İstanbul Tabip Odası’ndan ‘Ailem Güvende’ operasyonlarına tepki: ‘LGBTİ+ ve HIV alanında çalışan kurumların hedef alınması kaygı verici’
İstanbul Tabip Odası, 12 Eylül'den bu yana devam eden "Ailem Güvende" soruşturmaları kapsamında LGBTİ+ hak örgütleri ve aktivistlerin yanı sıra HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ile sağlık örgütlerine yönelik işlemlere ilişkin açıklama yaptı.
Operasyonlarda 17 Eylül itibarıyla 116 kişi gözaltına alınırken, 82 kişi tutuklandı. Operasyonların kapsamına yedi LGBTİ+ hak örgütünün yanı sıra HIV ile yaşayan kişilerle çalışan iki örgüt de girdi.
Çok sayıda dernek ve kişinin internet sitesi ile sosyal medya hesabına da erişim engeli getirildi.
İstanbul Tabip Odası, son olarak Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesine ve Türkiye Psikiyatri Derneği'nin (TPD) resmî X hesabına yönelik erişim engeline dikkat çekti.
CETAD'ın X hesabı, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 12 Eylül tarihli kararıyla Türkiye'den görünmez kılınan hesaplar arasında yer almıştı. TPD'nin X hesabına da daha sonra erişim engeli getirilmişti.
İTO açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Ailem Güvende" adı verilen soruşturma kapsamında LGBTİ+ hak savunucusu örgütlerin yanı sıra, HIV ile yaşayan insanların haklarını ve sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen sivil toplum kuruluşlarının da hedef alınması; kuruluşların sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi ve hak savunucularına yönelik adli süreçlerin yürütülmesi kaygı vericidir.
Süreç kapsamında önce Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmiş, ardından Türkiye Psikiyatri Derneği'nin (TPD) resmî X hesabı için de erişim engeli talep edilmiştir. TPD, 7.138 üyesi bulunan, ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlığı alanında faaliyet gösteren yasal bir uzmanlık derneğidir. TPD ve CETAD, ilgili mevzuat çerçevesinde kurulmuşlardır; tüzüklerinde birey ve toplum ruh sağlığını korumak ve geliştirmek, mesleğin bilimsel ve etik ilkeler çerçevesindeki sorumluluklarını gözetmek ve hekimler ile ruh sağlığı çalışanlarına eğitim vermek gibi görevler tanımlanmıştır."
TPD de hesabına getirilen erişim engelinin ardından yaptığı açıklamada, bilimsel bilgiyi topluma ulaştırma imkânlarının sınırlandığını ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda tereddüt yaratılabileceğini belirtmişti.
"SAĞLIK ALANINDA DOĞRUDAN SONUÇLARI VARDIR"
İstanbul Tabip Odası, soruşturma ve erişim engellerinin sağlık hizmetlerine erişim bakımından da sonuç doğurabileceği görüşünü dile getirdi:
"Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği çeşitliliğinin bir suç unsuru ya da toplum açısından tehdit gibi sunulması, LGBTİ+ bireyleri toplum nezdinde açık hedef haline getirme ve ayrımcılık ile nefret söylemlerini artırma riski taşımaktadır.
Bunun sağlık alanında da doğrudan sonuçları vardır. Ayrımcılığa, fişlenmeye veya kötü muameleye maruz kalma endişesi, LGBTİ+ bireylerin hastane ve sağlık kuruluşlarına başvurmaktan kaçınmasına; koruyucu sağlık hizmetlerinden, tanı ve tedaviden uzaklaşmasına neden olabilir. Aynı zamanda HIV ile yaşayan kişilerin haklarını ve sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen, HIV'den korunma ve cinsel sağlık alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının işlevsizleştirilmesi, halk sağlığı açısından ciddi riskler yaratabilir."
"Ailem Güvende" soruşturmalarının ilk günlerinde LGBTİ+ örgütlerinin ofislerinde aramalar yapılırken, soruşturma kapsamında HIV ile yaşayan kişilerle çalışan iki örgüt de yer aldı. Tutuklananlar arasında LGBTİ+ dernekleriyle bağlantılı kişilerin yanı sıra HIV alanındaki derneklerden kişiler de bulunuyor.
SAĞLIK BAKANLIĞI'NIN PROGRAMINI HATIRLATTI
İstanbul Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı 2025-2030 kapsamındaki hedeflere de işaret etti.
Oda, programda insan haklarının gözetilmesi, HIV ile yaşayan kişilerin tanı, tedavi, bakım ve desteğe eşit biçimde ulaşması ile ayrımcılık ve damgalamayla karşılaşan gruplara erişimin önemsendiğini belirtti.
Açıklamada şöyle denildi:
"Dolayısıyla bilimsel sağlık bilgisini topluma ulaştıran ve sağlık hakkını savunan meslek örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarının faaliyet alanlarının daraltılması, kamu politikaları açısından da ciddi bir çelişki yaratmaktadır.
LGBTİ+ bireylerin ve HIV ile yaşayan insanların sağlık hakkı korunmalı; ayrımcılık ve damgalamayla mücadele güçlendirilmelidir.
Bilimsel bilgiye, meslek örgütlerine ve sağlık hakkına yönelik kısıtlamalara son verilmelidir."
https://twitter.com/istabip/status/2102288759639220328
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik