DOLAR 43,6560 0.02%
EURO 52,0318 0.16%
ALTIN 7.078,040,32
BITCOIN 3012179-1.60403%
İstanbul

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

İletişim-İş’ten Türk Telekom önünde eylem: ‘Taşeronlaştırma operasyonunun ilk ve en sinsi adımı atılıyor’

İletişim-İş’ten Türk Telekom önünde eylem: ‘Taşeronlaştırma operasyonunun ilk ve en sinsi adımı atılıyor’

ABONE OL
Şubat 11, 2026 04:12
İletişim-İş’ten Türk Telekom önünde eylem: ‘Taşeronlaştırma operasyonunun ilk ve en sinsi adımı atılıyor’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Devrimci İşçi sendikaları Konfederasyonu, DİSK’e bağlı İletişim-İş Sendikası Türk Telekom’da 2026 yılı için gündeme getirilen teşvik uygulamasının gönüllü ayrılık yerine kurumu parçalayarak tasfiye etmeye yönelik bir adım olduğunu belirterek ‘Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci’ne ve ‘taşeronlaştırma planları’na karşı mücadele çağırısı yaptı. Gayrettepe’deki Türk Telekom Genel Müdürlüğü önünde toplanan sendika üyeleri “Telekom’da yağmaya son taşeron demek kölelik demektir” yazılı pankart açarak “Direne direne kazanacağız!”, “İnsanca çalışmak istiyoruz!” ve “Telekom işçisi köle değildir!” sloganları attı.

“TÜRK TELEKOM’U PARÇA PARÇA TAŞERONLAŞTIRMA OPERASYONU”

Sendika başkanı Gürkan Emreoğlu’nun yaptığı basın açıklamasında tepkisini “Bugün burada, sadece bir kurumun idari kararını teşhir etmek için değil; Türkiye’nin en stratejik, en köklü kurumlarından biri olan Türk Telekom’un geleceğinin nasıl karanlık bir sürece sürüklenmek istendiğini haykırmak için toplandık. Türk Telekom yönetimi tarafından gündeme getirilen ‘2026 Yılı Teşvik Uygulaması’, masum bir ‘isteyen ayrılır’ teklifi değildir. Bu hamle; kurumun kolektif hafızasını silme, kadrolu istihdamı tasfiye etme ve Türk Telekom’u parça parça taşeronlaştırma operasyonunun ilk ve en sinsi adımıdır. Açıkça ilan ediyoruz: Bu bir teşvik değil, özelleştirmenin faturasının bir kez daha işçiye kesilmesidir.” sözleriyle ifade etti.

Açıklamada, teşvik uygulaması kapsamında özellikle ön lisans ve açık öğretim mezunu çalışanların hedef alınmasının açıkça bir ayrımcılık olduğu vurgulandı. Yıllardır sahada ve teknik birimlerde görev yapan işçilerin diplomalarına göre tasfiye edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek bu yaklaşımın Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve iş kanununa aykırı olduğuna değinildi.

“TEŞVİK ADI ALTINDAKİ FİİLİ İŞTEN ÇIKARMALARA VE MOBBİNG UYGULAMALARINA SON VERİLSİN”

İletişim-İş açıklamasında, Türk Telekom’da yürütülen TİS süreci de eleştirildi. Yetkili sendikanın kayyımla yönetilmesinin ciddi bir temsiliyet krizine yol açtığı belirtilerek, işçilerin iradesi dışında yürütülen bir TİS sürecinin demokratik meşruiyeti olmadığı savunuldu. Sendika, işçilerin onayı olmadan yürütülen TİS sürecinin kabul edilmeyeceğini, teşvik adı altındaki fiili işten çıkarmalara ve mobbing uygulamalarına son verilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca TİS’in, kadrolu ve güvenceli istihdamı esas alan, özelleştirmeye karşı işçiyi koruyan hükümler içermesi talep edildi.

