Bakanlığın yönetmeliği mühendisleri ‘imzacılığa’ itiyor: Ankara’nın merkezinde ‘Türkiye Yüzyılı’ masalı

Türkiye, deprem kuşağında olan ve depremin olumsuz sonuçlarından fazlasıyla etkilenen bir ülke olarak dikkat çekiyor. İktidar depremin ‘kader’ olduğunu savunsa da, birçok teknik gerekçe dolayısıyla binalar dayanıksız inşa ediliyor. Yıkılan binaların altında kalan yurttaşlar ya yaşamını, ya da yakınlarını yitiriyor. Bu sebeplerden biri, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ankara Şubesi tarafından yapılan bir saha araştırmasıyla ortaya çıktı.

YALNIZCA 85’İNDE ŞANTİYE ŞEFİ VAR

Odaya bağlı 15 genç-İMO üyesi ve araştırma görevlileri tarafından, Ankara iline bağlı Çankaya, Altındağ, Gölbaşı ve Yenimahalle ilçelerinde gerçekleşen inşaatların şantiyelerine saha ziyaretinde bulunuldu. 21 Nisan 2025 tarihinden bu yana yapılan 832 şantiye ziyaretinde ortaya çıkan tespitlere göre, 832 şantiyenin yalnızca 85’inde fiilen görev yapan bir şantiye şefi olduğu görüldü. 26 adet de saha mühendisinin yer aldığı öğrenildi. Yani şantiyelerin yalnızca yaklaşık yüzde 10’unda şantiye şefi bulunabiliyor. Sorumlusu ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan başkası değil.

‘ŞANTİYE ŞEFLERİNİN SAHADAKİ VARLIĞI YOK EDİLİYOR’

Gazetemiz Cumhuriyet, araştırmaya ilişkin bilgi almak için İMO Ankara Şubesi’ne giderek İMO Ankara Şube Başkanı Ahmet Onur Özergene ile konuştu.

Sorunun kaynağını açıklayan Özergene, bakanlık tarafından düzenlenen “Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik”ten çeşitli alıntılar yaptı. Özergene, yönetmeliğin “Mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefleri aynı anda herhangi birisinin yapı inşaat alanı; bin 500 metrekareyi geçmeyen dört işi, 4 bin 500 metrekareyi geçmeyen üç işi, 7 bin 500 metrekareyi geçmeyen iki işi üstlenebilir. Yapı inşaat alanı 7 bin 500 metrekareyi geçen veya kamu kurum ve kuruluşlarınca yaptırılan kamu yatırımı niteliğindeki yapıların şantiye şefleri aynı anda başka bir işin şantiye şefliğini üstlenemez” maddesine dikkat çekti.

Özergene, “Bu yönetmeliğin şantiye şeflerinin sahadaki varlığını yok ettiğine inanıyoruz biz. Aynı anda devam eden 4 inşaat düşünün. Bin 400 metrekare diyelim bunlara. Aslında bu, 10-12 dairelik apartman demek. Bu işler devam ederken inşaat mühendisleri olarak hem sorumluluğunu alacaksın, hem de teknik olarak yapımını üstleneceksin. İmalat esnasında kontrolleri yapacaksın. Bunu, Ankara ili olarak sınırlıyor. Yani binanın biri Ankara’nın çevre ilçelerinden Şereflikoçhisar’da, biri Polatlı’da ikisi de Ankara’nın merkezde olabilir. Fiilen mümkün olmadığı çok bariz bir durum” değerlendirmesini yaptı.

