Küresel sistem altüst oluyor, dünya ekonomisinde dengeler değişiyor. Ekonomik krizi aşamayan Türkiye için ise tehlike büyüyor. Washington’ın müttefikrakip ayrımı gözetmeden ticareti bir dış politika aracına dönüştürme hamleleri, kurumlar ve kurallarla işleyen çok taraflı düzenin aşınması olarak yorumlanırken ekonomist, stratejist ve siyaset bilimciler bu dönüşümün Türkiye ekonomisini ihracat, döviz ihtiyacı ve yatırım girişleri açısından daha kırılgan hale getirdiğini söylüyor.
Geçen hafta düzenlenen Davos Zirvesi’nde, dünyada ekonomik sistemin yeni dönemi liderlerin mesajlarıyla ortaya çıktı. Kanada Başbakanı Mark Carney, “Bir geçiş döneminde değiliz, bir kopuşun tam ortasındayız. Büyük güçler ekonomik entegrasyonu birer silah olarak kullanmaya başladılar. Orta ölçekli güçler birlikte hareket etmek zorunda. Çünkü masada değilseniz menüdesiniz” ifadelerini kullandı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise dünyanın “istikrarsızlık ve dengesizlik” dönemine girdiğini belirterek Avrupa’nın kendi ekonomik ve stratejik kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump ABD ekonomisini küresel sistemin belirleyici motoru olarak tanımladı ve Washington’ın ekonomik performansının küresel ticaret dengelerini doğrudan etkilediğini vurguladı. ABD’nin ticaret kanalları üzerinden gerilimi sürdürme ihtimali Türkiye gibi bölgesel ekonomilerin doğrudan etkilenmesi anlamına geliyor.
DENGE POLİTİKASI ŞART
Tüm bu gelişmelerin ekonomik krizi henüz aşamayan Türkiye için ne anlama geldiğini stratejist ve ekonomistlere sorduk. Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, küresel ekonomide yapısal kırılma sürecinin bölgesel ekonomiler için maliyetleri yükselttiğini vurguluyor. Ülgen, “Türkiye, Avrupa ile Amerika arasında bir tercihe zorlanabilir. Bir yandan güvenliğini büyük ölçüde Amerika’nın başat aktörü olduğu NATO’dan elde ederken diğer yandan ana ticaret partneri Avrupa. Bu nedenle güvenlik ve ekonomik refahın temel aktörleri arasındaki gerilim, Türkiye bakımından olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Bu dönemde akıllı bir denge politikasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” diyor. Prof. Evren Balta ise savunma harcamaları ve teknoloji kısıtlarının güvenlik boyutunu şekillendirirken ticarette ise tarife savaşları, sübvansiyon yarışları ve “güvenilir tedarikçi” filtrelerinin belirleyici hale geldiğine dikkat çekiyor. Balta, şunları vurguluyor:
“Avrupa pazarına erişimi korumak için standart ve izlenebilirlik altyapısını güçlendirmek gerekiyor. ABD ile ilişkilerde ise yaptırım riskini yönetebilecek şeffaf bir hat kurmak, bu dönemin enkazının altında kalmamak için dirençli ve güçlü bir ulusal kapasite kurmak şart.” Prof. Erhan Aslanoğlu, Avrupa’dan gelen tepkiler sonrası yeni vergilerden geri adım atılmasının piyasaların bu süreçte ne kadar etkili hale geldiğini ortaya koyduğunu belirtiyor. Ona göre de orta ölçekli ülkeler ve Avrupa başta olmak üzere birçok aktör yeni bir pozisyon arayışına girerken ekonomik araçlar bu güç mücadelesinin ana sahnesi haline gelecek.
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik
SEKTÖREL
2 gün önceSEKTÖREL
9 gün önceSEKTÖREL
9 gün önceSEKTÖREL
9 gün önceSEKTÖREL
9 gün önce
1
Ukrayna’dan yola çıkan ilk tahıl gemisi, fiyatlarda düşüşü hızlandırdı
1541 kez okundu
2
Xiaomi’den LCD ekrana veda: Fiyatlar zamlanabilir
1297 kez okundu
3
Dolar ve Euro haftaya nasıl başladı?
1121 kez okundu
4
Döviz ve altını en çok seven iller belli oldu
968 kez okundu
5
ABD’nin enflasyon verisi sonrası piyasalar hareketlendi
941 kez okundu