DOLAR 43,4990 0.19%
EURO 51,6240 -0.9%
ALTIN 6.786,60-9,85
BITCOIN 36273171.01718%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Aziz İhsan Aktaş davasında 4. gün sona erdi… Duruşmaya savunmalar damga vurdu: ‘Ahmet Özer ihaleleri Kürtlere mi veriyor’ sorusuna verilen ‘Hayır’ yanıtı iddianameye ‘Evet’ şeklinde girmiş!

Aziz İhsan Aktaş davasında 4. gün sona erdi… Duruşmaya savunmalar damga vurdu: ‘Ahmet Özer ihaleleri Kürtlere mi veriyor’ sorusuna verilen ‘Hayır’ yanıtı iddianameye ‘Evet’ şeklinde girmiş!

ABONE OL
Ocak 31, 2026 08:04
Aziz İhsan Aktaş davasında 4. gün sona erdi… Duruşmaya savunmalar damga vurdu: ‘Ahmet Özer ihaleleri Kürtlere mi veriyor’ sorusuna verilen ‘Hayır’ yanıtı iddianameye ‘Evet’ şeklinde girmiş!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Silivri’deki Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonunda 27 Ocak’ta başlayan Aziz İhsan Aktaş davası duruşmasında bugün; Esenyurt Belediyesi’nden ve İSFALT’tan tutuklu isimler savunmalarını yaptı.

Aralarında Zeydan Karalar, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Utku Caner Çaykara gibi CHP’li belediye başkanlarının da yer aldığı tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde mahkeme salonuna getirildi.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, duruşma öncesi izleyicilerin yanına giderek, alkış ve tezahüratla başkanlara destekte bulunmamaları konusunda uyarıda bulundu.

“EĞER SİLSİLE BU İSE BELGEYE ONAY VEREN ÇEVRE BAKANLIĞI DA YARGILANSIN”

Duruşma, “özel belgede sahtecilik” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla 17 Ocak 2025’te tutuklanan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın savunması ile başladı.

Çalış, göreve geldikten sonra Aziz İhsan Aktaş’ın kendisini aradığını, belediyeden daha önce ihale alan bir iş insanı olduğu için bu aramanın da normal olduğunu söyledi. Çalış, Aktaş ile olan telefon görüşmesinin yalnızca 35 saniye sürdüğünü ifade etti.

Görev süresi boyunca sık sık sahada olduğunu vurgulayan Çalış, “1 milyon nüfuslu Esenyurt’ta herhangi biriyle aynı baz istasyonunda sinyal vermiş olmam çok normal” dedi.

“Ben niye tutukluyum?” diye soran Çalış, imzaladığı sözleşmedeki imza tarihinin düzeltilmesi durumunda tüm iddiaların çökeceğini ve iddianamenin tek dayanak noktasının bu olduğunu savundu.

“13 AYDIR PERİŞAN OLAN SADECE BEN DEĞİLİM”

Çalış, “Sahtekarlıkla suçlanmak bu kadar kolay olmamalıydı” sözleriyle mahkeme başkanına seslendi ve şu ifadeleri kullandı:

“Bırakın özel belgeyi, belgenin resmini dahi görmedim. Elektronik ortamda önüme tensip geldi, elektronik imza attım ve gönderdim. Resmi belgeyi bile görmemişken, ben özel belgede nasıl sahtecilik yapabilirim?

Eğer bir silsile kurulacaksa; Destek Hizmetleri Müdürü firmalardan teklif aldı diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü Destek Hizmetleri’ne yazı gönderdi diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü benden olur aldı diye ben sahtekârlık yaptıysam, ben de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan olur aldıysam, o zaman onların da yargılanması gerekir. Eğer silsile buysa, bu şekilde olması gerekir Sayın Başkanım.

Benim imzam alınsın, yetkili laboratuvara gönderilsin. Eğer imza bana aitse, bana en az üç ceza verebilirsiniz. Çünkü o imza bana aitse, eşimin, çocuklarımın ve ailemin yüzüne bakamayacak duruma gelirim. Bu da benim için zaten en büyük ceza olur. Bana verilecek her türlü hukuki ceza inanın ki az gelir.

