Türk tiyatrosunun büyük ismi Haldun Dormen, binlerce seveni tarafından uğurlandı: ‘Yaşam ustası’na veda
Türk tiyatrosunun usta ismi, oyuncu ve yönetmen Haldun Dormen, dün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlandı. Kısa süre önce geçirdiği enfeksiyon nedeniyle kaldırıldığı hastanede 21 Ocak’ta yaşamını yitiren Dormen için ilk olarak Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde veda programı düzenlendi. Haldun Dormen, Teşvikiye Camisi’ndeki cenaze töreninin ardından Edirnekapı Şehitlik Mezarlığı’nda bulunan aile kabristanında toprağa verildi.
Sahnelere, sanata adanmış 97 yıllık bir ömür... Bir düşünün, onlarca dostu, yüzlerce öğrencisi, binlerce seveni olan duayen bir sanatçıyı uğurlamak için yeterli büyüklükte bir salon var mıdır? Büyük ustayı son yolculuğunda yalnız bırakmak istemeyen binlerce insan Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne sığmadı, merdivenleri doldurdu. Merdivenlerden sahneyi göremeyenler ise fuaye alanına ve dışarıya kurulan dev ekranlardan Dormen’i anlatan sevenlerini izlerken gözyaşlarını tutamadı. Muhsin Ertuğrul’a giden yollar Haldun Dormen’in 72 yıllık sanat hayatından fotoğraflarla donatıldı.
Sanatçının oğlu Ömer Dormen’le birlikte Göksel Kortay, Erol Evgin, Mustafa Alabora’nın da aralarında bulunduğu usta sanatçılar gözyaşlarıyla konuşma yaptı. Törenin sunuculuğunu üstlenen oyuncu Halit Ergenç’in de gözleri her seferinde nemliydi. Ergenç, konuşacak isimleri davet etmeden önce “yaşam ustası” olarak tanımladığı “hocasını” şu sözlerle anlattı: “Bugün pek çok sanatçının sanatçı olmasında onun emeği var. Bugün burada sizin karşınızdaysam bu Haldun ağabey sayesindedir.”
‘CUMHURİYET ÂŞIĞIYDI’
Sanatçının oğlu Ömer Dormen, “Babam bir Cumhuriyet âşığıydı; Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, gerçek bir vatanseverdi. Sanata bakışı da böyleydi. Gençlere tiyatro eğitimi vermesi bu anlayışın bir sonucuydu” ifadelerini kullandığı konuşmasında, “Babam hayatı dibine kadar, dolu dolu yaşadı. Eminim şu anda arka sıralardan birine oturmuş bizi izliyordur ve içinden ‘Şekerim, çok uzundu’ diye geçiriyordur. Ölene kadar üretmenin ne demek olduğunu hepimize gösterdi. Ekim ayında onu ziyaret ettiğimde hâlâ bir Broadway müzikali yapma hayali vardı. Hayata gerçekten inanarak, tutunarak hayal ederdi. Bir şeye inandı mı vazgeçmezdi. Bu, hayatla ve insanlarla kurduğu bir güven ilişkisiydi. Annemle 60 yıl önce ayrılsalar da birbirlerinin en kadim dostları oldular. O, biriyle bağ kurduysa asla bırakmazdı” dedi.
ALABORA’YA BÜYÜK DESTEK
Kültür, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda ismin yer aldığı veda töreninde en çok destek alkışını alan konuşmalardan birini Mustafa Alabora yaptı. Alabora, “Yüzlerce sanatçı hocasını, ben dostumu, İstanbul da beyefendisini kaybetti” dediği konuşmasında, yurtdışında yaşamını sürdürmek zorunda kalan, Dormen’in öğrencilerinden, oğlu Mehmet Ali Alabora’nın çok istemesine karşın gelemediğini dile getirdi. Alabora’nın “Dormen’in tabutuna son kez oğlum Mehmet Ali için dokunacağım” sözleri tüm salon ve salon dışındakiler tarafından uzun süre alkışlandı.
Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney çelenk gönderen isimler arasında yer aldı.
Öte yandan cenaze töreninde usta oyuncu İzzet Günay fenalık geçirdi. Ambulansta tedavisi yapılan Günay’ın durumunun iyi olduğu öğrenildi.
