DOLAR 43,1584 0.26%
EURO 50,3261 0.11%
ALTIN 6.205,650,19
BITCOIN 39318500.55439%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Ali Artun ve Ahmet Yiğider’in eserleri Galata Rum Okulu’nda sergilenecek: Mimari heykelle buluşursa…

Ali Artun ve Ahmet Yiğider’in eserleri Galata Rum Okulu’nda sergilenecek: Mimari heykelle buluşursa…

ABONE OL
Ocak 8, 2026 06:44
Ali Artun ve Ahmet Yiğider’in eserleri Galata Rum Okulu’nda sergilenecek: Mimari heykelle buluşursa…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İki farklı kuşağın yapıtları bir sergide bir araya geliyor. 17 Ocak’ta açılacak “Töz” adlı sergi 8 Şubat’a kadar sanatseverlerle buluşacak. Hazırlığı yaklaşık bir yıl süren “Töz” sergisi Galata Rum Okulu’nda izleyiciyi karşılamaya hazırlanıyor.

Ahmet Yiğider-Detraktif Anatomiler Serisi

Yazar ve küratör olarak bilinen Ali Artun ve çağdaş Türk sanatında özgün disiplinler arası çalışmaları, heykel ve kavramsal eserleriyle tanınan Ahmet Yiğider’in eserlerinin yer aldığı sergide mimari öğeleri görüyoruz. İki sanatçının da büyük heykelleri için “mimarlığın özündeki gizem ve şiirsellik” diyebiliriz. Artun’un yapıtlarındaki birbirini takip eden akış ve Yiğider’in yapıtlarındaki doğallık dikkat çekiyor. Yiğider denince hemen akıllara geçtiğimiz yıl hazırladığı eseri “Karınca Yuvası” geliyor. Bu çok konuşulan, metal ve bez kullanılarak üretilen dev boyutlu bir yapıttı.

Ali Artun ise tüm teori ve çalışmalarında mitolojiden sanat ve mimarlık tarihine kadar birçok alanda bu gizemi araştırmış. Özellikle son yıllarda kendi üretimlerinde de bu estetiğe odaklanıyor. Ahmet Yiğider genç kuşağın sanatçılarından, heykel ağırlıklı pratiğinin yanında kavramsal çalışmalarıyla biliniyor. Yıllara yayılan çalışma ve sohbetlerde ortaya çıkan kıvılcım ikisinin üretimlerini aynı çatı altına alan bir sergi fikrini doğuruyor.

FORMLAR…

Artun, “Töz”ü bir mimarlık sergisi olarak tanımlıyor ve ekliyor:

Ali Artun’un “Kinetik” adlı yapıtı

“Ama bu mimarlığın çevremizi kuşatan binaların mimarlığıyla ilgisi yok. Onların mimarlığına karşı. Amacı, yaşadığımız mimarlık gibi mekânımızı ve zamanımızı disipline sokmak değil. Hareketlerimizi yönlendirmek, yönetmek değil. Bir kere Töz mimarlığının bir amacı, bir rasyonalitesi, bir işlevi yok, eserler bir konut, işyeri filan değil. Odalar, salonlar, ofisler gibi kullanıma göre tasarlanmış mekânları da yok. Formları farklı, geometrisi farklı, dili farklı, fikri farklı, hissiyatı farklı. Töz’ün mimarlığı, sanat eserleri. Mimarlığın köklerini, özünü, cevherini, tözünü keşfetmekle uğraşıyor. Mimarlık Rönesans’a kadar, yüzyıllar boyunca kozmik, göksel, büyüsel, şiirsel, gizemli ve son derecede sembolik. Formların ve sayıların içerdiği işaretlerle, şifrelerle ifade ediliyor. Ve kendine özgü bu dille anlamlandırılıyor, okunuyor. İşte bu mimarlıkla ilgili hâlâ dünya kadar araştırma yapılıyor, eserler üretiliyor.” Yiğider ise düşüncesini, insanın varoluşla kurduğu ilişki üzerinden şu sözlerle ifade ediyor: “Sanat ve tüm varoluş deneyimlerinde bize bakan, bizi besleyen üç olgu var: İnsan, Tabiat ve evren. Birincisi ancak içe dönerek anlayabileceğimiz bir derinlikte, diğer ikisi ise tüm yüklerimizden kurtulup özgür bir sonsuzluk arayışına girdiğimizde kendini sezdiriyor. Sanırım insan yaratıcılığını, on binlerce yıl boyunca ve bugün hâlâ canlı tutan şey, bu arayışın kendisi.”


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r