Meclis’in yeni yasama yılı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşması ile başladı. Meclis’e Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan dahil siyasi liderler katıldı.
YENİ PARTİ AYAĞA KALKMADI
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Kurtulmuş’un açılış konuşmasının ardından konuşmak için kürsüye geldi. Erdoğan gelince, MHP, İYİ Parti, DEM Parti ve Yeni Yol Grubu ayağa kalktı. YENİ Parti kalkmadı.
YENİ Partililerin salondan çıkmasının ardından Erdoğan konuşmasına başladı.
“HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM”
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları ifade etti:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın bu ilk gününde sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, Meclisimiz, demokrasimiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Sizlerin şahsında mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duyduğum aziz milletimin her bir ferdine; en doğusundan en batısına, cennet vatanımızın yedi bölgesinde, 81 ilinde, 922 ilçesinde yaşayan tüm vatandaşlarıma buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Dünyanın farklı ülkelerinde milletimizi en güzel şekilde temsil eden, başarılarıyla iftihar ettiğimiz yurt dışındaki vatandaşlarımıza da en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum.
Uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Ali Şükrü Bey’e, milletin emanetine kastedenlerin, milletin iradesini gasbedenlerin darağacına gönderdiği Adnan Menderes’e, Hasan Polatkan’a ve Fatin Rüştü Zorlu’ya bugün bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Yine burada, bin yıldır bu coğrafyada milletimizin bekası uğruna gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden tüm şehitlerimize, gazilerimizden darıbekaya irtihal etmiş olanlara da Yüce Mevla’dan rahmet diliyorum.
Sözlerimin hemen başında şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek istiyorum: Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.
“80 KİLOMETRE ÖTEDEN TOP SESLERİ GELİRKEN BİLE…”
Bu Meclis; milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı Millî Mücadele’yi başarıyla sevk ve idare etmiştir. 80 kilometre öteden top sesleri gelirken bile Yüce Meclis çalışmasını sürdürmüş, milletimizin tevdi ettiği meşaleyi şanla, şerefle taşımaya devam etmiştir.
Meclisimizin bu mücadelesi; müstevlilerin, işgalcilerin ve emperyalistlerin kıskacından çıkış yolu arayan mazlum milletlere de örnek olmuştur.
Bakınız; Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 1920-1923 arası tutanakları, Türkiye’nin ikinci defa nasıl vatan yapıldığının en canlı şahitleridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1921 senesinde Büyük Millet Meclisi’nin ikinci yasama yılı açılışında kurduğu şu cümleler; milletimizin hücrelerinde olan hürriyet aşkının ve Meclisimizin tarihi misyonunun bariz bir ifadesidir.
“MİLLETİMİZLE BİRLİKTE O AĞIR SINAVI ALNININ AKIYLA VERMİŞTİR”
Sık sık alkışlarla kesilen bu konuşmadan 95 sene sonra Yüce Meclisimiz, millete öncülük görevini bir kez daha yerine getirmiştir. 15 Temmuz gecesi bombaların altında milletin emanetini savunan Gazi Meclisimiz; meydanlarda, caddelerde, havalimanlarında darbeye direnen milletimizle birlikte o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir.
Bu vesileyle o gece milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerimize teşekkür ediyor, Rabbim bu Meclis’i bir daha aynı mücadeleyi vermek mecburiyetinde bırakmasın diyorum.
Geçmişi bu denli görkemli, vazifesi bu kadar ulvi olan Gazi Meclis’in Genel Kurul Salonu’nda sizlere hitap etmekten duyduğum memnuniyeti hassaten ifade ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir.
1 Ekim 2023’te başlayıp 10 Ağustos 2024’e kadar devam eden ikinci yasama yılında da Meclisimiz önemli kararların alındığı, yoğun ve meşakkatli bir mesai dönemi geçirdi.
“KRİTİK MESELELER MÜZAKERE EDİLDİ”
Hem Genel Kurulda hem de komisyonlarda ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayati kanunlar, kritik meseleler müzakere edildi.
Yasama faaliyetleri demokratik bir olgunlukla icra edilirken parlamenter diplomasi ise gerek ev sahibi olduğumuz uluslararası toplantılarda gerekse yurt dışı ziyaretlerde profesyonel ve saygın bir yaklaşımla yürütüldü.
Bu anlamda siyasi parti ayırt etmeksizin Gazi Meclisimizdeki tüm milletvekillerine çabaları, gayretleri, fedakârlıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’u ve Başkanlık Divanımızın muhterem üyelerini aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum.
Meclisimizin farklı birimlerinde görev yapan idareci ve çalışanlarımıza 10 ay 10 gün boyunca ortaya koydukları hummalı ve özverili çalışmalar için şükranlarımı iletiyorum.
“BEREKETLİ BİR YIL OLMASINI YÜREKTEN TEMENNİ EDİYORUM”
Bugün itibarıyla başlayan yeni yasama yılının da fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce fakat karşılıklı saygı ve nezaket kuralları dâhilinde dile getirileceği; tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla, sağduyu ve suhuletle cereyan edeceği verimli, bereketli bir yıl olmasını yürekten temenni ediyorum.
Biz, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak her zaman olduğu gibi yapıcı hareket etmeye, farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceğiz.
Millî iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Yeni yasama yılında bunun yüksek hassasiyeti içinde olacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Burada bir hususu öncelikle dikkatlerinize getirmek isterim. Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkıveçhile hizmet etmektir. Şahsım dâhil hepimiz; milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz.
