8 yıllık cinayet ve 26 günlük kayıp dosyası çözüldü: Düğümü teknoloji ve yeni deliller çözdü

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da 2018'de öldürülen Abdülhamid Terkin dosyasında yeni bir şüphelinin tutuklandığını, Osmaniye'de 26 Ağustos'tan bu yana kayıp aranan 54 yaşındaki Ayşegül Yaşar'ın ise cinayete kurban gittiğinin belirlendiğini açıkladı. İki dosyada da HTS ve kamera kayıtlarının yeniden incelenmesi kritik rol oynadı. İşte adım adım cinayetlerin çözümüne giden süreç...


Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, biri sekiz, diğeri yalnızca birkaç haftalık iki dosyada sonuç verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, her iki soruşturmada da teknik verilerin yeniden ele alınmasının belirleyici olduğunu bildirdi.

İLK DOSYA 2018'DEN: ABDÜLHAMİD TERKİN CİNAYETİ

Dosyalardan ilki, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018'de öldürülen Abdülhamid Terkin'e ilişkin. Aradan yaklaşık sekiz yıl geçmesine rağmen kapanmayan dosyada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yeni bir inceleme başlatıldı.

Bakan Gürlek'in verdiği bilgiye göre eski HTS ve baz kayıtları ile telefon görüşme kayıtları yeniden değerlendirildi. Yıllar önce elde edilen güvenlik kamerası görüntüleri güncel teknolojik imkanlarla iyileştirildi, tanık beyanları diğer delillerle yeniden karşılaştırıldı.

8 YIL SONRA BEŞİNCİ ŞÜPHELİYE ULAŞILDI

Yeni incelemeler sonucunda cinayetin beşinci şüphelisi tespit edildi. Yakalanan şüpheli, adli işlemlerin ardından kasten öldürme suçundan tutuklandı.

Dosyanın dikkat çeken yanı, yeni bir olay yeri ya da tanıktan çok, mevcut delillerin bugünün teknik imkanlarıyla yeniden okunmasının soruşturmayı ilerletmesi oldu.

İKİNCİ DOSYA OSMANİYE'DEN: "YÜRÜYÜŞE ÇIKIYORUM" DEDİ, BİR DAHA DÖNMEDİ

İkinci dosyanın başlangıcı ise yalnızca birkaç hafta öncesine dayanıyor. 54 yaşındaki Ayşegül Yaşar, 26 Ağustos 2026 günü Osmaniye'nin Düziçi ilçesi Hürriyet Mahallesi'ndeki evinden saat 18.00 sıralarında eşine "Yürüyüşe çıkıyorum" diyerek ayrıldı. Ancak bir daha eve dönmedi.

Eşinin kendi imkanlarıyla yaptığı aramalardan sonuç alınamayınca polise kayıp başvurusunda bulunuldu. Emniyet, jandarma ve AFAD ekipleri harekete geçti; aramalar özellikle Berke Barajı yolu üzerindeki ormanlık alanda yoğunlaştırıldı, bölge karadan ve drone ile havadan tarandı. İlk günlerde Yaşar'a ait herhangi bir ize ulaşılamadı.

DOSYA TELEVİZYON PROGRAMINA TAŞINDI

Günler geçmesine rağmen Yaşar bulunamayınca ailesi, Müge Anlı ile Tatlı Sert programına başvurdu. Dosyanın kamuoyuna yansımasıyla dikkatler, Kahramanmaraş'ta yaşayan 34 yaşındaki Tamer Kahveci'ye çevrildi.

Programda aktarılan bilgilere göre Yaşar ile Kahveci yaklaşık bir buçuk yıl önce sosyal medya üzerinden tanışmıştı. İkilinin daha önce de görüştüğü, Kahveci'nin zaman zaman Yaşar'dan maddi yardım aldığı ileri sürüldü.

KAMERA KAYITLARI ŞÜPHELİNİN ARACINI GÖSTERDİ

Teknik incelemelerde Kahveci'nin olay günü Osmaniye'ye geldiği ve Ayşegül Yaşar'ın onun aracına bindiği belirlendi. İkilinin daha sonra Andırın yönüne hareket ettiği ortaya çıktı.

