Almanya’da sandık dengeleri değiştirdi: Seçmen merkez partilerden uzaklaşıyor
Almanya’da pazar günü yapılan iki eyalet seçimi, federal siyasette de yankı uyandırdı. Başbakan Friedrich Merz’in CDU’su her iki eyalette oy kaybederken, Almanya için Alternatif (AfD) Mecklenburg-Vorpommern’de seçimden birinci çıktı. Berlin’de ise Elif Eralp’in başbakan adayı olduğu Sol Parti en fazla oyu aldı.
Reuters, sonuçların Merz üzerindeki siyasi baskıyı artırdığına, AfD’nin özellikle ülkenin doğusundaki eyaletlerde desteğini genişlettiğine ve Almanya’daki koalisyon denklemlerini daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekti.
Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki CDU’nun yaşadığı oy kaybı oldu.
Mecklenburg-Vorpommern’de CDU, savaş sonrası dönemde herhangi bir eyalet seçiminde aldığı en düşük oy oranına geriledi. Merz de ilk sonuçların ardından tabloyu “felaket” olarak nitelendirdi ancak başbakanlık görevini sürdürme ve hükümetin reform programına devam etme mesajı verdi.
Reuters’a göre özellikle hayat pahalılığı, Almanya ekonomisindeki uzun süreli durgunluk ve hükümetin reformlarının seçmen üzerindeki etkileri Merz’e yönelik memnuniyetsizliği artıran başlıklar arasında yer aldı.
Sonuçların ardından Merz’in CDU içindeki konumuna yönelik tartışmaların da sürmesi bekleniyor. Merz ise seçimlerden önce de görev süresini tamamlamak istediğini ve siyasi geleceğini eyalet seçimlerinin sonucuna bağlamayacağını söylemişti.
AFD MECKLENBURG-VORPOMMERN’DE BİRİNCİ
AfD, iki eyalette de oylarını artırırken Mecklenburg-Vorpommern’de en fazla oyu alan parti oldu.
Parti, 2021 seçimlerine kıyasla oy oranını iki kattan fazla artırdı. Böylece AfD, eylül ayı içerisinde Saksonya-Anhalt’ın ardından ikinci kez bir eyalet seçiminde ilk sıraya yerleşti.
AfD; düzensiz göçle mücadelede daha sert önlemler, Almanya’da kalma hakkı bulunmayan yabancıların sınır dışı edilmesi ve Rusya ile enerji ilişkilerinin yeniden geliştirilmesi gibi politikaları savunuyor.
Buna karşın Almanya’daki diğer büyük partiler, AfD ile koalisyon yapmama yönündeki “güvenlik duvarı” politikasını sürdürüyor. Bu nedenle AfD’nin Mecklenburg-Vorpommern’de birinci parti olmasına rağmen hükümet kurabilmesi için gerekli koalisyon ortaklarını bulması mevcut siyasi tablo içinde mümkün görünmüyor.
Seçimler, Almanya’da hükümet kurmak için gereken çoğunlukların giderek daha fazla partiye bağımlı hale geldiğini de ortaya koydu.
Mecklenburg-Vorpommern’de ortaya çıkan sandalye dağılımı, AfD dışındaki partilerin hükümet kurabilmesi için üç partili bir koalisyon seçeneğini gündeme getiriyor. Mevcut ihtimallerden biri SPD ve Sol Parti’nin yanına Yeşillerin de katılması.
Berlin’de ise seçimi kazanan Sol Parti’nin SPD ve Yeşillerle birlikte çoğunluk hükümeti kurabilecek sandalye sayısına ulaşması koalisyon görüşmelerinin ana seçeneklerinden biri haline geldi.
Almanya’da uzun yıllar iki büyük partinin oluşturduğu koalisyonlar siyasi sistemin temelini oluştururken, oyların daha fazla parti arasında dağılması son yıllarda üçlü koalisyonları daha önemli hale getirdi.
EKONOMİK KAYGILAR SANDIĞA YANSIDI
Her iki eyalette de seçim kampanyalarının önemli başlıklarından biri ekonomi oldu.
Almanya’da yüksek yaşam maliyetleri, artan enerji fiyatları, sanayide açıklanan işten çıkarmalar ve uzun süredir devam eden ekonomik durgunluk seçmenlerin başlıca kaygıları arasında yer aldı.
Berlin’de Sol Parti özellikle konut krizini seçim kampanyasının merkezine taşıdı. Parti, daha fazla uygun fiyatlı konut yapılması, bölge ortalamasının belirgin şekilde üzerinde bulunan kiraların düşürülmesi ve kısa süreli turistik kiralamaların sınırlandırılması gibi vaatlerde bulundu.
Mecklenburg-Vorpommern’de ise AfD, Rusya’dan Almanya’ya doğal gaz taşıması amacıyla inşa edilen ancak devreye alınmayan Kuzey Akım 2 hattının yeniden kullanılması çağrısını seçim kampanyasının önemli unsurlarından biri yaptı.
Parti, Rus gazına dönüşün enerji maliyetlerini düşürebileceğini savunuyor. Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Manuela Schwesig ise Ukrayna’ya verilen desteğe yönelik tepki ile Kuzey Akım tartışmasının bazı seçmenlerin AfD’ye yönelmesinde etkili olduğunu söyledi.
SEÇMEN MERKEZ PARTİLERDEN UZAKLAŞIYOR
Seçimlerde yalnızca AfD değil, Sol Parti de oylarını önemli ölçüde artırdı.
ARD için infratest dimap tarafından yapılan seçmen geçişi analizine göre Sol Parti, Mecklenburg-Vorpommern’de CDU’dan yaklaşık 28 bin, SPD’den ise 45 bin seçmenin desteğini aldı. Berlin’de SPD’den yaklaşık 36 bin, Yeşillerden de 51 bin seçmenin Sol Parti’ye yöneldiği hesaplandı.
Berlin’de Sol Parti’nin yükselişinde özellikle konut ve kira politikalarının etkili olduğu değerlendirilirken, Mecklenburg-Vorpommern’de hem AfD’nin hem de Sol Parti’nin geleneksel merkez partilerden seçmen çekmesi dikkat çekti.
Sonuçlar, Almanya’da ekonomik sorunlar, göç politikaları, Ukrayna savaşı ve enerji maliyetleri gibi başlıkların seçmen tercihlerini yeniden şekillendirdiğini; CDU, SPD ve Yeşiller gibi yerleşik partilerin ise farklı yönlerden oy kaybettiğini gösterdi.
kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik