CHP, Ankara’da Mesut Özarslan’a meydan okudu: ‘İstifa et, AKP-MHP birinin adayı ol, sandığı getirelim’

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP'den istifa etmesinin ardından, Kızılay'daki İl Başkanlığı binası önünde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, CHP Ankara Milletvekilleri Aliye Timisi Ersever ve Semra Dinçer, Parti Meclisi üyeleri ile çok sayıda partilinin de katılımıyla basın açıklaması yaptı.

"HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRME YAPACAĞIZ"

Acil bir basın açıklaması yapmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle bazı belediye başkanları ile milletvekillerinin yetişemediğini ifade eden Erkol, "Ankara'daki bütün milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız temsil yetkilerini bize vermiştir. Burada bulunmayanların mazeretleri vardır. Büyük bir tesadüf eseri, yarın belediye başkanlarımız ve milletvekillerimizin katıldığı bir değerlendirme toplantısı yapacaktık. Yarın o toplantıda hep birlikte değerlendirme yapacağız” dedi.

Ümit Erkol, şöyle konuştu:

"Bir cevap verme ihtiyacı doğmuştur çünkü çok kısa bir süre önce aramızda bulunan, doğrusu hak ettiğimizden belki de fazlasıyla övgüleriyle, iltifatlarıyla camiamızda meşhur olan bir belediye başkanımız daha AKP'ye geçmeden yalan, dolan ve iftira dolu beyanlara başlamıştır. Bir cevap verilmesi de kaçınılmaz olmuştur.

Öncelikle, seçmenin iradesini yok sayan, kendisini seçenlerin kendisine gösterdiği yolu ve istikameti terk eden hiç kimseyi onaylamıyoruz. Seçmenin iradesi Keçiören ilçesinde Belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi'ne vermiştir, Cumhuriyet Halk Partisi'nin aday gösterdiği kişiye vermiştir.

"ŞAHSIN KENDİSİ TARAFINDAN KAZANILMAMIŞTIR"

Keçiören Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı tarafından seçim döneminde belirlenen Türkiye İttifakı sloganına ve Türkiye İttifakı çerçevesine uygun bir şekilde 5 yıl boyunca Ankara'da ve Türkiye'de marka olan Mansur Yavaş belediyeciliğinin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'ın referansı ve güçlü desteğiyle seçilmiştir. Yani Keçiören Belediyesi şahsın kendisi tarafından kazanılmamıştır. Kendisinin de katkılarıyla ama Cumhuriyet Halk Partisi ve Sayın Mansur Yavaş'ın desteğiyle kazanılmıştır.

Biraz önce televizyonda dinledim; çok iddialı konuşmalar yapıyor. Buradan sesleniyorum: Seçmen iradesine saygılıysa belediye başkanlığından da istifa etsin. Hele kendine güveniyorsa, o televizyonda söylediği sözlerin arkasındaysa istifa etsin. Sandığı getirelim; AKP adayı ya da MHP adayı olsun. Keçiören halkı kime oy veriyor, görelim. Hodri meydan! Hodri meydan! Sandığa gelin, gel sandığa.

"YAVAŞ VE ÖZEL'DEN ÖVGÜYLE BAHSETMİŞTİR"

Bu arkadaşımız, Sayın Mansur Yavaş'ın adını andığı her cümlede -benim söylememe gerek yok- dönün geriye, çeşitli platformlardan videolarına bakın, Sayın Mansur Yavaş'ın adını andığı her yerde övgüyle söz etmiştir. Mansur Yavaş belediyeciliğinin bir Türkiye markası olduğundan, Mansur Yavaş'ın kendisinin abisi olduğundan bahsetmiştir. Bir tane tersi beyanını göstersin.

