Etiyopya’daki Bahir Dar Üniversitesi’nden yapılan bir araştırma, dünya genelinde ciddi bir sağlık sorunu olan sahte ve standart altı ilaçların yaygınlığını gözler önüne serdi. İncelenen 7 bin 508 ilaç örneğinden, bin 639’unun en az bir kalite testini geçemediği ve bu ilaçların standartların altında veya sahte olduğu doğrulandı. Amsterdam merkezli kar amacı gütmeyen Access to Medicine Foundation’ın araştırma müdürü Claudia Martinez, bu durumu önemli bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirdi. Martinez, “Hastalar, standartların altında ya da tamamen sahte ilaçlar alıyorsa, bu durum tedavilerinin başarısız olmasına ve hatta önlenebilir ölümlere yol açabilir.” şeklinde uyarıda bulundu.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi tarafından geçen yıl yayımlanan tahminlere göre, sahte ve standart altı ilaçların insani maliyeti, Sahra altı Afrika’da yılda 500 bin ölüme kadar çıkabilmektedir. “Standart altı ilaçlar”, ruhsatlı fakat kalite standartlarını karşılamayan ürünleri tanımlarken, “sahte ilaçlar” ise kimliklerini, bileşimlerini veya kaynaklarını kasıtlı olarak yanlış beyan eden ilaçlardır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sözcüsü, Afrika’da en çok tahrif edilen ilaçların antibiyotikler ve antimalaryal (sıtma önleyici) ürünler olduğunu bildirdi. Sözcü, “Son zamanlarda meydana gelen kontamine oral sıvı ilaç vakaları, standart altı ve sahte ürünleri önlemek, tespit etmek ve bunlara müdahale etmek için uyumlu bir çok paydaşlı yaklaşıma ihtiyacımız olduğunu göstermiştir. Bu ürünlerin kapsamı, ölçeği ve yol açtığı potansiyel zararlar konusunda kamuoyunun farkındalığını arttırmak bu konuda kilit bir faaliyettir.” dedi.
Standart altı veya sahte antibiyotikler, yanlış dozajlar veya yanlış etken maddeler içerebilmekte, bu da etkisiz tedavilere yol açmaktadır. WHO, bu tür ürünlerin antimikrobiyal direncin artmasına neden olabileceğini belirtmektedir.
Yapılan çalışmalara göre, Malavi’nin en yüksek oranda standart altı ve sahte ilaçlara sahip olduğu tespit edilmiştir. Hastaları temel ilaçlara erişimden yoksun bırakan bu sorunun çeşitli faktörlerden kaynaklandığını ifade eden Martinez, “Birçok düşük ve orta gelirli ülkedeki ilaç tedarik zincirleri genellikle karmaşık, verimsiz ve parçalıdır; bölge, temel ilaçlar için büyük ölçüde sınırlı sayıda tedarikçiye güvenmektedir ve birçok ülke, ürünleri zamanında tedarik etme ve piyasadaki ürünlerin kalitesini etkin bir şekilde denetleme konusunda önemli zorluklarla karşılaşmaktadır.” dedi.
Martinez, kıtada ürünlerin dağıtımında birçok aracının rol oynamasının, standart altı veya sahte ilaçların tedarik zincirine sızmasını kolaylaştırdığını belirtti. Hükümetlerin, ulusal makamların, düzenleyicilerin ve ilaç üreticilerinin bu sorunu ele almak için derhal harekete geçmeleri gerektiği vurgusunu yapan Martinez, “Altyapıyı geliştirerek, lojistiği iyileştirerek ve daha iyi gözetim-izleme sistemleri uygulayarak kıta genelinde tedarik zincirlerini güçlendirmemiz gerekiyor. Ancak ilaç şirketlerinin de standart altı veya sahte tıbbi ürün vakalarını ulusal sağlık makamlarına ve WHO hızlı uyarı sistemine derhal bildirerek ve kapasite geliştirmeye katkıda bulunarak yapabilecekleri çok şey var.” şeklinde konuştu.
WHO tarafından daha önce yapılan bir çalışmada, gelişmekte olan ülkelerdeki her 10 tıbbi üründen birinin standartların altında veya sahte olduğu, standartların altında ve sahte ilaçlarla ilgili raporların %42’sinin Afrika’dan, %21’inin Amerika’dan ve %21’inin Avrupa’dan geldiği tespit edilmiştir.
Oxford Üniversitesi Tropikal Tıp ve Küresel Sağlık Merkezi’nde matematiksel modelleme yapan Sean Cavany, yeni araştırmadan elde edilen bulguların genelleştirilmemesi konusunda uyarıda bulundu. Cavany, “Bu tür incelemelerde yanlılık potansiyeli vardır; örneğin standart altı ve sahte ilaç bulamayan anketler yayınlanmayabilir ve bazı anketler rastgele değildir, bu nedenle bunun için özel olarak örneklem seçmiş olabilirler. Ayrıca, standart altı ilaçlar ve sahte ilaçlar zaman içinde ülkeler arasında ve ilaçlar arasında büyük farklılıklar gösterecektir, dolayısıyla tüm bu farklı faktörler arasında bir ortalama oluşturmak yanıltıcı olma potansiyeline sahiptir.” dedi.
Cavany, önceki çalışmaların standart altı ve sahte ilaçların Afrika’da en yüksek olduğunu gösterdiğini, ancak Afrika ve Asya dışındaki çalışmaların azlığının bulguların genelleştirilmesini zorlaştırdığını sözlerine ekledi.
SEKTÖREL
3 gün önceSEKTÖREL
3 gün önceSEKTÖREL
3 gün önceSEKTÖREL
10 gün önceMAGAZİN
13 gün önce
1
Bahçeli evlerdeki inşaat işçi çöken merdivenin altında kaldı
5008 kez okundu
2
Adana’da oğlu gözaltına alınan gazi, olay yerinde ne olduğunu anlamaya çalışırken saldırıya uğradı.
4997 kez okundu
3
Murat Susam ile Güzelliğin Adresi: Blonde Bayan Kuaförü
4854 kez okundu
4
Erdoğan hidroelektrik santrallerinin açılışında duyurdu: Tarım Kredi’de kırmızı ete indirim
3952 kez okundu
5
İzmir’de maymun paniği
3944 kez okundu