DOLAR 43,1388 0.21%
EURO 50,2459 -0.08%
ALTIN 6.250,510,91
BITCOIN 3896745-0.05038%
İstanbul

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Destici’den DEM Parti’ye: Sınırlar açık, pasaportu bırakın

Destici’den DEM Parti’ye: Sınırlar açık, pasaportu bırakın

ABONE OL
Ocak 10, 2026 20:20
Destici’den DEM Parti’ye: Sınırlar açık, pasaportu bırakın
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlenen Yerel Yönetimler Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı’na katıldı.

Destici burada yaptığı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz terörün bitmesini, terörün sonlanmasını belki de herkesten çok arzu ediyoruz. Neden? Çünkü biz bu vatanın delileriyiz. Bu milletin has evlatlarıyız. Bu ülkenin ve bu milletin geçmişine de bugününe de yarınına da sahip çıkanlardanız ve çıkacak olanlardanız. Biz buradayız, ne olursa olsun, her şartta buradayız. Bizim ikinci bir vatandaşlığımız yok. Bizim ikinci bir ülkemiz yok. Karşımızda hain bir terör örgütü var. Daha doğrusu onun arkasındaki emperyalist güçler var.

Esas önemli olan bu noktayı görebilmektir. Ve elhamdülillah özellikle 2015’ten sonra başlayalım, bu Hendek hadiselerinden sonra başlayalım. Kapsamlı terörle mücadele sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kahraman ordusuyla, polisiyle, güvenlik güçleriyle, kendi milletiyle, bölge insanıyla terörü bitirdi ve terörün kökünü kazıdı. Silahlı terörü bitirdi.

“ANAYASA’NIN DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEDİ”

Terör örgütü silah bırakmadığı, kendini feshetmediği halde ne istedi? Hep hızlı bir şekilde belli yasaların değiştirilmesini, Anayasa’nın değiştirilmesini ve Türk kimliğinin değiştirilmesini ya da güncellenmesini, Türkçe dışında başka bir dille eğitim yapılmasını hatta ikinci resmi bir dil haline getirilmesini, terörist başı başta olmak üzere tüm teröristlerin hangi suçu işlemiş olurlarsa olsunlar affa tabi tutulmaları gibi hiçbirimizin kabul edemeyeceği taleplerde bulundular. Israrla bu taleplerin hayata geçirilmesini istediler. Silah bırakmanın şartı olarak bunu söylediler.

Suriye hükümeti hem 10 Mart Mutabakatı’na uymadıkları hem de saldırganlıklarını devam ettirdikleri için Halep’teki YPG’nin kontrolünde bulunan yani PKK’nın kontrolünde bulunan mahallelere karşı operasyonlar düzenlendi. Bu sabah itibariyle Suriye ordusu Halep’in Şeyh Maksud Mahallesi’ndeki güvenlik operasyonlarının tamamlandığını duyurdu. Böylece Halep’teki son mahalle de YPG’lilerden kurtarıldı.

“CEBİNDEKİ KİMLİK TÜRKİYE’NİN AMA SURİYE PKK’SINI SAVUNUYOR”

PKK, Dem Parti aracılığıyla ne yaptı? Önce Meclis’te protesto eylemi yaptılar. Meclis Genel Kurulu’nda. Şu cesarete, şu utanmazlığa, şu hadsizliğe, hayasızlığa bir bakar mısınız? Bunlar güya Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin partisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milletvekili. Maaşı Türkiye’den alıyor. Cebindeki kimlik ve pasaport Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimliği ve pasaportu. Evi, barkı bütün kazancı buradan. Ama nereyi savunuyor? Suriye PKK’sını savunuyor.

Türkiye terör örgütlerine yönelik operasyonlarında da bir tane sivili Kürt diye öldürdü mü? Yok. Ne Kürt ne Arap ne Türkmen ne Nusayri ne Ezidi ne Maruni ne Gürcü diye kimseyi ayırt etmedi. Türkiye böyle bir millet. Çünkü bu saydığımız etnik gruplar ya da mezhebi anlayışlar ya da farklı inanç toplulukları bizim devletimiz olan Osmanlı Devleti’nin idaresi altında 600 seneden fazla bir süre birlikte yaşadılar. Aynı devletin vatandaşı olarak yaşadılar.

“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN KÖKÜNÜ KAZIDIK VE TAMAMEN KAZIYACAĞIZ”

Dolayısıyla biz böyle bir anlayışa, böyle bir kültüre sahibiz. Sizin gibi etnik kafacı değiliz. Sizin gibi siyasi bölücü hiç olmadık. Sizin gibi terör örgütlerinin arkasına saklanmadık. Ve asla ve kata emperyalistlerin uşağı noktasına gelmedik. Onların aparatı ve maşası da olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Onların maşası olan ve 40 yıldır bu devlete, bu millete kan kusturan terör örgütünün de Allah’ın inayetiyle kökünü kazıdık ve tamamen kazıyacağız.

