Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “İktidar derhal Kürecik ve İncirlik üslerini kapatmalı ve ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu saldırılarına ortak olmamalıdır. Türkiye, sembolik bildirilerle yetinen yaklaşımın ötesine geçerek eylem kapasitesi olan yeni bir bloklaşmayı hızlandırmalıdır. Bölgedeki hiçbir ülke, hiçbir lider bu yaşananların bölgesel bir savaşa dönmesine izin vermemelidir. Bunun olmaması için Türkiye başta olmak üzere tüm ülkeler gerekli tedbirler için bir araya gelmelidir” dedi.
Arıkan, partisinin Ankara İl Teşkilatı tarafından “Adalet Sofraları” temasıyla düzenlenen iftar programında konuştu. Arıkan, şunları söyledi:
“ABD’nin İran’a yönelik alçak saldırıları esnasında okul saldırısında hayatını kaybeden 100’den fazla evladımıza, İran Dini Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’e, Allah’tan rahmet; dost ve kardeş İran devletine ve halkına başsağlığı diliyorum. Bu emperyalist, siyonist saldırıları kınıyor, lanetliyorum. Bir kez daha, siyonizmin nasıl kana susadığını görüyoruz. Bir kez daha dünyanın her yerinde ‘barış getireceğiz’ diyenlerin Ramazan, bayram demeden çoluk çocuk demeden katletmekten geri durmadığını gördük. Dün sabah gözlerimizi ABD’nin İran’a saldırılarıyla açtık. Böylece; 2001’de Irak’la başlatılan, Suriye’de derinleştirilen, Gazze soykırımıyla pervasızca zirveye taşınan o karanlık plan, artık yeni ve daha tehlikeli bir safhaya sokulmuştur. Gün içerisinde birçok gelişmeye şahit olduk. Bölgemiz semalarının füzelerle dolduğunu, Müslümanların yaşadığı şehirlerin bombalandığını, çocukların, masumların katledildiğine şahit olduk.
“ASIL HEDEF BÜYÜK İSRAİL’İ KURMAK”
Mesele olanı izlemek değil, mesele doğru okumaktır. Bakınız geçtiğimiz ay Venezuela’ya bir müdahale yapılmıştı. Biz uyarmıştık, bu gelişmelere dikkat edin demiştik. Bugün, daha iyi anlaşılıyor ki Venezuela müdahalesi, İran’a saldırıların ekonomik garantisi olarak yapılmıştır. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmı Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Bu boğazın kontrolünün İran’da olması, savaş durumunda petrol arzını ve maliyetlerini tehlikeye sokuyor. Bu riski azaltmak ve savaşın ekonomik yükünü hafifletmek için ilk önce Venezuela’nın petrol kaynakları adeta ele geçirildi. Venezuela’dan sonra gelişmeler devam ediyor. Ne tesadüftür ki İran’a yönelik saldırıdan sadece bir gün önce Pakistan-Afganistan gerginliği tekrar kaşınarak bir savaşa dönüştürüldü. Bu iki devlet; münferit olarak olası bir savaşta net bir şekilde İran’ın yanında duracaklarını ifade etmişlerdi. Ancak, o bölgede de savaş kıvılcımı çakıldı iki Müslüman ülkenin savaşı başladı. Tüm dünya gördü müzakereler esnasında İran’ın daha yapıcı taraf olduğunu, birçok şarta daha müsbet yaklaştığını herkes gördü.
Amerika’nın, İran’a dayattığı her bir konu kabul edilmiş olsa dahi İran’a yönelik saldırılar mutlaka başlamak zorundaydı. Çünkü asıl hedef büyük İsrail’i kurmak. Bunun için önemli bir adımı daha atmak zorundalar. Hedef asla rejim değildir, hedef asla İran’da yaşayan insanların refahı ve huzuru değildir. Soruyoruz şimdi: Amerika bu coğrafyada hangi sorunu çözebilmiş? Hangi ülkeye barış getirebilmiş? Hangi ülkeyi vaat ettiği ‘demokrasiyle’ buluşturabilmiş? Yakın tarih göstermiştir ki Amerika’nın, bombalarıyla demokrasi gelmiyor, Kuruluyla barış gelmiyor, ticaretiyle refah gelmiyor.