‘MÜHENDİSLER İMZACILIĞA İTİLİYOR’

Daha önce metrekare sınırlandırması olmadan şantiye şefi olan bir mühendisin 5 şantiyeye bakabildiğini anımsatan Özergene, “Şu andakinden daha kötüydü. Ama bu yeni yönetmeliğin de iyi olduğunu göstermez. Çok fazla inşaat mühendisi, şantiye şefi olduğu için hasar gören binalardan kaynaklı yargılandı, ceza aldı. Sorumluluğu çok büyük bir iş bu. Bina hasar olduğu zaman, tek dayağı biz mühendisler yiyoruz. Bu yönetmeliğin bu işi buraya sürüklediği unutuluyor. Bizim cezadan korktuğumuz yok. Sadece işimizi yapmak istiyoruz” diye konuştu.

Özergene, müteahhitlerin tam zamanlı mühendis çalıştırmak yerine işi teknik açıdan eksik bilen ustalara inşaatı yaptırdığını, inşaat mühendislerine ise sadece iş sonunda imza attırdığını belirterek, buna yönetmeliğin sebep olduğunu aktardı. Özergene, “Mühendisler, bu yönetmelik sebebiyle biraz orada biraz burada ya gözükmeye çalışıyor, ya da imzacılığa sürükleniyor. Her binada resmi olarak gözükmesi gerekiyor. Devlet o binada gerçekten şantiye şefi var mı yok mu bunu denetlemiyor. Ki bu mümkün de değil. Denetleyebilmesi için aslında bunun fiilen yapılabilir bir hale getirilmesi lazım önce. Bu, hem sahada şantiye şefi olmamasına sebep oluyor, var olanların da düşük ücrete çalışmasına sebep oluyor. İmzamız sadece kağıt üstünde kalıyor” dedi.

YAPI DENETİM ÇALIŞANINI DA ETKİLİYOR

Yapı denetim için şantiyeye gelen mühendislerin yönetmelik sebebiyle alanda mühendis olan şantiye şefiyle görüşemediğini, zorunlu olarak müteahhit veya işçiyle iletişim kurduğunu aktaran Özergene, “İki mühendisin birlikte inceleme yapması gerekiyor. Ama denetlemeye gelen insan ya mühetahhitle ya da oradaki işçiyle muhattap oluyor. Yapı denetim çalışanları bazen şantiyede şiddete maruz kalıyor. Yönetmelik böyle sonuçlar da doğurabiliyor. Şantiye şefinin orada olmasının gerekliliği yasalarla belirlenmiş. Ama yönetmelik bunu engelliyor. Gereklilik var ama imkan yok” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE YÜZYILI MASALI’

Özergene, oda olarak bakanlığa düzenlemede değişiklik yapılması çağrısında bulunduklarını belirterek şu maddeleri sıraladı:

“ - İstisnai durumlar dışında, her şantiye şefi sadece bir şantiyede tam zamanlı olarak görevlendirilmelidir.

- Şantiye şefliğinin üstlenilmesinde; yapım işinin konusunun, niteliğinin, büyüklüğünün ve ilgili imalatların oranının dikkate alınması, keyfi uygulamaların sonlandırılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

- Şantiye şefliği sürekli eğitime ve mesleki tecrübeye gereksinim duyan bir görevdir. Bu görevi yerine getirecek kişilerin ilgili meslek odalarınca verilen eğitimlere katılıp belgelendirilmeleri zorunlu tutulmalıdır.

- Gerçeğe aykırı beyanda bulunarak şantiye şefliği üstlenilmesinin önünü geçilmesi için şantiye şeflerinden Oda Kayıt Belgesi istenmelidir.

- Şantiye şefleri TMMOB tarafından belirlenen mühendislik asgari ücretinin altında çalıştırılmamalı, hak ve ücretleri yasal güvenceye alınmalıdır.”

Özergene, sözlerini “Kartalkaya’da yangın oldu, artık insanlar bir yere gittiğinde yangın sistemlerine bakıyor. ‘Türkiye Yüzyılı’ diye bir masalın içerisindeyiz, ama insanlar benim binam yıkılır mı, yangın sistemi çalışıyor mu diye bakıyor. Bu böyle olmamalı” diyerek sonlandırdı.




kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik



Benzer Videolar