Anne sütünde pestisit ve plastik katkıları tespit edildi: Çevresel kimyasallar bebekleri nasıl etkiliyor?
Anne sütü, bebekler için “altın standart” besin olarak kabul edilmeye devam ederken, yeni bir bilimsel çalışma çevresel maruziyetlere dair dikkat çekici veriler ortaya koydu. Araştırmacılar, anne sütünde daha önce rapor edilmemiş bazı kimyasal maddelerin izlerini saptadı. Uzmanlar, bulguların panik yaratmaması gerektiğini ancak çevresel kimyasallara yönelik önlemlerin önemini bir kez daha gösterdiğini belirtiyor.
594 ANNE SÜTÜ ÖRNEĞİ İNCELENDİ
McGill University öncülüğünde yürütülen çalışmada, 2018–2019 yılları arasında Montreal, Vhembe ve Pretoria’da toplanan 594 anne sütü örneği incelendi. Bilim insanları, belirli maddeleri hedef almak yerine “hedef dışı analiz” yöntemi kullandı. Bu yaklaşım, beklenmeyen ya da daha önce araştırılmamış kimyasal kalıntıların tespit edilmesini sağladı.
Analizlerde yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisi kullanılarak karmaşık örneklerdeki moleküller ayrıntılı biçimde tanımlandı. Elde edilen bulgular, beş ayrı bilimsel makale halinde yayımlandı.
ANNE SÜTÜNDE HANGİ MADDELER BULUNDU?
Araştırmada, sabunlar, dezenfektanlar ve kişisel bakım ürünlerinde yaygın olarak kullanılan antimikrobiyal koruyuculara rastlandı. Bunlar arasında 2-etilheksil 4-hidroksibenzoat ve fenil paraben yer aldı. Ayrıca plastik ambalaj üretiminde kullanılan Irganox 1010 ve BHT-COOH adlı antioksidan katkılar da tespit edildi.
Bunlara ek olarak tarımda kullanılan propanil adlı herbisit ile evsel dezenfektanlarda bulunan kloroksilenol de anne sütü örneklerinde saptandı. Güney Afrika’dan alınan örneklerde ise HIV tedavisinde kullanılan efavirenz ilacının bir parçalanma ürünü olan 8-hidroksiefavirenz bulundu.
BEBEK SAĞLIĞIYLA OLASI BAĞLANTILAR
Araştırmacılar, özellikle Güney Afrika örneklerinde anne sütündeki bisfenol A (BPA) ve bisfenol AF düzeyleri ile bebeklerin büyüme örüntülerinde değişiklikler arasında bir ilişki gözlemledi. Çalışma, belirli sağlık sonuçlarını doğrudan incelemese de, bu tür kimyasalların erken gelişim üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini ortaya koydu.
“EMZİRMEYİ BIRAKMAK İÇİN BİR NEDEN DEĞİL”
Araştırmacılar, bulguların emzirmeden vazgeçilmesi gerektiği anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Çalışmanın yazarlarından Stéphane Bayen, tespit edilen maddelerin düşük konsantrasyonlarda olduğunu ve pek çoğunun sağlık etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğini belirtti. Bayen’e göre anne sütü, bebeklerin gelişimi için gerekli besinleri ve bağışıklık korumasını sağlamaya devam ediyor.
Araştırmaya katkı sunan Jonathan Chevrier ise bunun bu alandaki ilk kapsamlı çalışmalardan biri olduğunu, sonuçların başka araştırmalarla doğrulanması gerektiğini vurguladı. Chevrier, “Anne sütü bebek beslenmesinde altın standarttır. Bu nedenle, bebeklerin gelişimin en hassas döneminde hangi çevresel etkenlere maruz kaldığını anlamak büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik