“Her Hareketli Çocuk DEHB Değildir: Davranışın Altındaki Görünmeyen Hikâyeyi Anlamak”
Son yıllarda DEHB tanısını çok daha sık duymaya başladık. Elbette bu farkındalığın artması sevindirici. Ancak benim sahada en sık karşılaştığım sorunlardan biri, hareketli, ders çalışmak istemeyen ya da okulda zorlanan birçok çocuğun çok hızlı bir şekilde DEHB etiketi alması.
Oysa davranış bilimleri bize şunu söyler: Davranış bir sonuçtur. Asıl soru, o davranışı ortaya çıkaran görünmeyen sistemin ne olduğudur.
Bir çocuk yerinde duramıyorsa, öfkeleniyorsa, ders çalışmak istemiyorsa ya da sürekli dikkatini toplamakta zorlanıyorsa, sadece davranışa bakarak karar vermek çoğu zaman yeterli değildir. Çünkü bazen aynı davranışın altında bambaşka hikâyeler vardır.
Gebelik sürecinde yaşanan yoğun stres, doğum deneyimi, erken çocukluk dönemindeki bağlanma ilişkisi, aile içindeki çatışmalar, sürekli eleştirilen ya da kendini güvende hissedemeyen bir çocukluk… Bunların her biri çocuğun sinir sistemini etkileyebilir. Sinir sistemi alarmda olan bir çocuğun davranışı da doğal olarak değişir.
Ben danışanlarımla çalışırken yalnızca “çocuk neden böyle davranıyor?” sorusunu değil, “Bu davranış ilk ne zaman ortaya çıktı?”, “Bu davranışın altında hangi ihtiyaç var?” ve “Bize ne anlatmaya çalışıyor?” sorularını da soruyorum.
Çünkü davranışı susturmaya çalışmadan önce onu anlamak gerekir.
Bugün bilim, beynin ve sinir sisteminin yaşam deneyimlerinden etkilendiğini çok daha iyi biliyor. Bu nedenle bazı çocukların yaşadığı dikkat, dürtüsellik ya da öfke problemlerini yalnızca bir tanıyla açıklamak yerine, onların yaşam hikâyesini de dinlemek gerekiyor.
Her çocuk biriciktir. Aynı tanıyı alan iki çocuğun bile ihtiyaçları birbirinden tamamen farklı olabilir.
Benim en çok önem verdiğim nokta ise şu:
Etikete değil, hikâyeye odaklanmak. Çünkü çoğu zaman davranış değişmez; davranışı oluşturan sistem değiştiğinde davranış zaten kendiliğinden dönüşmeye başlar.
Bu nedenle ailelere her zaman aynı cümleyi söylüyorum:
“Davranışı değiştirmeye çalışmadan önce, davranışın size ne anlatmak istediğini anlamaya çalışın. Çünkü bazen çocukların en zorlayıcı davranışları bile aslında yardım isteme biçimidir.”