DOLAR 48,80600,03%
EURO 55,9383-0,06%
ALTIN 6.838,150,35
BITCOIN 4213869-0.28215%
İstanbul
16°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Sırbistanlı muhalif vekil Spiric Cumhuriyet’e konuştu: ‘Ülke seçilmiş otokrasiye dönüşüyor’

Sırbistanlı muhalif vekil Spiric Cumhuriyet’e konuştu: ‘Ülke seçilmiş otokrasiye dönüşüyor’

ABONE OL
Eylül 22, 2026 20:37
Sırbistanlı muhalif vekil Spiric Cumhuriyet’e konuştu: ‘Ülke seçilmiş otokrasiye dönüşüyor’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sırbistan’da erken seçim tartışmaları, hükümet karşıtı protestolar, basın özgürlüğü ve Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ülkenin siyasi gündemindeki yerini korurken, Özgürlük ve Adalet Partisi (SSP) Milletvekili Jelena Spirić, mevcut siyasi tabloyu ve muhalefetin beklentilerini Cumhuriyet’ten Caner Çiftçi’ye anlattı.

Sırbistan Ulusal Meclisi kayıtlarına göre Spirić, Şubat 2024’ten bu yana milletvekilliği yapıyor ve SSP parlamento grubunda yer alıyor.

Sırbistan’daki mevcut siyasi yapının demokratik kurumları zayıflattığını savunan Spirić, Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in seçimlerde iktidar partisinin listesiyle özdeşleşmesine dikkat çekti.

Spirić, Anayasa uyarınca cumhurbaşkanının devletin birliğini ve bütün yurttaşları temsil etmesi gerektiğini belirterek, Vučić’in aynı zamanda iktidarın seçim kampanyasının merkezinde bulunmasını eleştirdi.

“Cumhurbaşkanı aynı anda hem hakem hem de sahadaki başlıca oyuncu konumunda” diyen Spirić, devlet kurumları ile iktidar partisi arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini öne sürdü.

Muhalefet milletvekili, olası erken seçimlerin iktidar açısından siyasi sistemi yeniden düzenleme girişimi olduğunu savunurken, muhalefet ve yurttaşların seçim sürecini mevcut yönetim biçimini değiştirmek için bir fırsat olarak gördüğünü söyledi:

“Sırbistan’da tanık olduğumuz şey demokrasi değil, mutlak iktidarı sürdürmek amacıyla devletin gasp edilmesidir. Bu saçmalığın doruk noktası, Anayasa’ya göre devletin birliğini ve tüm vatandaşları temsil etmesi gereken mevcut Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in, aynı zamanda tek iktidar partisinin seçim listesinin başında yer almasıdır. O, sahada hem hakem hem de ana oyuncudur. Sırbistan’da kurumlar artık yok; iktidar Anayasa’ya uymuyor, o anda Vučić’in bulunduğu yere – ister Hükümet binası olsun ister cumhurbaşkanlığı ofisi – kayıyor. Bu erken seçimler, rejim için bir değişim fırsatı değil, desteklerinin düştüğü bir anda sistemi sıfırlamaya yönelik çaresiz bir girişimdir. Ancak bu siyasi maskaralık, aynı zamanda onların korkusunu da ortaya koyuyor. Muhalefet ve vatandaşlar için bu, bu illüzyonu ortadan kaldırmanın ve bir ülkenin kaderinin tek bir otokratın keyfine göre sonsuza dek aynı döngüde dönemeyeceğini göstermenin tam zamanıdır.”

MEDYA ELEŞTİRİSİ: “MUHALEFET NEREDEYSE GÖRÜNMÜYOR”

Spirić’in en sert eleştirilerinden biri de Sırbistan’daki medya düzenine ilişkin oldu.

Muhalefet milletvekili, ulusal yayın yapan televizyonlarda iktidarın haber sürelerinin büyük bölümünü kontrol ettiğini, muhalefetin ise sınırlı biçimde yer bulduğunu söyledi.

Spirić bu değerlendirmesinde bağımsız seçim gözlem kuruluşu CRTA’nın verilerine işaret etti. CRTA’nın medya izleme çalışmalarına göre ulusal televizyonların ana haber programlarında iktidar çoğunluğu yayın süresinin yüzde 90’ından fazlasını alırken, muhalefetin payı yüzde 10’un altında kaldı. Avrupa Komisyonunun 2025 değerlendirmesinde de kamu yayıncısı RTS’nin ana haberlerinde iktidar çoğunluğunun görünürlüğünün yüzde 94’e ulaştığı belirtilmişti.

Spirić ayrıca Sırbistan Sosyal Araştırmalar Bürosunun (BIRODI) çalışmalarına dikkat çekerek Vučić’in televizyon haberlerindeki görünürlüğünün diğer siyasi aktörlerin çok üzerinde olduğunu söyledi.

BIRODI’nin Ocak-Nisan 2026 dönemine ilişkin araştırmasına göre Vučić, incelenen televizyonların ana haberlerinde toplam 67 saat 13 dakika görünürlük elde etti ve analiz edilen siyasi aktörlere ayrılan toplam sürenin yüzde 15,5’ini tek başına oluşturdu.