13 aydır perişan olan sadece ben değilim; cezaevi kapılarında perişan olan 80 yaşındaki annem, ailem, eşim ve çocuklarım… Hakkımızı helal etmiyoruz. Ben hiçbir suç işlemedim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

AZİZ İHSAN AKTAŞ DURUŞMAYA KATILDI

“Suç örgütü lideri” olduğu iddia edilen ve hakkında 704 yıl hapis cezası talep edilen Aziz İhsan Aktaş da duruşmaya katıldı.

“İHALEDE İMZASI BULUNANLARIN BİR KISMI TUTUKLUYKEN BİR KISMI GÖREVİNİN BAŞINDA”

İkinci olarak savunma yapan isim Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek oldu. Belgede mevzuata aykırı bir durum olmadığını savundu, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı ihalelerde de bir suç işlemediğini söyledi.

Şimşek savunmasının devamında, “İhalede imzası bulunanların bir kısmı cezaevindeyken, bir kısmı görevinin başında” diyerek duruma tepki gösterdi.

“OĞLUM OKULDA ÖĞRENİP ÇEKTİĞİ ÇİZGİLERLE BABASININ ŞAFAĞINI SAYIYOR”

Oğlunun okula yeni başladığını söyleyen Şimşek, “Oğlum okulda öğrenip çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor. Bir baba olduğumu, bir ailem olduğunu, bir dosya numarasından oluşmadığımı ve bir suç işlemediğimi bilmenizi isterim. Ben bir suça karışmadım, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım” dedi.

DURUŞMAYA 1 SAAT ARA

Mahkeme Başkanı, Şimşek’in savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verdi.

ÖZGÜR ÇELİK SİLİVRİ’YE GELDİ

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de duruşmayı takip etmek üzere Silivri’ye geldi.

“VERDİĞİM İFADE İDDİANAMEDE DEĞİŞTİRİLMİŞ”

Mahkemeye verilen yaklaşık 1.30 saat süren aradan sonra duruşma tekrar başladı.

Tutuklu isimlerin savunması, Esenyurt Belediyesi’ne bağlı ESPAŞ personeli Mert Çelik ile devam etti.

Çelik, savcılıkta verdiği ifade ile iddianamede yazan ifadenin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Çelik, kendisine “Ahmet Özet Kürt olduğu için Kürtlere ihale veriliyor değil mi?” diye bir soru sorulduğunu, kendisinin de bu soruya, “Hayır, ihale herkese açık” şeklinde yanıt verdiğini söyledi. Çelik, “Ancak iddianamede ifademin değiştirildiğini gördüm. Bunun düzeltilmesini rica ediyorum” dedi.

Savunmanın ardından söz alan Ahmet Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz, Çelik’e, “İfadeniz sırasında Ahmet Özer ile ilgili yönlendirme ya da telkinle karşı karşıya kaldınız mı?” diye sordu.

Çelik bu soruya, “Yönlendirici olarak bir tek o soru geldi. Böyle bir ifade vermemiştim, iddianameyi görünce şaşırdım” şeklinde karşılık verdi.

ÇELİK’İN “İFADEM DEĞİŞTİRİLDİ” DEDİĞİ KISIM

Çelik’in kendisine yöneltilen soruya “hayır” dediği kısım iddianamede şu şekilde yer alıyor:

“13 AYDIR SAVUNMAYA HAZIRLANDIĞIMIZ İÇİN…”

Ardından, emekli Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mustafa Yolcu, savunma yapmak üzere kürsüye geldi. Yolcu, üzerine atılı suçlamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, reddetti. Önce tahliyesini, ardından da beraatını talep etti.

