Şişlik Sanıldı, Kilo Dendi, Gerçek Başka Çıktı: Lipödem Gündemde

Yıllarca sadece “şişlik”, “ödem”, “selülit” ya da “fazla kilo” sanılan bir tablo, bugün çok daha farklı bir başlıkla konuşuluyor: lipödem. Bu alanda dikkat çeken isimlerden biri olan Diyetisyen Prof. Dr. Barış Öztürk, özellikle kadınlarda sık görülen ama çoğu zaman geç fark edilen bu sorunun, sanıldığından çok daha derin bir doku ve metabolizma problemi olduğuna dikkat çekiyor. Öztürk’e göre en çarpıcı gerçek şu: Pek çok kadın yıllarca kilo verdiğini düşünüyor, ama asıl sorun çözülemediği için bacaklarındaki ve alt bedenindeki dirençli görünüm değişmiyor. Lipödem, dışarıdan bakıldığında çoğu zaman klasik kilo problemiyle karıştırılıyor. Oysa tablo yalnızca tartıda görülen rakamla açıklanamayacak kadar farklı ilerliyor. Kişi zayıflıyor, yüzü inceliyor, üst bedeni toparlanıyor; ancak özellikle bacaklarda kalınlık, hassasiyet, ağrı, morarma eğilimi ve ağırlık hissi devam edebiliyor. İşte tam da bu nedenle birçok kadın uzun yıllar boyunca “Ben neden doğru şeyleri yapmama rağmen değişemiyorum?” sorusuyla baş başa kalıyor. Son dönemde gündeme gelen lipödem gerçeği ise bu soruya bambaşka bir kapı aralıyor. Diyetisyen Prof. Dr. Barış Öztürk, bu noktada lipödemin sadece estetik bir görünüm sorunu olarak ele alınmasının büyük bir hata olduğunu vurguluyor. Ona göre mesele yalnızca yağ birikimi değil; doku yapısı, inflamasyon eğilimi, sıvı yükü, hassasiyet ve bölgesel direnç gibi birçok başlığın birlikte değerlendirilmesini gerektiren çok katmanlı bir tablo. Bu nedenle klasik “az ye, çok hareket et” yaklaşımının her zaman yeterli olmadığını söyleyen Öztürk, lipödemli bireylerde beslenme planının çok daha hedefli, daha dikkatli ve kişiye özel kurulması gerektiğini belirtiyor. İşte bu yaklaşımın merkezinde ise Prof. Dr. Barış Öztürk tarafından geliştirilen Ketomiks Diyet yer alıyor. Öztürk, Ketomiks Diyet’i yalnızca kilo vermeye odaklanan klasik bir sistem olarak değil, lipödemli bireylerde bedenin verdiği özel yanıtları dikkate alan yeni nesil bir beslenme yaklaşımı olarak tanımlıyor. Özellikle inflamasyon yükünü hafifletmeye, ödem eğilimini azaltmaya, metabolik dengeyi desteklemeye ve doku üzerindeki baskıyı azaltmaya odaklanan bu modelin, lipödem yönetiminde umut vadeden bir seçenek haline geldiği ifade ediliyor. En dikkat çekici noktalardan biri ise lipödemli birçok kadının yaşadığı ortak cümlede gizli: “Kilo veriyorum ama bacaklarım değişmiyor.” Diyetisyen Prof. Dr. Barış Öztürk’e göre bu cümle, aslında sorunun tam kalbine işaret ediyor. Çünkü burada mesele yalnızca kilo kaybı değil; bölgesel olarak direnç gösteren, hassasiyet oluşturan ve yaşam kalitesini bozan bir dokunun doğru şekilde yönetilmesi. Ketomiks Diyet’in farkı da tam bu noktada ortaya çıkıyor. Amaç yalnızca bedeni hafifletmek değil; aynı zamanda kişiyi yıllarca yoran bölgesel tabloyu daha doğru okumak ve buna göre beslenme stratejisi geliştirmek. Lipödemin şaşırtıcı yönlerinden biri de çoğu zaman geç fark edilmesi. Pek çok kadın yıllarca bunun “ailesel yapı”, “inatçı selülit”, “alt beden yatkınlığı” ya da “verilemeyen birkaç kilo” olduğunu düşünüyor. Oysa ağrı, dokununca hassasiyet, kolay morarma, gün sonunda artan dolgunluk hissi ve özellikle alt bedende simetrik büyüme gibi belirtiler, tablonun çok daha farklı olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden uzmanlara göre lipödemi erken fark etmek, yalnızca görünüm açısından değil; yaşam kalitesi açısından da büyük önem taşıyor. Diyetisyen Prof. Dr. Barış Öztürk, her lipödem vakasının aynı olmadığını, bu nedenle herkese aynı listeyi veren yaklaşımların çoğu zaman yetersiz kaldığını söylüyor. Ona göre aynı şikâyetlerle gelen iki kişi bile aynı beslenme modeline farklı yanıt verebilir. Bu yüzden Ketomiks Diyet, standart bir diyet listesi mantığından uzaklaşıp kişiye özel yapılandırılan bir sistem olarak öne çıkıyor. Öztürk, doğru planlama ve yakın takiple lipödemli bireylerde gözle görülür rahatlama, daha iyi hissetme ve bölgesel değişim açısından önemli sonuçlar alınabildiğini vurguluyor. Bugün gelinen noktada lipödem artık yalnızca sosyal medyada konuşulan bir kavram değil; kadın sağlığı açısından daha dikkatli ele alınması gereken ciddi bir başlık haline gelmiş durumda. Yıllarca yanlış anlaşılan, geçiştirilen ya da sadece kilo problemi sanılan bu tablo için şimdi yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemde Diyetisyen Prof. Dr. Barış Öztürk’ün geliştirdiği Ketomiks Diyet, lipödem konusunda çözüm arayan birçok kişi için dikkat çeken, merak uyandıran ve umut veren bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Çünkü mesele sadece kilo vermek değil. Asıl mesele, bedenin yıllarca yanlış anlaşılan mesajını doğru okumaktır. Ve gerçek çözüm, işte tam burada başlar.
Benzer Videolar