GAZETECİLERE YÖNELİK SALDIRILAR GÜNDEMDE

Spirić, hükümet karşıtı gösterileri takip eden bağımsız gazetecilere yönelik saldırıların da basın özgürlüğü açısından ciddi bir sorun olduğunu belirtti.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Novi Sad’daki tren istasyonu faciasının ardından başlayan protestoları izleyen gazetecilere yönelik saldırıların rekor düzeye çıktığını bildirdi. RSF’nin güncel değerlendirmesine göre 2025’te protestoları takip eden gazeteciler en az 100 fiziksel saldırıya maruz kaldı ve saldırıların önemli bir bölümünde polis görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu belirtildi.

Sırbistan, RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 104. sırada yer aldı. Ülke 2025’te 96. sıradaydı.

Spirić, Vučić yönetiminin Avrupa ile bütünleşme söylemini dış politikada kullandığını ancak ülke içinde medya ve kurumlar üzerindeki kontrolün arttığını savundu:

“İşte bu nedenle Sırbistan, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde tarihinin en kötü sıralaması olan 104. sıraya gerilemiştir. Vučić, Batı’daki ortaklarına karşı demokratik bir görünüş sağlamak amacıyla Avrupa entegrasyonunu kullanırken, ülke içinde tam bir medya ve kurumsal otokrasi uygulamaktadır. İşte bu nedenle, ülkemizde özgürlüğün tamamen ortadan kalkmasını önlemek için reformlar talep ediyoruz.”

“SİSTEM MERKEZİLEŞİYOR”

Son iki yıldaki hükümet ve kurum değişikliklerini de değerlendiren Spirić, bunların demokratikleşme yönünde yapısal dönüşümler olmadığını öne sürdü.

Kitlesel protestolara karşın iktidarın yalnızca siyasi isimleri değiştirdiğini savunan Spirić, yargıdan medyaya ve kamu kaynaklarına kadar pek çok alanda karar alma mekanizmalarının giderek merkezileştiğini söyledi.

Spirić, Sırbistan’ın “seçimli otokrasiye” doğru ilerlediğini ileri sürerek, seçimlerin yapılmasının tek başına demokratik bir sistem için yeterli olmadığını dile getirdi.

Bu niteleme Spirić’in siyasi değerlendirmesi olmakla birlikte Avrupa Komisyonunun son raporlarında da Sırbistan’da kamu yayıncılığının bağımsızlığı, medya çoğulculuğu, gazetecilerin güvenliği ve kurumların denge-denetleme kapasitesine ilişkin sorunların sürdüğü belirtiliyor.

Spirić, “Kurumsal şiddet nedeniyle yüzbinlerce insan sokaklara döküldüğünde ve hükümetin tepkisi siyasi figürlerin yüzeysel bir rotasyonu olduğunda, bu durum sistemin açılmadığı, aksine merkezileştiğinin açık bir işaretidir. Yargının kontrolünden medyaya ve kamu kaynaklarının yönetimine kadar tüm ekonomik ve siyasi iktidar araçları, bugün tek bir kişi tarafından her zamankinden daha sıkı bir şekilde elinde tutulmaktadır. Aleksandar Vučić rejimi, Sırbistan’ı “seçim otokrasisi”nin ders kitabı niteliğinde bir örneğine dönüştürmüştür; bu sistem, iç diktatörlüğe uluslararası kamuoyu nezdinde meşruiyet kazandırmak amacıyla yalnızca seçimlerin biçimini muhafaza etmektedir. Bugün demokrasi içindeki nüanslar için değil, Sırbistan’ın Avrupa’nın kalbinde tek partili bir devlete tamamen dönüşmesini engellemek için mücadele ediyoruz” dedi.

NOVI SAD FACİASI: “ADALETİN ÖNÜ AÇILMADI”

Spirić, 1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunun beton sundurmasının çökmesi sonucu 16 kişinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin yargı sürecini de eleştirdi.

Muhalefet milletvekili, aradan geçen süreye rağmen davanın esas yargılamasına başlanamamasının kurumlara duyulan güveni zedelediğini belirtti.

Spirić, sorumluluğun alt düzey teknik personelle sınırlandırılmaya çalışıldığını öne sürerek, projeye ve yüklenicilere ilişkin belgelerin bütünüyle açıklanması ve siyasi sorumluluk zincirinin de araştırılması gerektiğini savundu:

“Novi Sad’daki trajedi, Sırbistan’daki yolsuzluk ve kurumların çöküşünün vatandaşların yaşamları üzerinde doğrudan ve ölümcül sonuçlar doğurduğunun en yürek parçalayıcı kanıtıdır. Yeni yenilenmiş istasyonun enkazı altında 16 masum insanın hayatını kaybetmesinin ardından yaşanan her şey, utanç verici bir adli komedi niteliğindedir. Felaketin üzerinden 20 aydan fazla zaman geçmesine rağmen duruşma henüz başlamamıştır; bu da sistemin adaleti engellemek ve siyasi liderliği korumak için her şeyi yaptığını açıkça göstermektedir. Gerçek bir emir komuta zinciri ve siyasi sorumluluk belirlenmek yerine, suçu münhasıran teknik personele ve alt düzey yetkililere yüklemeye yönelik bariz girişimlere tanık oluyoruz. Tüm bu süreç, müteahhitlerle yapılan kilit sözleşmelerin gizlenmesi ve sürekli gecikmelerle eşlik ediyor. Karma rejimlerde kurumlar, mağdurlara adalet sağlamak için değil, iktidarın tepesindekileri temize çıkarmak için hizmet eder.”