‘TIYATRONUN IŞIĞI SÖNDÜ’
VEDA töreninde konuşma yapan sanatçılar şu ifadeleri kullandı:
GÖKSEL KORTAY: Tiyatromuzun ışığı söndü, karanlıkta kaldık. Bugün onu son kez alkışlamaya, tiyatromuzun parlak yıldızı Haldun Dormen’i sonsuzluğa uğurlamaya geldik. Onu anlatmak, sayfalar dolusu kitaplar yazsanız bile mümkün değil. Hiç “keşke”si yoktu. En olumsuz anlarda bile derhal beyaz bir sayfa açar ve “Evet şekerim, şimdi ne yapıyoruz” derdi. Hep hayalleriyle, inancıyla ileriye yürürdü. Hayattaki her şeyini; evini, sofrasını, tiyatrosunu, bilgisini paylaşırdı. O konuşurdu, çevresindekiler alabilecekleri kadar paylarını alırlardı. Çok sevdiği cümle “Yaparsın şekerim” idi. Bu cümlede Haldun Dormen’in bütün yaşamı saklıydı: Cesareti, pes etmeyişi, umut dolu dünyası... Geleceğe hep umutla bakar, hiç geriye dönmezdi. O, benim 70 yıllık dostum, dert ortağım, rol arkadaşımdı. O yollarda hep birlikte yürüdük. Hem rol arkadaşım hem ustamdı. Onu çok, çok özleyeceğim; hep özleyeceğim. Türk tiyatrosu babasını, ben ise en can dostumu kaybettim. Başımız sağ olsun.
‘ACIM PERÇİNLENDİ’
NEVRA SEREZLİ: Türk tiyatrosunun başı sağ olsun. Onun Türk tiyatrosuna katkıları saymakla bitmez. Çok üzgünüm, çok şey kaybettim. Geçmişimi, hocamı, rol arkadaşımı, yönetmenimi, dostumu kaybettim. Mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim. Metin’in (Serezli) öbür yarısını kaybettim. 13 yıldır çok büyük bir acı çekiyordum, şimdi acım perçinlendi.
‘ATATÜRK SEVDALISIYDI’
EROL EVGİN: Lise çağlarımda Dormen Tiyatrosu’nun müdavimiydim. Haldun Dormen’e hayrandım. 1979 sonbaharında artık ünlenmiştim. Egemen Bostancı gelip, ‘Bir müzikal yapmak istiyoruz, oynamak ister misin’ dedi. Haldun Dormen’in ismini duyunca, ‘Tabii, yaparım’ dedim. Tiyatronun en büyük isimleri; Nevra Serezli, Ayşen Gruda vardı. Ben onların yanında nasıl oynarım diye çok korkmuştum. Haldun Dormen bana, “Yaparsın şekerim” demişti. Eleştirilerini onun kadar kibarca dile getiren kimseyi tanımadım. Bize iki ay oynarsınız demişlerdi, biz iki yıl boyunca Haldun Dormen’in bu büyüsünü sahneledik. Ondan çok şey öğrendim, hâlâ konserlerimde kullanıyorum. Dostluğumuz 47 yıl sürdü ve sürecek. 72. sanat yılımın kutlamasını onunla birlikte geçirmiştim, bunun için çok mutluyum. Çok asil, dürüst, çalışkan ve çağdaş bakışıyla tam bir Cumhuriyet aydını, bir Atatürk sevdalısıydı. Kitaplarını yeniden okuyacağım, yani dostluğumuz hiç bitmeyecek”
KEREM ATABEYOĞLU: Ben hayatımın çok büyük bir bölümünü Haldun Dormen’in ışığı altında geçirdim. Yüzlerce oyun oynadık, binlerce kilometre yol yaptık. Ama onu en çok oğlumun 6 yaşındayken sorduğu bir soruyla anacağım. Bir gün “Baba nasıl oluyor da Haldun ağabey gelince bütün dünya daha güzel kokuyor ve bütün renkler daha canlı görünüyor” dedi. 6 yaşındaki bir çocuğun ruhuna böyle dokunabilen bir insan elbette ölümsüzdür. Ama biz onunla beraber en güzel kokularımızdan, en güzel renklerimizden birini yitirdik. Hayat maalesef Haldun Dormen’i kaybetti.
GEZEN: ONUN GİBİSİ ÇOK AZ
Gazetemizin yazarı, usta sanatçı Müjdat Gezen, Haldun Dormen’i şu sözlerle anlattı: “Haldun Dormen, kendi yazdığı üç senaryoyu benim MG Film’e üst üste çekti, yönetmenliğini yaptı. Kimsenin pek bilmediği bir filmle festivale katılarak en iyi film ödülünü aldı. Türk tiyatrosu bence çok büyük bir ustasını kaybetti. Bu kadar uzun yıllar özel tiyatro yaşatabilen kişi çok azdır. Onu çok özleyeceğiz.”
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik