Yurttaşın ‘rezerv alan’ çilesi: ‘Ciddi bir politik silah’
Deprem sonrası yeniden düzenlenen 6306 sayılı kentsel dönüşüm yasasına eklenen "Rezerv alan" uygulaması, başta Hatay olmak üzere tüm deprem bölgelerinde yurttaşların Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını ve daha birçok alanda ciddi hak kayıplarına ve mağduriyetine yol açıyor.
İlgili yasaya eklenen düzenleme ile yurttaşların mal sahibi olduğu yerler kamulaştırılabiliyor.
Türkiye’nin yüzde 89’unun afet riski altında olduğunu belirten Hukukçu Av. Cihat Açıkalın, “Bu yasa, afet riski gerekçesiyle neredeyse tüm ülkede mülkiyet sistemini dayatan ciddi bir politik silah” uyarısında bulundu.
YURTTAŞ NASIL ÖDEYECEK?
Hatay ve tüm deprem bölgesinde yapılan rezerv alan uygulamasıyla belirsiz borçlanmaya sokulan depremzedelerin ileride önlerine konacak borç bedellerini ödeyemeyeceğini söyleyen Av. Açıkalın, “Çünkü, tüm uyarı ve taleplere rağmen bina maliyet hesabına ‘alt yapı maliyetleri, enkaz kaldırma ve moloz depolama maliyeti, proje çizim ve danışmanlık maliyeti, zemin etüdü ve iyileştirme maliyeti dahil olacak’ şekilde hesaplanacağı, 6306 sayılı yasanın 21 Mayıs 2024 tarihli uygulama yönetmeliğinde hükme bağlandı” dedi.
Yurttaşın ödemekle sorumlu olduğu kısma yönelik ‘faiz alınmasın’ talebinin de yanıtsız kaldığını söyleyen Av. Açıkalın, “Tüm bunların sonucu olarak adeta Osmanlı Devleti döneminde olduğu gibi bir reaya sistemi yeniden hayata geçmiş ve yurttaşlar kendi malının kiracısı konumuna gelmiştir” ifadelerini kullandı.
DEMOGRAFİK TEHDİT
“Bir başka deyişle bu rezerv alan içindeki taşınmazlar borç ödeninceye kadar tapuları ilgili bakanlıkta olacağından ve bina maliyetleri de ödeme imkanlarını aşacak miktarda olacağından asla kendi malının sahibi olamayacaktır” diyen Av. Açıkalın “Eline geçen kazancı bina için yıllarca ödemeye devam edecektir. Bu düzenleme, kadim şehir Hatay'da demografik dengeyi de bozma potansiyelindedir” uyarısında bulundu.
"SONUÇLARI AĞIR OLUR"
Açıkalın sözlerine şöyle devam etti:
"Çünkü bu bölgelerde hem eskisinden daha çok konut üretilmesi hem de konut teslimlerinin kura çekimi ile yapılıyor olması bölgedeki demografik dengeyi ve kent yaşamını olumsuz yönde etkileyeceğini kaygısını taşıyoruz. İzaha çalıştığımız ve yaklaşık 3 yıldır dile getirdiğimiz bu 3 temel konu yönünden rezerv alan uygulamasının Hatay başta olmak üzere tüm deprem bölgelerinde olumsuz sonuçlar doğuracağını, ekonomik mağduriyetlerin yanında demografik yapının bozulma riski karşısında yeni sosyal çatışmaların da olabileceğini bir kez daha ifade etmek gerekir.”
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik