Abdullah Ağar Suriye’deki PKK’nın ‘ABD istemiyor’ diye görmezden gelinemeyeceğini söyledi: Sahada değilsen menüdesin

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı.

- Suriye Halep’teki SGD/HTŞ çatışması neden çıktı, söz edilen bu iki mahallerinin özelliği nedir?

Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinin tamamı Kürt değil. Hatta özellikle Eşrefiye daha çok Arap. PKK’nın yıllar içinde Irak ve Suriye’de yuvalandığını görüyoruz. PKK, Irak’taki güç boşluğunu çok iyi kullanırken, Suriye’de de baba ve oğul Esad döneminde PKK desteklendi. Şeyh Maksut’ta yuvalanma 1985’te başlıyor. Mahallenin adı bile daha önce bölgede Hristiyanlar, Süryaniler ve Ermeniler yaşadığı Cebel es Seyyide yani Meryem Tepesi idi. Göç ile birlikte Kürtlerin demografik olarak yoğunlaşmasıyla ölen bir Kürt şeyhinin adıyla anılmaya başlandı. Suriye iç savaşı sırasında Halep, Esad rejiminin elinde kalınca Esad’la iş birliği geliştirmiş oldukları için oralara daha derin nüfuz ettiler. Aralık 2024 Halep-Şam savaşları sırasında Halep’i ele geçiren HTŞ de durumun iç ve dış hassasiyetleri nedeniyle müdahalede bulunmadı, öncelikle Esad’ın hükümran olduğu alanlara yöneldi.

- Bu iki mahalle özelinde terör örgütü arasında anlaşmazlık çıktığı, Kandil’in “direnin” derken SDG’nin çıkmak istediği belirtiliyor. Ne oldu sizce?

Burada ilginç olan şu: Bizim Türkiye’de çözüm sürecini yürütmek istediğimiz eksen “Kalın, savaşın” derken ötekiler “Anlaşalım” diyor. Burada hem Türkiye’ye hem de Şam’a bir tuzak var.

- Nasıl bir tuzak, ne amaçlanıyor?

Kontrollü bir direnç ve kontrollü bir boşaltma üreterek Suriye’de özerk, yapısal bütünlüğünü koruyan PKK devletinin kalıcı olmasını sağlamaya çalışıyorlar. Ben, Halep ve Şam savaşları çıktığında çok anlatmaya çalıştım, “PKK dengesini yitirdi, vurun, Rakka’yı düşürün, iş bitsin” dedim. Yapmadılar, yapamadılar. Ama geçmişteki keşkelerle uğraşacak vakit yok, çözümü önümüzdeki durumdan çıkartmak zorundayız.

- Türkiye ne kazandı veya kazanabilir bu saatten sonra?

Bizim kazandığımız Türkiye’yi parçalamaya ahdetmiş terör örgütü PKK’nın ilgasıdır. Şimdi buna dair bir yaklaşım belirginleşiyor, Türkiye sanırım kalıcı bir çözüm üretmeye çalışıyor.

- Türkiye 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması konusunda ısrarlı. Bu Türkiye’nin, Suriye’nin üniter devlet olma hedefine ve çıkarına ne kadar hizmet ediyor?

PKK’nın yapısal bütünlüğünün korunmasına dair yorumlar çıkartılan riskli 10 Mart Mutabakatı dahil yapılan anlaşma ve görüşmelerin hiçbiri Suriye’de üniter yapıyı sağlamaya yönelik bir güven üretmediği gibi üniter yapıyı sabote eden, şüphe üreten anlaşmalar. Ama HTŞ o anlaşmaları yaptı. Çünkü Halep ve Şam savaşlarında HTŞ’nin başarısının arkasında Suriye’de durumu geliştiren aktörler, angajmanlar ve bağlantılar vardı. Örneğin Gazze’den itibaren İsrail ve ABD’nin İran-Şii Milis-Hizbullah ve Esad unsurlarını sürekli vurması oradaki yapılanmayı zayıflattı ve bu zayıflama belli bir noktaya gelince İdbil’de kümelenen HTŞ’ye yol açıldı.

- 10 Mart üniter yapıyı sabote ediyorsa Türkiye neden ısrarlı, anlaşmanın yenilenme ihtimali nedir?

10 Mart Mutabakatı’nda “entegrasyon” kelimesi geçiyor. Bu çok tehlikeli. PKK bunu, yapısal bütünlüğünü koruyarak, kaynaklara hükmederek, Şam’a nüfuz ederek, Şam içinde inisiyatif kazanarak entegre olmak biçiminde algıladı. Ancak anlaşma uygulamaya geçmeyince Amerikan Büyükelçisi Barrack “Her kriz yeni bir yol gösterir” dedi. Yani yeni bir anlaşmadan bahsediyor. O nedenle yeni bir anlaşmanın riski yerine Türkiye; SDG’nin yapısal bütünlüğün reddedildiği, kaynakların, sınırların ve kapıların Şam yönetimine geçtiği ve Şam karar mekanizmalarına sızmanın engellendiği, üniter yorumlu 10 Mart ısrarını sürdürmeli.