“ÜSLERİNİ ABD VE İSRAİL’E AÇANLAR RAMAZAN’IN RUHUNA İHANET ETMEKTEDİR”
Bugün sorulması gereken başka şeyler vardır: Nasıl oluyor da tüm füzeler Müslümanların yaşadığı şehirlere düşüyor? Nasıl oluyor da isyanların, ağıtların tamamı Arapça ve Farsça oluyor? Nasıl oluyor da, Ramazan ayında Müslümanları vuran füzeler; Müslümanların şehirlerinden havalanıyor? İşte esas sorulması gerekenler bunlardır. Çok açık ve net söylüyorum: Bu mübarek günlerde; üslerini ABD ve İsrail’e açanlar Ramazan’ın ruhuna ihanet etmektedir. Siyonizm ve emperyalizmle iş birliği yapanlar, başını kuma gömüp susanlar, kardeşlik hukukuna ihanet etmektedir. İsrail ve ABD ile iş birliği yaparak bir sonraki hedef olmaktan kurtulacağını zannedenler büyük bir gaflet içindedir. Bu bölgedeki devletlerin, büyük bölümünün kuruluşunda iş birliği değil; kan, gözyaşı ve mücadele vardır! Libya’da Ömer Muhtar, Pakistan’da Muhammed Ali Cinnah, Sudan’da Muhammed Ahmed el-Mehdi, Fas’ta Abdülkerim Hattabi direnmeseydi; Bugün bu devletler olur muydu? Bu liderlerin ortak özelliği nedir, biliyor musunuz? Zalimle iş birliği değil, mücadele ettiler! onurlu bir direniş gösterdiler. Ancak tarihte nerede bir işbirlikçi lider varsa, sonu hep hüsran olmuştur.
İki yıldır vurguladığımız tespit nettir: Arz-ı Mevud haritasının kapsadığı ülkeler olarak ortak bir cephe oluşturulmazsa, her biri sırayla İsrail’le baş başa kalacaktır. Parçalı tepkiler, İsrail’in bu kademeli yayılımını durdurmuyor, aksine kolaylaştırıyor. Burada Türkiye’ye de görevler düşüyor. İncirlik ve Kürecik üzerindeki uyarımızı sürekli yineliyoruz. Derdimiz, bu meseleyi, bir iç politika malzemesi olarak kullanmak değildir. Bölgede yaşayan tüm Müslümanların selameti için bunu söylüyoruz. NATO’nun Türkiye’deki üslerinden Amerika ve İsrail’e istihbarat destek sağlandığına dair iddiaları duyuyoruz. Dolayısıyla biz ‘Amerikan uçaklarına müsaade etmiyoruz’ desek de Amerikan ve İsrail uçaklarının dolaylı da olsa güvenliğini sağladığımız gerçeği açıkça önümüzde durmaktadır. Şu gerçekle yüzleşmeliyiz, bugün Amerikan üslerine ev sahipliği yapanlar, yarın bu üslerin hedefi olacaklar! Büyük Ortadoğu Projesi orada durmaktadır! Büyük İsrail hedefi orada durmaktadır! Ve son bir yıl içinde 10’a yakın ülkeye saldıran İsrail’in, bunlar için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Türkiye de bu planın, bu haritanın içerisindedir. O yüzden çok dikkatli olmak zorundayız.
“TÜM ÜLKELER GEREKLİ TEDBİRLER İÇİN BİR ARAYA GELMELİDİR”
İktidar derhal Kürecik ve İncirlik üslerini kapatmalı ve ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu saldırılarına ortak olmamalıdır. Türkiye, sembolik bildirilerle yetinen yaklaşımın ötesine geçerek eylem kapasitesi olan yeni bir bloklaşmayı hızlandırmalıdır. Bölgedeki hiçbir ülke, hiçbir lider; bu yaşananların bölgesel bir savaşa dönmesine izin vermemelidir. Bunun olmaması için Türkiye başta olmak üzere tüm ülkeler gerekli tedbirler için bir araya gelmelidir. Tüm siyasilere, bölge liderlerine, insanlığa çağrımız şudur: Geliniz hep birlikte hak ve adalet ekseninde yeni bir dünya kuralım.”
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik
SEKTÖREL
3 gün önceSEKTÖREL
11 Ekim 2026SEKTÖREL
11 Ekim 2026SEKTÖREL
11 Ekim 2026SEKTÖREL
11 Ekim 2026
1
Son dakika… AFAD duyurdu: Balıkesir’de korkutan deprem!
7335 kez okundu
2
Apple’dan çalışanlarına zam kararı
7128 kez okundu
3
İsrail, Yemen’in başkenti Sana’yı vurdu
6869 kez okundu
4
Maaş isyanı sendika kriziyle büyüdü… Sendika değiştiren işçiler kapı önünde!
6814 kez okundu
5
Çanakkale’de denizde mayın bulundu!
6730 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.