DOLAR 43,6554 0.03%
EURO 52,0700 0.23%
ALTIN 7.085,650,43
BITCOIN 2930879-3.0352%
İstanbul

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

İYİ Parti’nin Epstein dosyası ve depremlerde kaybolan çocuklara ilişkin önerisi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

İYİ Parti’nin Epstein dosyası ve depremlerde kaybolan çocuklara ilişkin önerisi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

ABONE OL
Şubat 11, 2026 06:00
İYİ Parti’nin Epstein dosyası ve depremlerde kaybolan çocuklara ilişkin önerisi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti tarafından “Epstein vakasının ortaya koyduğu uluslararası organize suç ve insan ticareti gerçeği ışığında depremlerin ardından ailesinden kopan, refakatsiz kalan veya kayıt altına alınamayan çocukların ulusal ya da uluslararası insan ticareti ve suç ağlarının hedefi haline gelmiş olabileceklerine dair iddiaların araştırılması” önerisi AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

OLGUN: EĞER BİR TEK ÇOCUĞUN BİLE AKIBETİ NET OLARAK ORTAYA KONMAMIŞSA MECLİS’İN VE DEVLETİN OMUZLARINDA AĞIR BİR SORUMLULUK VARDIR

Önerinin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Grubu adına konuşan Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, şunları kaydetti:

“Bugün bu kürsüde sadece bir siyasi tartışma yapmak için değil, vicdanı olan herkesin yüreğini yakan bir soruyu sormak için bulunuyorum. 6 Şubat depremlerinden sonra kaybolan çocuklarımız nerede? 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremler yalnızca şehirlere yıkmadı. O gün evlerimizle birlikte güven duygumuz da enkaz altında kaldı. Resmi rakamlara göre onbinlerce insanımızı kaybettik. Ancak bir başka acı daha var ki hala karanlıkta deprem sonrası kaybolduğu bildirilen çocuklarımız. Enkazdan sağ çıkarılan, hastanelere sevk edilen, kimliği tespit edilemeyen, başka illere nakledilen, ancak ailesine ulaşılamayan çocuklarımız oldu. Aileler günlerce, haftalarca, aylarca evlatlarının izini sürdü. Sosyal medya paylaşımlarıyla, kayıp ilanlarıyla, savcılıklara yapılan başvurularla seslerini duyurmaya çalıştılar.

Eğer bir tek çocuğun bile akıbeti net olarak ortaya konmamışsa bu Meclis’in ve devletin omuzlarında ağır bir sorumluluk vardır. Depremden sonra refakatsiz kalan çocukların sayısına ilişkin farklı rakamlar kamuoyuna yansıdı. Bir kısmının kimlik tespiti yapıldı. Bir kısmı ailesine teslim edildi. Ancak süreç şeffaf yürütülmediği için toplumdaki şüphe ve kaygı giderilemedi. Çocukların korunması 5395 sayılı Çocuk koruma kanunu ve taraf olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Dairesinde sözleşme gereği devletin en temel yükümlülüklerindendir. Yine Anayasa’mızın 41. maddesine göre devlet çocukları her türlü şiddetle istismardan korumak ve bu yönde gerekli tedbirleri almak zorundadır. Olağanüstü hal bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Tam tersine daha da ağırlaşır. Hep hem sonrası refakatsız kalan çocukların tam listesi kamuoyuyla neden şeffaf şekilde paylaşılmamıştır. Bu çocukların tamamının kimlik tespiti yapılmış mıdır? Kayıp olan çocukların tam listesi yapılmış mıdır? Bu konuda yapılan tüm kayıp başvuruları değerlendirilmiş midir? Başka illere sevk edilen çocukların kayıtlı takip sistemi nasıl işletilmiştir? Aile başvurularıyla eşleştirme süreçleri, hangi denetim mekanizmalarıyla yürütülmüştür? Bu soruların cevabı siyaset üstüdür. Çünkü konu çocuklarımızdır. Uluslararası bir pedofili ve fuhuş ağı yöneten, dünyanın her yerinden çocukların kaçırılmasından ve kaybolmasından sorumlu Epstein denilen canavara ait son günlerde kamuoyuyla paylaşılan yazışmalar, bizi 6 Şubat depreminde kaybolan çocuklarımızın akıbeti hakkında düşünmek bile istemeyeceğimiz sonuçlara götürüyor.”

ERTUĞRUL KAYA: ÖRGÜTÜN TÜRKİYE’DEKİ BAĞLANTILARININ DERHAL ORTAYA ÇIKARTILMASI GEREKİYOR

İYİ Parti önerisini üzerine söz alan Yeni Yol Grubu adına Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya, Epstein dosyasındaki söz konusunu suçların sadece ABD’yi ilgilendirmediğini vurgulayarak “Bu örgütün işlediği suçlar tüm insanlığı ilgilendiren suçlardır. Bu küresel ahlaksızlık düzenine karşı tüm insanlık birlikte hareket etmek mecburiyetindedir. ABD’de soruşturmanın başladığı ilk aşamalarda münferit cinsel suç vakalarından ibaret zannedilen dosyanın kapağı açıldıkça içinden başka pislikler insan havsalasının almayacağı iğrençlikler fışkırıyor. Tüm insanlık çocuk istismarı, işkence, cinayet, insan ticareti, kara para trafiği ve bu yollarla da şantaj mekanizmaları oluşturularak siyasi nüfus ilişkilerinin kurulduğu çok tehlikeli ve çok katmanlı bir organize suç örgütü, bir ahlaksızlık örgütü ile karşı karşıyayız. Hür ve açık bir toplumda gizlilik kelimesi tiksindiricidir” dedi.