Video var, kayıt var. Sayın Özgür Özel'den, Genel Başkanımızdan, kamuya açık bütün toplantılarda Cumhuriyet Halk Partisi'nin çeşitli düzeydeki yöneticileriyle, il başkanı, ilçe başkanı, Parti Meclisi üyesi, milletvekili toplantılarda bizden daha büyük bir övgüyle söz etmiştir. 'Örnek bir lider. Kendisini başarılarıyla tüm Türkiye'ye ispat etmiş bir lider olarak, onun arkasında durmaktan, onun belediye başkanı olmaktan gurur duyduğunu' her yerde söylemiştir. Gerek kamuya açık toplantılarda gerekse özel görüşmelerde.

"ÖZARSLAN 'BEN HAİN MİYİM Kİ BAŞKA BİR PARTİYE GİDEYİM?' DEMİŞTİR"

Bu cuma gününe kadar böyleydi. Cuma gününe kadar kendisine ulaşan herkese, Mansur Yavaş'a, Sayın Genel Başkanımıza ve partisine bağlılığından söz etmiştir: 'Ben hain miyim ki başka bir partiye gideyim? Bana bunu niye soruyorsunuz? Bana bunu sormak ayıptır' demiştir. Soranlara bu soruyu sormanın ayıp olduğunu ifade etmiştir. Cuma akşamından sonra zaten kendisiyle konuşan yoktur.

Ne olduysa cuma akşamından sonra oldu. Ama niye bir başka belediye başkanına değil de kendisine bu sorular soruluyordu? Çünkü çeşitli kulislerde, kendisinin AKP'ye geçeceğine dair yazılanlar, çizilenler olduğu için soruluyordu. Yoksa kimse durup dururken gaipten sesler duyarak bunları sormuyordu.

"BİR ELEŞTİRİ YAPMAMIZ GEREKİRSE..."

Cumhuriyet Halk Partisi, belediye başkanlarının yasal yetkiler çerçevesinde tamamen yasalara, mevzuata, hukuka bağlı olarak çalışmasını telkin eden bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi, belediye başkanlarının seçildikten sonra tarafsız olmasına, tüm seçmene hizmet etmesine inanan ve bu inancını her yerde söyleyen bir partidir. Biz belediye başkanlarımızın adaletiyle, tarafsızlığıyla, herkese eşit hizmet vermesiyle övünürüz. Biz belediye başkanlarımızın partizan olmasını bir övünç kaynağı olarak görmeyiz. Onun için de hiçbir belediye başkanımızdan partizanlık beklemeyiz.

Bütün belediye başkanlarımız burada. Türkiye'nin her yerindeki belediye başkanlarımız da bunu doğrulayacaktır. Bizim ayrıca alanlarda yaptığımız konuşmalar da bunu doğrulayacaktır. Biz her yerde belediye başkanlarımıza tarafsız ve adil oldukları için teşekkür ettik. Örnek olduklarını söyledik. Onların tarafsız bir şekilde kamu görevi yapmasından gurur duyduğumuzu söyledik. Mesut Başkan'a da hep bunu söyledik.

Başka da hiçbir şey söylemedik. Kendisinin yaptığı her güzel işi alkışladık. Bir eleştiri yapmamız gerekirse, bunu da yalnızca kendisine, kapalı ortamlarda ve nezaket içerisinde yaptık. Bugüne kadar hiçbir parti yetkilimizle, ilçe başkanından il başkanına, il başkanından parti meclisi ve MYK üyelerine, milletvekillerine ve Sayın Genel Başkanımıza; belediye başkanımızla, hiçbir belediye başkanımızla nezaket sınırlarını aşan hiçbir diyalog olmamıştır. Hiçbir hitap olmamıştır.

