İngiltere ‘savaş kitabını’ yeniliyor: ‘Gıda ve su stoklayın’ uyarısı

İngiltere’de hükümet, savaşın ülke topraklarını doğrudan etkileyebileceği bir senaryoya karşı kamu kurumlarının ve toplumun nasıl hareket edeceğini yeniden planlamaya başladı.

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından rafa kaldırılan ve devlet kurumlarının savaş durumunda nasıl çalışacağını belirleyen “Savaş Kitabı” adı verilen planların güncellenmesi için çalışmalar yürütülüyor.

Yeni planın yalnızca ordunun değil polis, sağlık sistemi, enerji şirketleri, yerel yönetimler, ulaştırma sektörü ve halkın da büyük ölçekli bir kriz sırasında nasıl hareket edeceğini kapsaması öngörülüyor. İngiliz hükümeti ayrıca 2027’de onlarca yıldır düzenlenecek en kapsamlı iç savunma tatbikatlarından birini gerçekleştirmeyi planlıyor.

İngiliz hükümetinin hazırlık çağrısı yalnızca askeri kurumlarla sınırlı değil.

Hükümetin acil durum rehberinde yurttaşlara elektrik veya su kesintisi gibi uzun süreli krizlere karşı evlerinde içme suyu, bozulmayan gıda, el feneri, taşınabilir şarj cihazı, radyo, ilk yardım malzemesi ve yedek pil bulundurmaları öneriliyor.

Resmi rehberde kişi başına günlük en az 2,5-3 litre içme suyunun hayatta kalmak için gerekli olduğu, daha rahat koşullar için bunun daha yüksek tutulabileceği belirtiliyor.

Hükümetin yaklaşımı, savunmanın yalnızca ordunun sorumluluğu olmadığı ve toplumun tamamının krizlere karşı daha dayanıklı hale gelmesi gerektiği anlayışına dayanıyor.

“35 YILLIK KARİYERİMİN EN TEHLİKELİ DÖNEMİ”

İngiltere’nin en üst düzey askeri yetkilisi Genelkurmay Başkanı Hava Mareşali Sir Richard Knighton, özellikle Rusya’dan kaynaklanan güvenlik risklerine dikkat çekiyor.

Knighton, mevcut dönemi 35 yıllık askeri kariyerinde karşılaştığı “en tehlikeli” güvenlik ortamı olarak tanımladı.

İngiliz askeri yetkililer, Rus askeri faaliyetlerinin yanı sıra siber saldırılar, sabotaj girişimleri ve kritik altyapıya yönelik tehditlerin geleneksel savaş kadar önemli hale geldiğini savunuyor.

Ancak tartışmanın merkezindeki soru, Rus tanklarının İngiltere topraklarına ulaşmasından çok farklı bir tehdide dayanıyor.

Tarihçi Margaret MacMillan’a göre modern bir çatışmada İngiltere açısından asıl risk, doğrudan kara işgalinden ziyade kritik altyapının hedef alınması.

Deniz tabanındaki iletişim ve enerji kablolarının kesilmesi, elektrik sistemlerinin sabote edilmesi, bankacılık veya haberleşme altyapısına yönelik siber saldırılar ve dezenformasyon operasyonları savaşın yeni biçimleri arasında gösteriliyor.

Bu nedenle İngiltere’deki hazırlıklar klasik bir işgal senaryosundan çok, ülkenin günlük yaşamını işlemez hale getirebilecek “hibrit saldırılar” üzerinde yoğunlaşıyor.

Hükümetin 2027’de düzenlemeyi planladığı tatbikatın da İngiltere’ye yönelik hibrit saldırılar karşısında devlet kurumlarının hazırlığını sınaması öngörülüyor.

İSVEÇ MODELİ: 18 YAŞINDA SİSTEME DAHİL OLUYORLAR

Avrupa’nın doğusuna gidildikçe savaşa hazırlık düzeyi de artıyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından NATO’ya katılan İsveç, askeri ve sivil hazırlık sistemini hızla genişleten ülkelerden biri.

İsveç’te 18 yaşına giren gençler askerlik sistemi kapsamında değerlendirmeye alınıyor. Seçilen erkek ve kadınlar 9 ila 15 ay arasında askeri eğitim alabiliyor ve daha sonra ülkenin savaş zamanı personel havuzunun parçası haline geliyor.

İsveç aynı zamanda elektrik, enerji ve altyapı gibi kritik sektörlerde çalışan sivillerin savaş veya büyük kriz sırasında hangi görevleri üstleneceğini belirleyen “toplam savunma” anlayışını güçlendiriyor.

Avrupa’da savaş ve kriz hazırlığı konusunda en sık örnek gösterilen ülkelerden biri ise Finlandiya.

Rusya ile yaklaşık 1340 kilometrelik sınırı bulunan Finlandiya’nın savunma anlayışı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği’yle yaşadığı Kış Savaşı’nın tarihsel mirasına dayanıyor.

Ülkede erkekler için zorunlu askerlik uygulanırken kadınlar gönüllü olarak askerlik yapabiliyor. Askerlik hizmetinin ardından personel geniş bir yedek kuvvet sistemine dahil ediliyor.

Finlandiya’nın savunma modeli yalnızca orduyu değil hastaneleri, enerji ve su şirketlerini, özel sektör yöneticilerini, kamu kurumlarını ve sivil toplum kuruluşlarını da kapsıyor.

Üst düzey kamu görevlileri ve iş dünyası temsilcileri için yıllardır kriz yönetimi eğitimleri düzenleniyor.

“SAVAŞ KİTABI” YILLAR SONRA GERİ DÖNÜYOR

İngiltere’de Soğuk Savaş döneminde kullanılan “Savaş Kitabı”, bakanların, kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin savaş durumunda hangi adımları atacağını belirliyordu.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından geleneksel savaş planları arşive kaldırıldı.

Ancak Ukrayna’daki savaş, siber saldırılar ve kritik altyapıya yönelik tehditler Londra yönetimini bu sistemi yeniden gözden geçirmeye yöneltti.

İngiliz hükümeti artık askeri savunmayla sivil hazırlığın birlikte yürütüldüğü yeni bir model oluşturmayı amaçlıyor.




kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik



Benzer Videolar