Temmuz 2026 itibarıyla Belgrad Temyiz Mahkemesinin faciaya ilişkin iddianamenin onaylanmasını üçüncü kez geri çevirdiği ve 16 kişinin ölümüne ilişkin esas yargılamanın hâlâ başlayamadığı bildirilmişti.

“AB ÜYELİĞİ HÜKÜMETİN ÖNCELİKLİ HEDEFİ OLMAKTAN ÇIKTI”

Sırbistan’ın Avrupa Birliği’ne üyelik sürecine de değinen Spirić, sürecin uzun zamandır somut ilerleme kaydetmediğini söyledi.

Hükümetin Brüksel’e Avrupa yanlısı mesajlar verirken ülke içinde reformların sınırlı kaldığını savunan Spirić, özellikle hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumlara yönelik kapsamlı reformların mevcut yönetim modelini doğrudan etkileyeceğini ifade etti:

“Sırbistan’ın Avrupa entegrasyon süreci, uzun süredir somut bir dinamik eksikliğinden muzdarip olup bu durum vatandaşlar arasında şüpheciliği körüklemektedir. AB üyeliği, hükümetin birincil operasyonel hedefi olmaktan çıkmış ve hem iç hem de dış politika için bir dengeleme aracı ve kullanışlı bir anlatı haline gelmiştir. Ekonomik desteği ve yatırımları korumak amacıyla Brüksel’e ilkeli taahhüt mesajları gönderilirken, yavaş ilerleme hızı ise iç seçmenlere haksız koşullar ve AB’nin kendisinin yorgunluğu gerekçesiyle meşrulaştırılmaktadır. Sonuç olarak, özellikle hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumlar alanında yapılacak derin ve yapısal reformlar, yönetişim biçimini değiştirecek ve mevcut iktidar mekanizmalarını tehdit edecektir. Bu nedenle, Avrupa yanlısı yolun gerçek içeriğinden çok, görünüşünün daha önemli olduğu bir statüko politikası tercih edilmiştir.”

Spirić’e göre bu nedenle Belgrad yönetimi, tam kapsamlı reformlar yerine mevcut durumun korunmasını tercih ediyor.

Avrupa Komisyonu da son değerlendirmelerinde Sırbistan’da medya çoğulculuğu, düzenleyici kurumların bağımsızlığı, gazetecilerin güvenliği ve yargı alanlarında ilerleme gerektiren başlıkların bulunduğunu kaydetti.

DEVLET KAYNAKLARININ SEÇİMLERDE KULLANILMASI TARTIŞMASI

Spirić, mevcut koşullarda yapılacak seçimlere duyduğu güvensizliği de dile getirdi.

Devlet olanaklarının iktidar partisinin seçim faaliyetleri için kullanıldığını savunan Spirić; seçmenlere yönelik baskı iddiaları, siyasi finansmanın şeffaflığı ve medya çoğulculuğundaki eksikliklerin seçimlerin adilliğini etkilediğini söyledi.

CRTA’nın Eylül 2026’da yayımladığı seçim gözlem raporunda, yılın dört aylık döneminde üst düzey kamu görevlilerinin 1200’den fazla saha faaliyeti kayda geçirildi. Kuruluş, bunların yaklaşık beşte birinde kamu kaynaklarının kötüye kullanımına ilişkin unsurlar tespit ettiğini açıkladı. CRTA ayrıca devlet ile iktidar partisi arasındaki sınırın giderek silikleştiği değerlendirmesinde bulundu.

Spirić ise seçimlerin yalnızca sandık gününden ibaret olmadığına dikkat çekerek, devlet kurumlarının siyasi rekabette tarafsız kalması gerektiğini söyledi.

“Devlet seçim listesinden çekilmeli ki yurttaşlar özgürce tercih yapabilsin” diyen Spirić, Sırbistan’da demokratik kurumların yeniden güçlendirilmesinin öncelikli mesele olduğunu ifade etti:

“Seçmenler üzerinde baskı, şeffaf olmayan finansman ve medya çoğulculuğunun tamamen yokluğu bizim gerçekliğimizdir. Bu sürecin doruk noktası, devlet başkanının tek bir partinin seçim listesinde yer almasıdır; bu durum, cumhurbaşkanlığı kurumunun doğrudan seçim yarışının hizmetine sunulması anlamına gelmektedir. Demokrasi sadece oy kullanma gününü değil, ona öncülük eden her şeyi de kapsar. Devlet kaynakları bir parti silahı olarak kullanıldığı sürece, bu seçimler meşruiyetinden yoksundur.”


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.