Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akça, 2026 yılı için İstanbul’da belirledikleri insani geçim ücretinin 44 bin 217 lira olduğunu belirterek, “Enflasyonist dönemden artık normale dönmeye çalıştığımız, hükümetin elinden geleni yaptığı bir…
Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akça, 2026 yılı için İstanbul’da belirledikleri insani geçim ücretinin 44 bin 217 lira olduğunu belirterek, “Enflasyonist dönemden artık normale dönmeye çalıştığımız, hükümetin elinden geleni yaptığı bir dönemde işverenlerimizin de çalışanlarımızın da bizim de mutlaka çorbada tuzumuz olmalı.” dedi.
Akça, AA muhabirine İGİAD’ın 2026 yılı için yaptığı insani geçim ücreti çalışmasına ilişkin yaptığı açıklamada, derneğin kurulduğu 2003 yılından bu yana belirlediği 10 ticaret ilkesinden birisinin “helal kazancın adil paylaşımı” olduğunu kaydederek, bu konuda önemli faaliyetler hayata geçirdiklerini söyledi.
Bu kapsamda 2016 yılından bu yana insani geçim ücreti belirlemeye başladıklarını anlatan Akça, “İnsani geçim ücreti, çalışanlarımızı kendi kanımızdan, kendi canımızdan, kendimizin bir akrabası gibi, dostu gibi, kardeşi gibi görerek onların hak etmiş oldukları bedeli belirlemek üzerine yaptığımız analizler, çalışmalar ve raporlar üzerine açıkladığımız bir rakamdır.” diye konuştu.
“Türkiye geneli ücret açıklamak için çok kapsamlı çalışmalar yapmak ve bu çalışmaları yıl boyu sürdürmek gerekiyor. Bu ücret, biraz daha dar ölçekte ama hem enflasyonu hem istihdamı hem de üyelerimizin verdiği rakamlarla piyasanın gerçeklerini göz önünde bulundurarak açıkladığımız rakamdır. Belirli analizlerle, belirli istatistikler üzerine, beyaz yaka ve mavi yaka gibi farklı demografik yapılardaki işçilerimizin tamamından aldığımız reel rakamlar ve veriler üzerinden yaptığımız çalışma sonucunda 2026 yılında 4 kişilik bir ailenin evine girmesi gereken en düşük rakamı 44 bin 217 lira olarak belirlemiş bulunuyoruz.”
“‘Çok çalıştırayım ama az ödeyeyim’ yaklaşımı işverene hiçbir şey kazandırmaz”
Hüseyin Akça, tüm üyelere ve tüm iş insanlarına bu rakamı ödemelerini tavsiye ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle sürdürdü:
“İşçimizin 44 bin 217 lira rakamından ziyade şu mantıkta olması gerekir: İşin bereketine talip olayım. İşverenimizin de aynı şekilde buna talip olması, ‘ben bu işin bereketine adayım, bereketini önceliyorum’ demesi gerekir. İşçi ‘az çalışayım ama çok kazanayım’, işverenin ‘çok çalıştırayım ama az ödeyeyim’ gibi bir yaklaşımı işverene de işçiye de hiçbir şey kazandırmayan, sadece çatışma, güvensizlik ve huzursuzluk getiren bir sonuca götürüyor. Ama işçimiz de işverenimiz de bereketi önceleyen bir yaklaşım sergilerse buradan huzurlu işletmeler, bereketli işletmeler ve inşallah bu bereketin sonucunda da nitelikli işler ortaya çıkacaktır diye ümit ediyoruz.”
“Bu ücret ‘helal kazanç ve adil paylaşım’ çerçevesinde”
Bu rakamın asgari ücretten farklı olduğuna işaret eden Akça, şunları kaydetti:
“Asgari ücret belli başlı kriterlerde bir hesap yöntemidir, siyasi bir yönü vardır. İstihdamla ilgili, Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili çok ciddi parametrelerde değişkenlere dokunduğu yerleri vardır. Ama insani geçim ücreti tamamıyla çalışan ile işveren arasında. Şunun bilinmesi lazım ki bu ücret ‘helal kazanç ve adil paylaşım’ çerçevesinde. Niyet de bereket için olursa burada bu kıyası yapmaya gerek yok. Çünkü asgari ücret en düşük, hiçbir şey bilmeyenler için devletin belirlemiş olduğu minimum rakam. Ama bizim gönlü zengin, cömert işveren kardeşlerimiz ve dostlarımız elbette ki çalışanlarıyla kazançlarını paylaşmaktan geri durmayacaktır.”
Akça, çalışanların da kanaat etmesi ve berekete talip olması gerektiğini ifade ederek, nitelikli iş yapanların zaten yüksek rakamlar kazandığını anlattı.
“Paylaşmak azaltmaz, işverenlerimiz paylaşmaktan çekinmemeli”
Hüseyin Akça, başta İGİAD üyeleri olmak üzere tüm işverenlere çağrıda bulunmak istediğini belirterek, ticaretin inişleri çıkışları olan bir yapısının bulunduğunu söyledi.
Türkiye’nin yapısal reformları ortaya koyduğu bu dönemde, ekonomi yönetiminin önemli mücadeleler verdiğini vurgulayan Akça, “Enflasyonist dönemden artık normale dönmeye çalıştığımız, hükümetin elinden geleni yaptığı bir dönemde işverenlerimizin de çalışanlarımızın da bizim de mutlaka çorbada tuzumuz olmalı. İşverenlerimiz paylaşmaktan çekinmemeli. Çünkü işin ucunda bereket varsa paylaşırsanız azalmaz. Paylaşmak azaltmaz, bereket süreklidir. Çok olan azalır ama bereketli olan azalmaz. Ben onlara berekete talip olmalarını öneririm ama sadece işverenlerimiz değil, işgörenlerimiz de işin bereketine talip olsunlar. Bereketin kaçmaması için de ellerinden geleni yapsınlar.” değerlendirmesinde bulundu.
SEKTÖREL
3 gün önceSEKTÖREL
3 gün önceSEKTÖREL
3 gün önceSEKTÖREL
10 gün önceMAGAZİN
13 gün önce
1
Adana’da oğlu gözaltına alınan gazi, olay yerinde ne olduğunu anlamaya çalışırken saldırıya uğradı.
4997 kez okundu
2
Sektör Peşinde Ümraniye – Erenim Medikal Tanıtımı ve Röportaj
524 kez okundu
3
Sektör Peşinde 2. Bölüm Ümraniye Otantik Cafe Tanıtımı ve Neslihan Hanım ile Röportaj
431 kez okundu
4
Sektör Peşinde 3. Bölüm Ümraniye Çam Vip Dizayn Tanıtımı ve Orhan Bey ile Röportaj
406 kez okundu
5
Sektör Peşinde Ümraniye – Hacı Kerimoğulları Tatlıları Tanıtım ve Röportaj
394 kez okundu