“HER ALANDA ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”
Bir ay sonra 24. yıl dönümüne kavuşacağımız iktidarlarımız boyunca kesintisiz biçimde istikrarlı, kararlı ve samimi bir şekilde biz hep bunu yapmanın mücadelesi içinde olduk. Ekonomiden demokrasiye, iç siyasetten dış politikaya, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaştırmadan şehirleşmeye, enerjiden tarıma kadar ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık.
Bakınız; insanımızın kalbinde onulmaz yaralar açan 6 Şubat depremlerinin üzerinden bir buçuk yıldan fazla süre geçti. Hayatını kaybeden kardeşlerimizin acısı hâlâ içimizi yakıyor olsa da bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşıyoruz. Milletimize verdiğimiz sözü bir kez daha tuttuk, asrın inşasını tamamladık. Toplam 101 bin 254 konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Deprem bölgemizin ihyası için cari fiyatlarla 2,6 trilyon lira harcadık.
Ekonomide, bölgemizde arda ardına patlak veren savaş ve krizlere rağmen Türkiye’yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardık. Füzelerin havada uçuştuğu sıkıntılı bir dönemde tek bir vatandaşımızın dahi kılına zarar getirtmedik.
2024’ün ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 3,8 büyüdü. Yıllıklandırılmış millî gelirimiz 1,2 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 262 milyar dolarla rekor kırdı.
Geçen sene yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından tarımımız hızlı bir toparlanma kaydetti. Turizmde çevremizdeki çatışmalara rağmen güçlü seyrimizi koruduk. Yılın ilk 6 ayında turizm geliri 23,7 milyar dolara ulaştı.
Savunma sanayisinde ise iki işi birden başardık. Hem yeni ürünlerle millî savunma sanayimizi güçlendirdik hem de bu alanda dünyaya satış yapan bir ülke olduk. Yılın ilk 8 ayında savunma ve havacılık ihracatımız yüzde 9,8 artışla 3,7 milyar dolara çıktı.
Dış dengede sürdürülebilir bir noktadayız. Cari açığın millî gelire oranının bu yıl yüzde 2’nin altında kalmasını bekliyoruz. Enerji faturasının ağırlaştığı bir yılda bu oran, ekonomimizin ne kadar dayanıklı hâle geldiğinin göstergesidir.
Kamu maliyesinde disiplinden sapmadık. Bu yıl bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 4,9 ile sınırlamayı ve faiz dışı fazla vermeyi hedefliyoruz.
“KİMSENİN HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEDEN MESELEYİ ÇÖZÜYORUZ”
Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adalet kurallarını gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz.
Bu konunun iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz.
Bu ülke ve bu millet hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Bugün tarihe kayıt düşmek, tarihe not düşmek adına Türkiye için vazgeçilmez olduğunu düşündüğüm bazı başlıklara kapsamlı bir şekilde değinmek arzusundayım. Günlük siyasetin gelip geçici gündemlerinden azade olarak bu iki konunun ülkemiz ve milletimiz için son derece önemli olduğuna inanıyorum.
“TOPLUMDA İÇ KANAMAYA SEBEP OLAN YAPAY KUTUPLAŞMA YER ALIYOR”
Bakınız; günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin en başında toplumda iç kanamaya sebep olan yapay kutuplaşma yer alıyor. Öncelikle şunu açık ve net ifade etmek isterim: Bir milletin tüm fertlerinin her konuda aynı düşünmesi; değerler, inançlar, hassasiyetler, beklentiler konusunda tamamen birbirine benzemesi elbette mümkün değildir. Bu doğru da sağlıklı da değildir.
Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz esasen çeşitliliğimiz, farklılıklarımız ve renkliliğimizdir. Asırlar içinde bu farklılıklar bir uzlaşma zemininde buluşmuş, ortak sınırlar içinde ortak değerler oluşmuştur. Tarih içinde farklılıklar birbirine köklü bir saygı geliştirmiştir. Devletimiz, bayrağımız, mukaddes değerlerimiz ve üzerinde bir arada yaşadığımız vatanımız tarih içinde bizi tek bir millete dönüştürmüştür.
“MİLLETİMİZ TEK YÜREK OLUP HER SEFERİNDE GEREKEN CEVABI VERMİŞTİR”
Farklılıklarımızı bir ayrışma vasıtası olarak kullanmak isteyenlere de karşı durduğumuzu milletimiz tek yürek olup her seferinde gereken cevabı vermiştir.
Hiç kuşkusuz siyaset kurumu farklı beklentilere cevap üretmek için vardır. Ancak siyasetin farklılıklarımızı, renklerimizi, çeşitliliğimizi bir ayrıştırma yani kutuplaştırma vasıtası olarak kullanması en başta siyasetin fıtratına aykırıdır.
Siyasi partiler arasında tabii ki rekabet olacaktır, yarış olacaktır, belli sınırlar dâhilinde çekişme de olacaktır. Fakat bunun kutuplaştırma yoluyla, kamplaşmayı körükleyerek çatışmaya götürülmesi siyasetin varlık sebebiyle uyuşmayacaktır.”
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik
SEKTÖREL
30 gün önceSEKTÖREL
06 Ekim 2026SEKTÖREL
06 Ekim 2026SEKTÖREL
06 Ekim 2026SEKTÖREL
06 Ekim 2026
1
Son dakika… AFAD duyurdu: Balıkesir’de korkutan deprem!
7200 kez okundu
2
Apple’dan çalışanlarına zam kararı
6996 kez okundu
3
İsrail, Yemen’in başkenti Sana’yı vurdu
6743 kez okundu
4
Maaş isyanı sendika kriziyle büyüdü… Sendika değiştiren işçiler kapı önünde!
6681 kez okundu
5
Çanakkale’de denizde mayın bulundu!
6596 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.