Kahveci ise canlı yayındaki açıklamalarında Yaşar'a zarar verdiği iddialarını reddetti; aracının yolda arızalandığını, Yaşar'ın daha sonra taksiyle kendisinden ayrıldığını öne sürdü. Ancak kayıtlardaki yaklaşık 1-1,5 saatlik açıklanamayan zaman dilimi soru işaretlerini artırdı.

1 MİLYON LİRALIK ZİYNET EŞYASI İDDİASI

Dosyadaki bir diğer dikkat çekici ayrıntı, Yaşar'ın yanında bulunduğu ileri sürülen ziynet eşyalarıydı. Ailenin iddiasına göre Yaşar'ın yanında yaklaşık 1 milyon lira değerinde altın vardı.

Kahveci, canlı yayında Yaşar'dan daha önce bir çeyrek ve bir yarım altın aldığını kabul ederken, bunları sonradan geri verdiğini savundu ve kaybolma olayıyla ilgisi olmadığını söyledi.

ŞÜPHELİNİN ARACINDA BİYOLOJİK BULGU

Bakan Gürlek'in açıkladığı bilgilere göre soruşturma kapsamında HTS kayıtları, güvenlik kameraları, tanık anlatımları ve kriminal incelemeler birlikte değerlendirildi. Şüphelinin olay günü kullandığı araçta biyolojik bulgular tespit edildi.

Bu bulguların Yaşar'a ait olup olmadığının belirlenmesi için anne ve babasından örnek alındı. Yapılan karşılaştırmada, araçtaki biyolojik materyalin Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğu belirlendi. Bu sonuç, soruşturmanın dönüm noktası oldu.

ŞÜPHELİ YER GÖSTERDİ, CANSIZ BEDENE ULAŞILDI

Çalışmaların derinleştirilmesinin ardından şüphelinin yer göstermesiyle aramalar Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesine bağlı Geben mevkisine yöneldi. Ayşegül Yaşar'ın cansız bedeni burada toprağa gömülü halde bulundu.

Basına yansıyan bilgilere göre Yaşar'ın ellerinin bağlı olduğu belirlendi. Şüphelinin, Yaşar'ı aracında boğarak öldürdüğünü ve cansız bedenini bölgeye götürerek gömdüğünü itiraf ettiği bildirildi.

Bakan Gürlek'in açıklamasına göre şüpheliyle birlikte anne ve babası da gözaltına alındı. Soruşturma sürüyor.

BİR GÜN ÖNCE CANLI YAYINDA İDDİALARI REDDETMİŞTİ

Dosyanın en çarpıcı ayrıntılarından biri gelişmelerin zamanlaması oldu. Tamer Kahveci, Yaşar'ın cansız bedeninin bulunmasından kısa süre önce canlı yayında kameralar karşısına geçmiş ve hakkındaki iddiaları reddetmişti. Kahveci, Yaşar ile görüştüğünü kabul etmekle birlikte kendisine zarar vermediğini savunmuştu.

YENİ DAİRE NİSAN AYINDA KURULDU

İki soruşturmanın ortak noktasında, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bu yıl kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı bulunuyor. Başkanlık, faili meçhul dosyalardaki eksikliklerin belirlenmesi ve ilgili başsavcılıklarla koordinasyon sağlanması amacıyla 24 Nisan 2026'da faaliyete geçti.

Bakanlığın nisan ayında açıkladığı verilere göre Türkiye genelinde yapılan taramada 75 ilde 638 soruşturma dosyası ve 693 maktul inceleme kapsamına alındı. Gürlek, daha önceki açıklamasında Başkanlığın savcılık makamının yerine geçmediğini, dosyalardaki eksiklikleri belirleyerek başsavcılıklarla koordinasyon yürüttüğünü vurgulamıştı.

Bakanlık, 22 Ağustos'taki açıklamasında ise bu çalışmalar kapsamında 36 dosyada 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların aydınlatıldığını duyurmuştu.

GÜRLEK: HİÇBİR CİNAYET KARANLIKTA KALMAYACAK

Adalet Bakanı Akın Gürlek, iki dosyadaki son gelişmeleri açıklarken, aradan geçen sürenin soruşturmaların takip edilmesine engel olmayacağı mesajını verdi.

Kaynak: Haberler.com

Benzer Videolar