Bakıyoruz PKK’nın, PKK uzantılarının bu söylemlerine Türkiye’de önceki dönemlerde uzun yıllar bakanlık yapmış, Meclis başkanlığı yapmış, hala şu anda siyasi parti olarak, grubu olarak Meclis’te var olanlar da sahip çıkıyorlar. Akıl alır gibi değil. Türkiye’nin ve Suriye hükümetinin terör örgütüne yönelik operasyonlarını utanmazca, hayasızca, ahlaksızca, büyük bir iftira atarak ‘Kürtlere yapılıyor’ diye lanse etmeye çalışıyorlar. Ne alakası var terör örgütünün Kürtlerle? Elbette müdahale edilecek. Ne yapılacak yani? Orada ikinci bir İsrail kurulup bir terör devleti kurulup hem bölgedeki kardeşlerimizin hem de Türkiye’nin başına bela olmasına müsaade mi edeceğiz? Etmeyeceğiz. Siz ne derseniz deyin, terörün kökünü kazıyacağız ve aklını başına almayan terör sevicilerinin de kökünü kazıyacağız.

“HERKESİN AKLINI BAŞINA ALMASI LAZIM”

Türkiye terörle mücadele ediyor ve Suriye’de birlik istiyor, toprak bütünlüğü istiyor, iç barışı istiyor, huzur istiyor. Bunun için ağır bedeller ödüyor maddi manevi. Ama bizim içimizdeki bazı gizli, bugüne kadar kendini saklamış olan terör seviciler de çıkıyor, tıpkı DEM Parti Eş Başkanı gibi Türkiye’ye yönelik iftiralarda bulunuyor. Onun için herkesin aklını başına alması lazım.

“BUNUN PLANLI BİR PROJE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”

Biz tüm komşularımız için huzur isteriz, barış isteriz. Ama maalesef bir gerçekle de karşı karşıyayız ki, o da çevremizde bulunan ülkelerin, ABD’nin hegemonyası altına alamadığı, İsrail’le iş tutturamadığı ülkelerin hepsinde karışıklıklar meydana geldiğini görüyoruz. Bunun planlı bir proje olduğunu düşünüyoruz. Uzun yıllara dayalı projeler olduğunu düşünüyoruz. İçeride besledikleriyle beraber, zamanı geldiğinde düğmeye basıyorlar ve işte bu ve buna benzer hadiseleri ortaya çıkarıyorlar.

Elbette ki İran’daki ekonomik gelişmeler, başka şartlar bunu tetiklemiştir. Ama bunun neticede planlayıcılarının ve uygulayıcılarının emperyalistler ve siyonistler olduğunu asla aklımızdan çıkarmamak gerekiyor. ‘İran’da yaşananlardan bize ne’ diyemeyiz. Tıpkı Suriye’de, Irak’ta yaşananlar, Filistin’de yaşananlar, hatta Ukrayna-Rusya savaşı, Azerbaycan-Ermenistan savaşı, bütün bunlar nasıl bizi etkilemişse bu sürecin de bizi etkileyeceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Onun için biz tüm komşu ülkelerimizde iç huzurun ve barışın tesis edilmesini arzu ediyoruz. Bir an önce İran’daki olayların suhulete ermesini istiyoruz.

Bugün ABD, İsrail ile birlikte dünya barışını tehdit etmektedir. Onun için özellikle bu iki haydut devlete karşı dünyanın birlik olmasında, beraber hareket etmesinden başka bir çare yoktur. Bugün Filistin’e olanlar, Venezuela’ya olanlar buna sessiz kalınırsa, birlik olunmazsa yarın İtalya’nın da başına gelir. Bugün Danimarka’dan Grönland’ı isteyen Amerika, vermediği için ilhak edeceğini açıklayan Amerika, yarın İtalya’dan Sicilya’yı isteyebilir. ‘Akdeniz’de buna benim ihtiyacım var’ diyebilir.

“BİZİM MÜCADELEMİZ TERÖRİSTLERE KARŞI”

Gazze’de 100 binden fazla masum insanı soykırıma uğratan terörist İsrail’in katil Başbakanı Netanyahu, yarın aynı soykırımı bölgedeki başka bir İslam ülkesine yönelik gerçekleştirilebilir. Başka bir İslam toprağında gerçekleştirilebilir. Onun için bizim, dünyanın geri kalan ülkelerinin ve milletlerinin birlik olmaktan başka çaresi yoktur. Neye karşı? Haydut ve terörist devletlere karşı. Karşımızda bir terörist devlet var. İsrail bir de haydut devlet var, açıkça ifade ediyorum, bu da ABD’dir. Biri emperyalizmin başını çekmektedir, birisi de siyonist. Onun için bizim mücadelemiz de işte teröristlere, terörist devletlere, emperyalistlere yani siyonizme ve emperyalizme karşıdır.”


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r