Çocuklarda gün uykusundan gece uykusuna geçiş dönemi

Birçok çocuk ilk yıllarında gündüz uykusu olmadan günü tamamlayamaz. Ancak zamanla bu ihtiyaç azalır ve yerini daha uzun, daha kaliteli bir gece uykusuna bırakır. Bu geçiş çoğu zaman aileler için kafa karıştırıcıdır. Okul süreciyle birlikte gündüz uykusunun kaldırılması, ailelerde ister istemez soru işaretleri yaratabilir. Oysa gündüz uykusunun sona ermesi, çoğu zaman bir kuraldan çok çocuğun gelişim ritmiyle ilgilidir.

GÜN UYKUSU ERKEN ÇOCUKLUKTA NEDEN GEREKLİDİR

İlk yıllarda beyin hala yoğun bir olgunlaşma sürecindedir. Sinir sistemi gün boyunca alınan uyaranları düzenlemekte zorlanır. Bu nedenle kısa süreli gündüz uykuları, çocuğun zihinsel yükünü dengeleyen bir ara durak işlevi görür.

Özellikle 1–3 yaş arasında yapılan bu uykular; öğrenmenin pekişmesi, duygusal regülasyonun desteklenmesi ve davranış kontrolünün gelişmesi açısından önemli bir rol oynar. Bu dönemde uyku yalnızca yorgunlukla değil, beyin gelişimiyle doğrudan ilişkilidir.

ÜÇ YAŞ SONRASI DEĞİŞEN UYKU İHTİYACI

Üç yaşla birlikte birçok çocukta gündüz uykusunun süresi kısalmaya başlar. Bazı çocuklar hala bu uykuya ihtiyaç duyarken, bazıları gün içinde uyumadan da akşam saatlerine kadar dengede kalabilir. Bu farklılık gelişim açısından normal kabul edilir.

Uzmanlar bu dönemi bir “geçiş süreci” olarak tanımlar. Çocuğun bazı günler uyuyup bazı günler uyumaması, sinir sisteminin yeni ritmi denemesiyle ilgilidir.

DÖRT YAŞ CİVARINDA BELİRGİNLEŞEN DÖNÜŞÜM

Dört yaşa yaklaşıldığında beyin, uyanık kalma süresini daha iyi tolere edebilir hale gelir. Çocuk gün içindeki enerjisini daha dengeli kullanmaya başlar. Bu durum, gündüz uykusuna olan ihtiyacın doğal biçimde azalmasına zemin hazırlar.

Bu nedenle birçok okul ve anaokulu programı bu yaş grubunda gündüz uykusunu rutin uygulamalar arasından çıkarır. Ancak bu karar, her çocuk için aynı anda ve aynı şekilde ilerlemek zorunda değildir.

GÜN İÇİ DENGE NEDEN BELİRLEYİCİDİR

Uzmanlar gündüz uykusunu değerlendirirken yalnızca uyku süresine değil, çocuğun tüm gününe bakar. Gün içinde yoğun öfke nöbetleri, akşam saatlerinde belirgin huzursuzluk, sık ağlama, sabırsızlık, dikkat süresinde düşüş ya da erken saatlerde belirgin uyuklama görülüyorsa çocuk hala gündüz uykusuna ihtiyaç duyuyor olabilir.

Bu tepkiler çoğu zaman uykuya dirençten değil, sinir sisteminin henüz yeni düzene hazır olmamasından kaynaklanır.

GEÇİŞ SÜRECİNDE GÖRÜLEBİLEN DEĞİŞİMLER

Gün uykusu azalmaya başladığında çocuklarda kısa süreli davranış dalgalanmaları yaşanabilir. Akşamüstü daha çabuk yorulma, huysuzluk, ağlama eşiğinde düşüş ve duygusal hassasiyet bu sürecin doğal parçaları arasında yer alır.

Bu değişimler çoğu zaman kalıcı değildir. Beyin yeni uyku düzenine uyum sağladıkça gece uykusu derinleşir ve gün içindeki denge yeniden kurulur.

EV ORTAMININ YENİ RİTME EŞLİK ETMESİ

Gündüz uykusu azaldığında akşam rutininin yeniden düzenlenmesi önem kazanır. Daha erken yatış saatleri ve sakin bir akşam akışı, çocuğun toplam uyku ihtiyacını karşılayabilmesi açısından destekleyici olur.

Bu süreçte evdeki tutarlı ritim, sinir sisteminin kendini güvende hissetmesine yardımcı olur.

HER ÇOCUK KENDİ TEMPOSUNDA İLERLER

Uzmanların üzerinde özellikle durduğu nokta, gelişimsel farklılıklardır. Bazı çocuklar gündüz uykusunu üç yaş civarında tamamen bırakırken, bazıları dört buçuk yaşına kadar zaman zaman bu uykuya ihtiyaç duyabilir.

Bu durum bir sorun ya da geri kalma göstergesi olarak değerlendirilmez. Uyku ritmi, tıpkı konuşma ya da tuvalet alışkanlığı gibi çocuğa özgü bir süreçtir.


kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz.


kaynak

Benzer Videolar