Haldun Dormen’i yitirdik. Yoğun bakımdan sağlıklı olarak çıkmasını bekliyorduk umutla. Olmadı. 97 yaşındaydı. Belli etmese de yaşam yorgunuydu. Çünkü 90’ından sonra bile sahneleri terk etmemişti. Geçen mayıs ayında İzmir’de Sahne Tozu Tiyatrosu’nda düzenlenen, isim babası olduğu, üçüncü Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri töreninde de varlığıyla tiyatro insanlarını sımsıcak kucaklıyordu. Merdiven inip çıkarken karşılaştığım hareket zorluğu nedeniyle beni çok onurlandıran Bedia Muvahhit Cesaret Ödülü’nü almaya gidememiştim. Oysa Haldun Dormen engellere aldırış etmeyen bir tiyatro cengâveri olarak göreve koşmuştu.
Haldun Dormen tanıdığım en “doğal” sanatçılardandı. “Olduğu gibi” bir insandı. “Beyefendi” kimliğini yıllar boyunca aksatmadan taşıdı. Neredeyse hiç ara vermeden sürdürdüğü profesyonel sanat yaşamını 75’inci yılına ulaştırırken bile 40’lı yaşlarındaki doğal ve zarif duruşundan ödün vermedi. Yaptığı işlere hep hevesle ve coşkuyla sarıldı.
Sanatla bütünleşen yaşam çizgisini uzun bir yolculuk sürecinde belirlemişti. Küçük bir çocukken dadısıyla gittiği Hollywood müzikallerine duyduğu hayranlıktan Tepebaşı Dram Tiyatrosu’nda izlediği “Othello”da Cahide Sonku ve Talat Artemel gibi devlerin yorumlarına, Galatasaray Lisesi ve Robert Kolej’deki deneyimlerinden sonra, Yale’de bilinçli bir seçimle “yönetmenlik” eğitimi görmesine, 1953’te İstanbul’a dönüp Muhsin Ertuğrul ile çalışmasına, Cep Tiyatrosu’nu kurmasına ve 1957’de Küçük Sahne’de Dormen Tiyatrosu serüveninin başlayışına dek uzanıp bugüne ulaşan bir süreçtir bu. Gülriz Sururi’ye parlak müzikal çıkışını sağlayan -Türk sahnelerindeki ilk Batılı müzikal- “Sokak Kızı İrma”dan (1961) başlayıp Dormen Tiyatrosu’nun 1972’deki ilk kapanışından sonra, 1980’lerde –Egemen Bostancı yapımı olaraksahneye çıkarılan Haldun Dormen-Melih Kibar imzalı, Nevra Serezli ve Erol Evgin’in başını çektiği “Hisseli Harikalar Kumpanyası” müzikalinin başarısıyla, 1984’te İBBŞT’de sahnelediği -30 yıl aralıksız oynanmış- Ekrem/Cemal Reşit Rey kardeşlerin başyapıtı “Lüküs Hayat” yapımıyla, 1984-2001 arasındaki ikinci Dormen Tiyatrosu dönemiyle süren yolculukta yazar/uyarlamacı/yönetmen olarak Haldun Dormen imzasını taşıyan onlarca müzikli oyun yer alıyor. Dormen’in ortaya koyduğu sevgi dolu emekle “nahif” bir dokuya büründürdüğü oyunlar bunlar. “İçindeki çocuğu” yitirmemiş bir sanatçının, sahnedeki görsel-işitsel parıltı içinden size yolladığı “sıcak gülümseyiş” deyin isterseniz.
Genelde ise hızlı tempolu, kıvrak sahne olaylarının -genellikle bulvar komedilerinin- biricik yönetmenidir Haldun Dormen. Rejisinin temel özelliği bir çeşit “uçuculuk”tur. Amaç, sahnede gösterilip tüketilmiş olan teknikleri/trükleri yineleyip kanırtmaktansa oyunun bir sonraki aşamasına -incelikle paslaşarak- ilmek atmaktır. Bunun için müthiş bir enerji ve sahne trafiği algısı gerekmektedir. Haldun Dormen bu işin ustasıdır. Hiç yorulmuyormuş gibi oynar. Ekibini tam da bu doğrultuda yönlendirir.
1998 yılında “devlet sanatçısı” unvanı alan sanatçı, başkalarına tepeden bakmak gibi bir tutuma yabancı olduğundan, işini içinden geldiği gibi sürdürdü. Oyun yazma, yönetme, sahneye çıkma, konservatuvar hocalığı yanında, kitap yazarı olarak da üretkendi: “Sürç-ü Lisan Ettikse”, “Antrakt” ve “İkinci Perde”de anılarını anlatıyordu. “Olmak ya da Olmak”ta ise tiyatro öğrencilerine seslenmekteydi.
Dormen, Altın Portakal kazanan “Bozuk Düzen” ve “Güzel Bir Gün İçin” filmlerini yönetti. 1975’te TRT için çektiği, tiyatrocuları konu alan “Unutulanlar” dizisinde ise pek çok değerli oyuncu yanında Afife Jale’yi de ekrana getiriyordu. 1997’de başlatılan Afife Tiyatro Ödülleri’nin “motor”u da Haldun Bey’di. Afife Jale’yi her yıl anmaktan mutluluk duydu. Yazdığı ve Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelediği “Kantocu” müzikali de onun tiyatromuza katkılarından dolayı Ermeni sanatçılara ve kadına toplumdaki saygın yerini tanıyan Cumhuriyet rejimine teşekkürüdür.
Dormen’in televizyon için yaptığı en parlak işlerin başında ise hiç kuşkusuz 1986-1993 yılları arasında Kemal Uzun’la birlikte kotardığı “Kamera Arkası” başlıklı sinema programı gelmektedir.
Haldun Dormen gönlünce yaşadı, gönlünce üretti. Yaptığı her işe, türüne göre, yüksek nitelik kazandırdı. Tiyatro sanatımızda yeri doldurulmayacak bir “efsane”dir.
Huzur içinde uyusun.
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik
SEKTÖREL
6 gün önceSEKTÖREL
6 gün önceSEKTÖREL
6 gün önceSEKTÖREL
6 gün önceSEKTÖREL
6 gün önce
1
2022 Yılında İzmirde Yapılacak Olan Festivaller ve Etkinlikler, Festival Tarihleri ve Detayları!
1359 kez okundu
3
İmtihana girecek öğrencilere 12 milyon ücretsiz kitap
913 kez okundu
4
‘The Cleaning Lady’ dizisi Türkiye’ye uyarlanıyor
810 kez okundu
5
ESKİMEYEN MODA AKIMI: 90’LAR
743 kez okundu