Yolcu, savunmasının ardından avukatların sorduğu sorulara yanıt verirken, elindeki notlardan yararlanmak istedi. Ancak kısa süreliğine notlarını bulmakta zorlandı, bunun üzerine, “13 aydır savunmaya hazırlandığımız için artık hangi notu nereye yazdığımızı karıştırıyoruz” dedi.

“1 YILDAN UZUN SÜREDİR ÇOCUKLARIMDAN AYRIYIM”

Esenyurt Belediyesi’nden son tutuklu isim olan İhale Komisyon üyesi Müzeyyen Karakaş da, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Tutuklu olduğu için 6 ve 13 yaşındaki iki çocuğundan 1 yıldan uzun süredir ayrı kaldığını vurgulayarak tahliyesini ve beraatını talep etti.

“İHALE DENETİMLERİNDE USULSÜZLÜK BULUNAMADI”

Daha sonra, eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali savunma yaptı.

Göreve geldiğinde ekip olarak İSFALT’ın ihaleleri kazanmasıyla mali durumunu toparladığını söyleyen Burak Sırali, “Asfalt üreterek para kazanabilecek duruma getirdik. İddianamede suçlama konusu yapılan ihaleler, İSKİ’nin alt taşeron ihaleleridir. Mevzu bahis dört ihale açık ihale usulüyle yapılmıştır. Görev aldığım dönem ve sonraki denetimlerde usulsüzlük bulunamadı. Esasen bilirkişi raporunda da oradaki iki hususta fesat karıştırıldığına dair bir ibare yok” dedi.

“YAKLAŞIK MAALİYET USULE UYGUN HESAPLANDI”

Yaklaşık maliyet hesaplaması yapılırken kanunun satın alma birimine beş seçenekten birini seçme hakkı tanıdığını dile getiren Burak Sırali, “Yani mevzuata uygun şekilde hesaplama yapılmış. Bu sebeple benim yönetici olarak ‘diğer dört seçenekle neden maliyet hesaplamadınız’ diye sormam mantıksız. Burada sorun görmemem doğaldır” ifadelerini kullandı.

“AZİZ İHSAN AKTAŞ’A GİDEN NOT BENİM DEĞİL”

17.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda ihaleye fesat karıştırma eyleminin tek bir eylem olarak yer aldığını söyleyen Burak Sırali, “Burada Aziz İhsan Aktaş ile bilgi paylaşıldığı ileri sürülmektedir. Bir el yazısı notunun, İsmail Güven aracılığıyla Aziz İhsan Aktaş’a iletilerek yaklaşık maliyetin gönderildiği belirtiliyor. Ancak not bana ait değildir. Avukatım aracılığıyla bilirkişiye bu notun fotoğrafını götürdük ve el yazısının bana ait olmadığını tespit etti. Yani kendimi bu konuda daha nasıl savunabilirim bilmiyorum” dedi.

“AZİZ İHSAN DIŞARIDA, BEN 6 AYDIR TUTUKLUYUM”

İhaleler için danışman aramaları vesilesiyle sanıklardan Mustafa Mutlu’yu tanıdığını söyleyen Sırali, “Özgeçmişinde birçok belediyeye ve kamu kurumuna hizmet verdiğini gördüm. Bağlı bulunduğum birimlere konuyu iletip, gerekli onayları aldıktan sonra Mutlu’yla sözleşme imzaladık.” dedi.

Sırali, savunmasının devamında şunları kaydetti:

“Aziz İhsan Aktaş ya da başka biriyle alakalı bana baskı kurması mümkün olamaz. Bir telkini de olmadı. Bilgim olmayan bir konuyla ilgili 6 aydır tutukluyum. Bu konuda bilgisi olan Mustafa Mutlu ile Aziz İhsan Aktaş serbest olmasına rağmen biz 6 aydır tutukluyuz. Aktaş, defalarca verdiği etkin pişmanlık ifadelerinde benimle ilgili beyanda bulunmamıştır. Kimsenin tutukluluğundan fayda sağlayacak değilim ancak olması gereken bizim de tutuksuz yargılanmamız.”

