Hong Kong’da Aktivistlerin Cezaları Hakkında Mahkeme Kararı
South China Morning Post gazetesinin haberine göre, Hong Kong Nihai Temyiz Mahkemesi, kapatılan Apple Daily gazetesinin kurucusu Jimmy Lai, Demokratik Parti’nin kurucusu Martin Lee Chu-ming ve beş eski milletvekili için cezalarının iptali talebiyle yapılan başvuruyu değerlendirdi. Mahkeme, hükümet karşıtı protestolardaki rolleri nedeniyle suçlanan yedi aktivistin başvurusunu reddetti. Aktivistlerin, hapis cezalarının “ifade ve toplanma özgürlüğüne aşırı sınırlama getirdiği” yönündeki argümanları da mahkeme tarafından kabul edilmedi.
Bu yedi aktivist arasında bulunan Lai, Chu-ming ve diğer beş eski milletvekiline, 18 Ağustos 2019 tarihinde Hong Kong Adası’nda gerçekleşen büyük çaplı bir protesto nedeniyle 12 aya kadar hapis cezası verilmişti. Ayrıca, Hong Kong Batı Kowloon Sulh ve Ceza Mahkemesi, 28 Mayıs 2021 tarihinde, yaklaşık 1,7 milyon kişinin katıldığı bu kitlesel gösteriyi organize etmek ve gösteriye katılmaktan suçlu bulunan muhalif medya patronu Lai’ye 14 ay hapis cezası daha vermişti. Temyiz Mahkemesi, 14 Ağustos 2023 tarihinde, 2019’daki hükümet karşıtı protestolardaki rolleri nedeniyle suçlanan bu yedi aktivistin cezalarını kısmen kaldırmıştı.
Protestoların Arka Planı
2019 yılında Hong Kong’da, suçluların Çin ana karası, Makao Özel İdari Bölgesi ve Tayvan’a iadesini kolaylaştıran bir yasa tasarısı, merkezi hükümetin bölgenin özerk hukuk sistemi üzerinde tahakkümüne yol açacağı endişesiyle geniş tartışmalara neden oldu. Söz konusu yasa tasarısının görüşülmesi sırasında Meclis’te yoğun tartışmalar yaşandı. Haziran ayından itibaren Hong Kong’un sokaklarında ve üniversite kampüslerinde binlerce kişinin katıldığı büyük çaplı kitlesel gösteriler düzenlenmeye başladı.
Gösterilerin ölçeği ve şiddeti giderek artarken, yerel hükümet, temmuz ayında tasarının askıya alındığını açıkladı. Ancak, gösterilerin devam etmesi üzerine, 4 Eylül 2019’da tasarının tamamen iptal edildiği duyuruldu. Tasarının iptaline rağmen, göstericiler hükümetin istifası talebiyle protestolarına yıl sonuna kadar devam etti. Bu süreç, Hong Kong’da demokratik haklar ve özgürlükler için verilen mücadelenin simgesi haline geldi.