Siyaset bilimci ve iletişim uzmanı Kadriye Şahin’e göre süreç, klasik bir askeri çatışmanın ötesine geçerek deniz, enerji ve diplomasi alanlarını kapsayan “çok katmanlı bir savaş”a dönüştü.
SAVAŞIN BAŞLANGICI: HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ VE ŞOK SALDIRI
Çatışmalar, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı hava operasyonlarıyla başladı. İlk hafta boyunca İran’ın askeri ve nükleer altyapısı hedef alınırken, komuta merkezleri ve hava savunma sistemleri nokta operasyonlarla devre dışı bırakıldı.
ABD’nin bölgeye uçak gemisi grupları sevk etmesi, operasyonun yalnızca hava gücüyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Şahin, bu hamlenin İran’ın deniz hareket kabiliyetini sınırlamaya yönelik olduğunu vurguladı.
İKİNCİ AŞAMA: FÜZE SAVAŞI VE ENERJİ HATTI KRİZİ
İran’ın karşılık vermesiyle çatışma yeni bir evreye taşındı. İsrail’e yönelik balistik füze saldırıları ve Körfez’deki enerji altyapılarına dönük hamleler dikkat çekti. Katar’daki LNG tesislerinin hedef alınması ise enerji güvenliğini doğrudan gündeme taşıdı.
Bu süreçte en kritik gelişme, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması oldu. Küresel enerji akışını etkileyen bu durum, savaşın ekonomik boyutunu derinleştirdi.
BÖLGESEL YAYILIM: ÇOK CEPHELİ ÇATIŞMA
16–20. günler arasında çatışma coğrafyası genişledi. Lübnan’da yeni bir cephe açılırken, Suriye ve Irak hattında hareketlilik arttı. İsrail’in Lübnan’a kara operasyonu ve İran’a yakın unsurların devreye girmesiyle savaş bölgesel bir nitelik kazandı.
Şahin’e göre bu aşamada en dikkat çekici unsur, tarafların “kontrollü tırmanma” stratejisi izlemesi:
Hiçbir aktör topyekûn savaşı göze almıyor, ancak geri adım da atmıyor.
24. GÜN: KONTROLLÜ KAOS VE DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Savaşın 24. gününde sahadaki çatışmalar sürerken diplomasi trafiği hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıları geçici olarak ertelediğini açıklaması ve “görüşmeler sürüyor” mesajı dikkat çekti. Ancak İran cephesinin bu temasları reddetmesi, masada da bir psikolojik savaş yürütüldüğüne işaret ediyor.
Öte yandan Türkiye, Umman, Katar ve Mısır gibi aktörler arabuluculuk girişimlerini artırmış durumda.
“BU BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR DENKLEM”
Kadriye Şahin, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi:
Şahin’e göre taraflar henüz tüm kapasitelerini sahaya sürmedi. Bunun temel nedeni ise açık: Tam ölçekli bir savaşın kazananı olmayacağı gerçeği.
Ancak analizde öne çıkan en kritik tespit şu:
Ortadoğu’da yaşananlar bir savaşın sonucu değil, yeni bir bölgesel düzenin kuruluş süreci.
Bu süreçte belirleyici olanın askeri güçten ziyade stratejik okuma kabiliyeti olacağını vurgulayan Şahin, “Kazanan, sahada değil oyunu doğru okuyan taraf olacak” değerlendirmesinde bulundu.
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik
SEKTÖREL
13 gün önceSEKTÖREL
20 Eylül 2026SEKTÖREL
20 Eylül 2026SEKTÖREL
20 Eylül 2026SEKTÖREL
20 Eylül 2026
1
Son dakika… AFAD duyurdu: Balıkesir’de korkutan deprem!
6710 kez okundu
2
Apple’dan çalışanlarına zam kararı
6497 kez okundu
3
İsrail, Yemen’in başkenti Sana’yı vurdu
6245 kez okundu
4
Maaş isyanı sendika kriziyle büyüdü… Sendika değiştiren işçiler kapı önünde!
6187 kez okundu
5
Çanakkale’de denizde mayın bulundu!
6107 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.