“CEZAEVİNDE YÜZ FELCİ GEÇİRDİM, OĞLUM MS HASTASI”

“Bu arada kusura bakmayın cezaevinde kısmi yüz felci geçirdim” diyen Burak Sırali, “Bazen konuşmakta zorlanıyorum. Oğlum MS hastası. Bana en çok ihtiyacı olduğu dönemde yanında olamıyorum. Sizlere mental ve fiziki yaşadığımız çileyi uzun uzun anlatmayacağım. Firmaya katkı sağlayamayacağım için ayrıldım. Ayrıca kendime de kariyer olarak bir katkı sağlayamıyordum. Seneyi bitirip, bilançolar çıktıktan sonra görevimden ayrıldım. 250 milyon gibi bir SGK borcunu çok iyi bir seviyeye düşürerek görevimden ayrıldım. Bu şekilde tutuklu kalmak, delil olarak kabul edilen resmin iki tarafının tutuksuz olduğu yerde, ihalenin sağlığını, gizliliğini korumakla yükümlü olduğum ve bunu da fazlasıyla yaptığımı düşündüğünden bunu içime sindiremiyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum” ifadelerine yer verdi.

“İSTEDİĞİNİZ CEVABI ALANA KADAR AYNI SORUYU FARKLI ŞEKİLLERDE SORMAYA DEVAM EDEMEZSİNİZ”

Savunma yapan bir başka isim, eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş oldu. Karataş da üzerine atılı suçlamaları, detaylarını mahkeme heyetine detaylıca anlatarak reddetti.

Karataş’ın savunmasının ardından, davanın ana aktörü olan ve iddianamede adı “örgüt lideri” olarak geçen Aziz İhsan Aktaş bir soru sordu.

Hakkında 704 yıla kadar hapis cezası talep edilmesine karşın tutuksuz yargılanan Aktaş, tutuklu Karataş’ın ifadelerinde, ihalelerde yapılan yaklaşık maliyet hesabına ilişkin bir çelişki olduğunu öne sürdü.

Karataş, herhangi bir çelişki olmadığını savundu. Bunun üzerine Aktaş’ın iki avukatı ve bir sanık daha söz alarak benzer sorular sordu. Bunun üzerine araya giren Mahkeme Başkanı, “Soru soruyorsunuz, insanlar cevap veriyor, istediğiniz cevabı alana kadar soruyu farklı şekillerde sormaya devam edemezsiniz” dedi.

“BEN SORUMLULUĞUM OLMAMASINA RAĞMEN TUTUKLUYUM, SORUMLU OLANLAR DIŞARIDA”

Tutuklu Eski İSFALT Muhasebe Müdürü Oktay Aktaş ise savunmasında, “Aziz İhsan Aktaş ile hiçbir akrabalık bağım bulunmamaktadır. Sadece soyadı benzerliğimiz vardır” vurgusunda bulundu.

Aktaş, “Benim komisyonda sorumluluğum yoktu. Ben sorumluluğum olmamasına rağmen tutuklu yargılanıyorken, esas sorumluluğu olanlar tutuksuz yargılanmaktadır” dedi.

Tutuklu Aktaş savunmasının devamında ağlayarak, “14 gün yoğun bakımda yattım, bu benim ikinci hayatım, ilk beş günü hatırlamıyorum. Diyaliz hastasıyım, tansiyonum var. Obezite hastasıyken, cezaevinde 14 kilo verdim. Bunu sağlıklı bir şekilde vermedim. Sağlık sorunlarım nedeniyle çıkardığım seslerden dolayı koğuş arkadaşlarım rahatsız oluyor, sorunlar yaşıyorum. Evladımı 6 aydir göremiyorum” ifadelerini kullandı.

DÖRDÜNCÜ GÜN TAMAMLANDI

Tutuklu sanık Aktaş’ın savunmasının ardından duruşmanın dördüncü günü tamamlandı.

Tutuklu sanıklar, salı günü saat 10.00 itibarıyla başlaması planlanan duruşmada savunma vermeye devam edecek.


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r