Söz konusu örgütün Türkiye’deki bağlantılarının da derhal ortaya çıkartılması gerektiğini söyleyen Kaya, “Kaybolan kaçırılan çocuklarımız, depremden sonra kaybolan ve bir daha kendilerinden bir ize rastlayamadığımız çocuklarımız, ülkemizden kaçırılan sığınmacı ve mültecilerin çocukları bu uluslararası ahlaksızlık şebekesinin kurbanı olmuşlar mıdır? Bu çocukların akıbeti ne olmuştur? Bunu en başta gözü yaşlı acılı ailelerin bilmesi bir haktır” dedi.

ADALET KAYA: SUÇLA MÜCADELE EDENLERİ ENGELLEMEYİN, ENGELLEMENİZ GEREKENLER SUÇU İŞLEYENLERDİR

DEM Parti Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Epstein’in davası belgelerinde pilotunun 99 Marmara depremi sonrası Türkiye’den çocuk kaçırıldığına dair itirafları olduğunu belirterek “TÜİK 2016 yılından bu yana kayıp çocuk verilerini açıklamıyor. 2008-2016 yılları arasında 104.000 çocuğun kaybolduğu bir ülkede devletin elindeki en temel istatistikleri kamuoyundan saklaması, gizlemesi sizce de şüphe uyandırmıyor mu? Bu coğrafyada devlet derin dehlizlerinde çocukların nasıl harcandığını 90’lı yıllarda hepimiz gördük, şahitlik ettik. Hollanda Adalet Bakanlığı Genel Sekreteri’nin Türkiye’de üç erkek çocuğuna tecavüz ettiği, bu çocukları da dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ağar’ın ayarladığı yargılama konusu oldu. Çocukların avukatlığını yapan Eren Keskin çocukların tehditle kurtulduğunu söylüyor. Ardından da dosya takipsizlikle kapatılıyor” dedi.

Eren Keskin’ın bu söylediklerini X hesabında doğruladığına da dikkat çeken Kaya, “Siz ne yaptınız? Eren Keskin’in X hesabını erişime kapattınız, engel getirdiniz. Arkadaşlar, suçla mücadele edenleri, hak savunucularını, avukatları, insan hakları savunucularını engellemeyin. Engellemeniz gerekenler suçu işleyenlerdir. Yani bir şaşkınlık içerisindesiniz. Epstein belgelerinde adı geçen Rixos Otelleri’nde 2011 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden stajyer öğrenci Murat Oğraş’ın dosyası hala aydınlatılmadı. Ailesi tam 15 yıldır çocuklarının telefonunun bulunmadığını söylüyor. Daha vahim mi? Dönemin İl Emniyet Müdürü emekli olup o otelin yönetim kuruluna girdi” diye konuştu.

ELMAS: OKYANUS ÖTESİNDEKİ SAPIKLIKLARLA TÜRKİYE’DEKİ MEVCUT DÜZENİ KARŞILAŞTIRMAK BİZİM İÇİN HİÇ DE UYGUN DEĞİLDİR

AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Türkiye’nin kadim ve büyük bir devlet olduğunu belirterek “Arşiv geleneği olan bir devletiz. Çocuklarla ilgili hassasiyetlerinizi saygıyla karşılıyoruz ancak devletimizin birikimini, devletimizin devletimizin gücünü ve geleneğini hafife almanın da bir anlamı olmadığını belirtmek istiyorum. Kayıt sistemlerinin işlemediği, çocukların akıbetinin belirsiz olduğu, kamuoyunun yeterince bilgilendirmediği doğru değildir. Bu konularda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız sık sık açıklamalar yapmış ve gerekli bilgileri kamuoyuyla paylaşmıştır” dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının deprem esnasında yaptığı çalışmayı paylaşan Elmas, şu ifadelere yer verdi:

“Öncelikle iki ekip kurulmuş. Bir kriz ekibi, ikincisi depremden etkilenen çocuklarla ilgili altı ekip ve ilk 48 saat içerisinde devletin koruması altındaki çocuklar başka bir yere nakledilmiş, güvenli kurumlara yerleştirilmiştir. Ayrıca deprem esnasında 1912 çocuk bulunmuş, hastanelere yerleştirilmiş. Daha sonra kendini ifade eden çocuklar ailelerine teslim edilmiş, kendini ifade edemeyen ama bu çocuklar bizim çocuğumuz diyenlerin DNA testleriyle belirlemeler yapılmış ve 1881 çocuk ailelerine teslim edilmiştir. Bu çocuklardan 6 çocuk aile odaklı hizmetlerden yararlandırılmış. Yedi çocuk kurum bakım hizmetlerinden yararlandırılmış, 12 çocuğumuz maalesef tedavileri esnasında aldıkları yaralar sebebiyle vefat etmiştir. Bir çocuğumuz reşit olmuş ve bu süreçte kurumdan ayrılmıştır. Böylece deprem esnasındaki 1912 çocuk gerekli ilmi, bilim, ahlaki, vicdani tetkikler yapılarak ailelerine teslim edilmiş ve sayılar net olarak tarafınıza sunulmuştur. Ayrıca deprem bölgesinde yapılan büyük hizmetleri gölgelemeye matuf bu tür iddiaların ülkemizin itibarını, güvenilirliğini zedeleyecek bir noktada olduğunu belirtmek isterim. Okyanus ötesindeki sapıklıklarla Türkiye’deki mevcut düzeni karşılaştırmak, o sapıklıkların ülkemize bulaşmasını, yaklaşmasını belki düşünmek bizim için hiç de uygun bir şey değildir.”

Grup önerilerinin görüşülmesi sonrasında TBMM Genel Kurulu, Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 24.madde üzerine görüşmelere geçti.


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r