"BU YAŞANAN BİR İHANETTİR"

Cumhuriyet Halk Partisi, her düzeyde karşılıklı saygıya dayanan iletişimi temel alan ve felsefesinde buna yer veren bir partidir. Mutlaka karşılıklı nezaket içerisinde beklentilerini ve eleştirilerini ifade eder. Evet, bu yaşanan bir ihanettir. Keçiörenliye bir ihanettir. Keçiören oylarını CHP'ye verirken, özelde de AKP'li bir belediye başkanı istemediğini ifade etmek için vermiştir. AKP'nin karşısındaki en büyük, en güçlü dinamik CHP olduğu için vermiştir. AKP'ye karşı olan seçmenin oyunu alarak sonra AKP'ye geçmek, kendisine oy veren seçmene ihanettir. Bir kez daha söylüyorum. Keçiörenli'nin benim söylediğimden farklı düşündüğünü düşünüyorsa, kendisine güveniyorsa istifa etsin, sandığı getirelim. Herkes boynunun ölçüsünü alsın.

İkincisi, seçilmek için Ankara'da gönüllerde taht kuran Mansur Yavaş'ı kendisine her zaman örnek aldığını ifade etmiştir. Mansur Yavaş'ın desteğini bütün konuşmalarında öne çıkarmıştır. Aldığı her oyda Mansur Başkan'ın emeği vardır. Bu, yaptığı Mansur Başkan'ın emeğine ihanettir. Mansur Yavaş'a ihanettir. Her konuşmasında Türkiye İttifakı vurgusunu özellikle yapan, rengini Türk bayrağının renginden aldığının altını çizen, Türk bayrağına saygılı olan herkesi, milli takım sevindiğinde sevinen herkesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bayrağı altında, Türkiye İttifakı çatısı altında toplanmaya davet eden genel başkanımızın davetine icabet eden milyonların oylarıyla kazanmıştır.

Yalnızca Keçiören kazanılsaydı, belki bir şahsi başarıdan söz edebilirdik. Ama Şereflikoçisar kazanılmıştır, Kahramankazan kazanılmıştır, Güdül kazanılmıştır, Beypazarı, Nallıhan, Ankara'nın 16 ilçesi kazanılmıştır. Kırıkkale, Kütahya, Afyon, Uşak kazanılmıştır. Yani seçmen, Cumhuriyet Halk Partisi'ne 'Biz yerel yönetimleri sana emanet etmek istiyoruz, Türkiye'ye emanet etmek istiyoruz' demiştir. 'Mansur Yavaş belediyeciliğine emanet etmek istiyoruz. İmamoğlu belediyeciliğine emanet etmek istiyoruz' demiştir. Seçmenin iradesi bu yönde tecelli etmiştir. Dolayısıyla da Keçiören Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'e ihanet etmiştir. Başka türlü bunu adlandırma şansımız yoktur. Bu yapılanın adı ihanettir.

"İHANET, HİÇBİR ZAMAN OLUMLU KARŞILANMAZ"

İhanet, Türk kültüründe hiçbir zaman olumlu karşılanmaz. İstiyorsa tarafsız bir anket yaptıralım. Görelim bakalım Ankaralılar bu davranışa ne diyorlar. Bu davranışı sonrasında televizyonlara çıkarak, Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Genel Başkanımızın ve belediye başkanlarımızın, örgütlerini karalamaya dönük dezenformasyonlara başladığı görülmektedir. Bir an önce kendisini daha fazla küçültmemeye ve bundan vazgeçmeye davet ediyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşünü engellemek için takoz olmaya çalışmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. Ne gücü ne hacmi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşünün önünde engel olmaya yetmez. Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti olma özelliğini sürdürecek. İktidar yürüyüşünü bütün saldırılara rağmen sürdürecek ve ilk yapılacak seçimde Genel Başkanımız her zaman söylüyor: İktidarı da AKP ve MHP’yi de sandığa davet ediyoruz. İlk yapılacak seçimde Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarı kazanacağına olan inancımız tamdır. O güne kadar da kesintisiz mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu duygularla hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

"İKTİDARIN SENİN İÇİN NELER SÖYLEDİĞİNİ UNUTMA"




kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik



Benzer Videolar