- Sizin “tehlikeli” dediğiniz “entegrasyon” ne olacak?

Entegrasyondaki temel kavram, Suriye’deki insanlar, Suriyeliler bireysel bazda, hiçbir silahlı-siyasi örgütlü yapısal bütünlük üretmeden vatandaşlık bağıyla merkezi devlete dahil olacaklar. Yani bireysel olarak Şam’ın ordusuna, polisine, bürokrasisine, karar ve uygulama mekanizmalarına katılacaklar. Egemen, Şam olacak. Üniter yapıyı tesis edecek. PKK’nın altındaki insanlar da bu şekilde yaşam bulacak. Ama silahlı PKK unsurları gidecek.

- SDG/YPG yerine neden PKK demeyi tercih ediyorsunuz?

SDG dediğiniz aslında PKK’dır. 100 bin kişilik bir silahlı yapılanmadan söz ediliyor. Ama bunların omurgasını oluşturan, 11 bin kişi çekirdek PKK. Elebaşları Mazlum Abdi PKK’lı, İlham Ahmed PKK’lı, Eldar Halil PKK’lı, Foza Yusuf PKK’lı, diğer lider kadrolar PKK’lı. Hatta Mazlum Abdi, Apo’nun manevi evladı. Bunların hepsinin komiseri de Bahoz Erdal. O da kor PKK’lı. Öte taraftan Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte özellikle Irak’tan binlerce PKK’lı Suriye’ye geçti. Zaten 11 bin terörist omurgaydı, üstüne bu gelenlerle omurga tahkim edildi.

‘NİHAİ HEDEFLERİ: SURİYE’

- Hakan Fidan, SDG’nin ayrılıkçı tavırdan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Nedir SDG’nin hedefi?

PKK, aslında bütün Suriye’yi ele geçirmek istiyor, dertleri sadece Fırat’ın doğusu falan değil. Hatta batıda Akdeniz’e çıkmak, merkezde Irak’ın kuzeyi ile Suriye’nin kuzeydoğusunu birbirine entegre etmek, doğuda İran’a erişmek, kuzeyde Türkiye’yi parçalamak istiyorlar. SDG Fırat’ın doğusunda Deniz Harp Akademisi kurmaya kalktı. Bunların bırakın denizi göle sınırı yok. Plan, önce Şam’a nüfuz etmek ve nihai hedefin önünü açmak. PKK’nın, terör örgütü aklı bu. Şöyle bir özel cümle kuralım isterseniz: “PKK bir Şam şeytanıdır, bir Bağdat hırsızıdır, bir Tahran cambazıdır ve bir Atlantik faresidir.” Hepsiyle işbirliği yapar. Söz konusu iki mahallede de bunu gördük. Bir taraf “Kalın ve savaşın” derken İsrail ajanı denen kişi “Uzlaşalım” dedi. Bu PKK içindeki bir çatlak değil, tersine sinsice ortaya konmuş bir terör ve siyaset stratejisi.

‘FIRAT’IN DOĞUSUNU KONUŞMALIYIZ’

- Tüm Suriye’yi ele geçirmek üzerine bir strateji mi?

Burada kontrollü boşaltma, kontrollü direniş var. Yani PKK “Silah bende, egemenlik sende değil” diyor. PKK şu an olayı Fırat’ın batısına hapsettirdi. Bizim asıl konuşmamız gereken yer Fırat’ın doğusu. Burada üniter devlet tesis edilemezse Suriye bölünür.

- Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’nin yardım talep etmesi durumunda Türkiye’nin destek vereceğini söyledi. Türk ordusu Suriye’ye girer mi?

Colani, çağırsa da çağırmasa da Suriye’ye girmeliyiz. Mesele Colani’nin meselesi değil. Bu, Colani’nin insafına, hesaplarına, hassasiyetlerine bırakılabilecek kadar basit bir konu değil, Colani “Fırat’ın batısı ya da Şam bana yeter” der ve bizi çağırmazsa ne olacak?

- ABD’li Senatör Graham “Kürt müttefiklerimize yönelik bir saldırıyı ne tolere ederim ne de kabul ederim. Suriye hükümetine ve Türkiye’ye sesleniyorum: akıllıca bir tercih yapın” dedi. ABD’ye rağmen Türkiye harekât yapabilir mi?

Türkiye gerekirse ABD’ye rağmen harekat yapmak zorunda. Küçücük İsrail varoluşsal bir gerekçe üreterek, 7 Ekim’den sonra 8 ülkeye, güce savaş açtı ve stratejik üstünlüğünü ortaya koydu. Biz de Türkiye için varoluşsal bir tehdit üreten PKK’yı “ABD istemiyor” diye görmezden gelemeyiz. Bu coğrafyada temel kural: At binen kılıç kuşananın. Göbek bağını kendin kesmezsen başkası keser. Sahada değilsen menüdesin. Fırsatlar çıkabilir, temel kural fırsat çıkmasını beklemek değil, fırsat yaratmaktır. Türkiye vekil unsurlarla veya müttefiklerle hareket edebilir. Bugün coğrafya yeniden dizayn edilirken biz PKK’ya mahkum kalamayız. PKK asla Suriye’nin kuzeydoğusunda bir kanton, federalist bölge olarak kalamaz.