İletişim İş sendikasının “Türk Telekom’da tasfiye operasyonuna, kayyım dayatmasına ve parçalayarak özelleştirme planlarına geçit vermeyeceğiz!” başlıklı açıklaması şöyle:

‘BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE GÖRDÜK’

“Türk Telekom, bu ülkenin sadece bir ticari varlığı değil, stratejik iletişim güvenliğinin ve ulusal haberleşme ağının teminatıdır. Ancak bugün görüyoruz ki kurum, ‘yeniden yapılanma’ adı altında birimlerine ayrıştırılarak işlevsizleştirilmek istenmektedir. Teknik hizmetlerin, destek birimlerinin ve operasyonel süreçlerin ‘dış kaynak’ (outsource) adı altında taşeron şirketlere devredilmesi hazırlıkları, Türk Telekom’un kamusal niteliğinin son kırıntılarını da yok etme çabasıdır. İşçiyi bugün teşvikle kurumdan uzaklaştıranlar, yarın o boşluğu güvencesiz, düşük ücretli ve sendikasız emekle doldurmayı planlıyorlar. Biz bu filmi daha önce gördük; bu yolun sonu kamu zararıdır, bu yolun sonu işsizlik ve mutlak güvencesizliktir!

Uygulama kapsamında özellikle ön lisans ve açık öğretim mezunu çalışanların öncelikli olarak hedeflenmesi, Türk Telekom tarihindeki en büyük ayrımcılık vakalarından biridir. Yıllardır aynı arızaya koşan, aynı santralde sabahlayan, kurumun her bir karışında emeği olan işçileri diplomalarına göre ‘gidecekler’ listesine koymak ne hukuka ne de vicdana sığar. Bu yaklaşım; Anayasa’nın eşitlik ilkesini ve İş Kanunu’nun temel prensiplerini ayaklar altına almaktadır. Emekçinin on yıllara dayanan tecrübesini yok sayan bu zihniyeti reddediyoruz! Bizim nezdimizde tüm Türk Telekom işçileri birdir, bütündür ve hakları ortaktır!

“KAPALI KAPILAR ARDINDA YAPILAN HİÇBİR SÖZLEŞME, İŞÇİNİN SÖZLEŞMESİ DEĞİLDİR!”

Türk Telekom emekçisi bu tarihsel saldırıyla karşı karşıyayken, masada onu savunması gereken yetkili sendikanın durumu ise tam bir ibret vesikasıdır. Kendi iç iradesini koruyamayan, yönetimine kayyım atanmış bir yapının; işçinin kıdem tazminatını, iş güvencesini ve geleceğini patrona karşı savunması beklenemez. Seçilmiş organların yerine atanan kayyımlarla, işçinin görüşü ve onayı alınmadan yürütülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinin demokratik bir meşruiyeti yoktur. İşçiye sorulmadan, tabanın iradesi masaya yansıtılmadan kapalı kapılar ardında yapılan hiçbir sözleşme, işçinin sözleşmesi değildir! Sendikalar işverenin değil, işçinin örgütüdür; işçiden kaçırılan her süreç, yarın daha büyük hak kayıplarının kapısını aralar.

Bireysel görüşmelerle yaratılan belirsizlik ortamı ve ‘şimdi ayrılmazsanız yarın süreç zorlaşacak’ imajıyla oluşturulan psikolojik baskı, bu süreci bir ‘gönüllü ayrılma’ olmaktan çıkarmıştır. Bu, işçinin önüne konulan özgür bir tercih değil; kurumun kadrolu yapısını bozmaya, iş güvencesini zayıflatmaya yönelik sistematik bir dayatmadır. Türk Telekom yönetimine sesleniyoruz: İş barışını bozan, emekçiyi yarınsız bırakan bu zorlama yöntemlerinden ve tasfiye operasyonundan derhal vazgeçin! Buradan Açıkça İlan Ediyoruz ve Talep Ediyoruz: Telekom işçilerinin görüş ve talepleri alınmadan, kayyım eliyle yürütülen hiçbir TİS sürecini kabul etmiyoruz. ‘Teşvik’ adı altında yürütülen fiili işten çıkarmalara ve emekçiler üzerindeki mobbing uygulamalarına derhal son verilmelidir.

Toplu İş Sözleşmesi; özelleştirme politikalarına karşı işçiyi koruyan, kadrolu ve güvenceli çalışmayı esas alan net ve bağlayıcı hükümler içermelidir. Türk Telekom’un parçalanmasına, taşeronlaştırılmasına ve kamu hizmeti anlayışından uzaklaştırılmasına karşı mücadelemizi büyüteceğiz”

ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI

Açıklama, Türk Telekom işçilerine örgütlenme çağrısıyla sona erdi. İletişim-İş, emekçileri DİSK çatısı altında birleşmeye davet ederek, “Gelin, emeğimizi sarı sendikaların ve kayyımların insafına teslim etmeyelim.” mesajını verdi.


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r