün önceSEKTÖREL
06 Ekim 2026SEKTÖREL
06 Ekim 2026SEKTÖREL
06 Ekim 2026SEKTÖREL
06 Ekim 2026
1
Son dakika… AFAD duyurdu: Balıkesir’de korkutan deprem!
7200 kez okundu
2
Apple’dan çalışanlarına zam kararı
6995 kez okundu
3
İsrail, Yemen’in başkenti Sana’yı vurdu
6743 kez okundu
4
Maaş isyanı sendika kriziyle büyüdü… Sendika değiştiren işçiler kapı önünde!
6681 kez okundu
5
Çanakkale’de denizde mayın bulundu!
6595 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.