‘COLANİ KAVRAM ÇATI OLUŞTURMALI’

Suriye ile Irak’ı parçalayacak ve Irak’ın kuzeyi ile Suriye'nin kuzeydoğusunu bir araya getirecek tarzda bir işbirliği gelişiyor. PKK, Şam’a nüfuz etmeyi başarırsa Şam’ı bypass edecek. Colani kalıcı olmak istiyorsa Suriye’de toprak bütünlüğünü tesis edecek ve bütün Suriye toplumunu bir arada tutabilecek kavramsal çatıyı oluşturmalı. Bu kavramsal çatı bizde var. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti Suriye’nin kurtuluşunun çaresidir.

- Eski bir İslamcı terör örgütü ile “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” inşa edilebilir mi?

Taç giyen baş akıllanır. Bakın size “zorunda” diyorum. Mezhepçi bir Arap devleti kurarsa Suriye’nin parçalaması ile ilgili kavramsal fitneyi kendisi üretmiş olur.

‘DEM PARTİ UMUDU SİLAHLAŞTIRIYOR’

- Terörsüz Türkiye süreci ile Suriye’de yaşananların nasıl bir bağlantısı var?

Vicdanı, insanlığı, sağduyusu, aklı olan herkes Terörsüz Türkiye’ye destek verir. Ama Apo, Kandil devreye girince akıl, ahlak, onur ve halk destek olmaz. Çünkü Türk milletinin onuru ve ahlakı PKK’yla işbirliği yapmayı reddediyor. Halk bunlar için “güvenilmez” diyor ki, Kandil’in açıklamaları ve Suriye’deki yaklaşımı, DEM Parti’nin Meclis komisyonuna verdiği rapor, Apo’nun kurnazlıkları bunu kanıtladı. Hele o rapor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin parçalanma manifestosudur. DEM Parti, Terörsüz Türkiye umudunu silahlaştırılıyor ve demokrasi, insan hakları, barış, kardeşlik, özgürlük kavramlarını istismar ederek terörün kurnaz ve siyasi planını dayatıyor.

- PKK’nın Türkiye planı nedir?

PKK süreci şöyle algıladı: Ben bu süreçte hassasiyetleri, beklentileri, ikbal hesaplarını kullanırım. Bununla Türkiye’ye bir zaman tuzağı kurarım, tavizleri kopartırım. Bununla beraber Suriye’de Türkiye’nin bir terör devleti kurulmasına müdahale etmesine engel olurum.

- Terörist başı Apo’ya Kürt vatandaşların temsilcisi gibi bir rol verilmesi de gerilimi artırıyor mu?

Türk milleti, 40 yıllık terörle mücadele tarihinde PKK’nın yapmış olduğu kanlı eylemleri hiçbir zaman Kürt kardeşlerine mal etmedi. Kürt etnik kimliğini istismar eden bir terör örgütüyle karşı karşıya olduğunu bildi. Biz teröre Kürt Türk karşı çıktık. Ben PKK’ya karşı Kürt kardeşimle beraber mücadele ettim. Dağda çatışırken kanımız beraber aktı. Dağda, Türk Kürt birlikte şehit düştü. Bu gerçeği dağdaki herkes bilir. Ama PKK’ya angaje olan, PKK’nın güç ve menfaat bahşettiği kişiler bu gerçeği sürekli manipüle eder. Terörsüz Türkiye’yi hepimiz istiyoruz. Ama ben yüreğimle söylüyorum ki bu iş PKK’yla olmaz. Apo’yu kullanabilirsiniz ama Apo ancak taktiksel fayda sağlar. Yani PKK’da Apo’yu dinleyen hala varsa onlarda bir kırılganlık, kararsızlık yaratabilir ama fazlası olmaz. PKK’nın tasması kimin elinde ona bakmak gerek. Bu açıdan iş karmaşıklaşıyor. Çünkü PKK, 50’den fazla ülkeyle angajman geliştirdi.

- Çözüm nasıl olacak?

Bu bir düğüm. Bu düğümü ancak alan hakimiyetiyle çözersiniz. Sayın Erdoğan, 2019’da en doğru cümleyi kurdu, Barış Pınarı Harekatı başlamadan önce “Harekatın hedefi 432’ye 30’dur” dedi (432 km sınır 30 metre derinlik). O gün harekat, bu sınırları kapsayacak şekilde tamamlanmış olsaydı biz bugün bunların hiçbirisini konuşmuyor olacaktık. Ama Trump’ın ekibi engel oldu.

- O zaman Türkiye ABD’ye rağmen harekat yapmıştı, hedeflenen sınıra neden ulaşamadık?

Evet, ABD’ye rağmen Barış Pınarı Harekatı’na başladık. Askerimiz Tel Abyad ve Rasulayn izdüşümünde 30 kilometre derine girip, M4’ü aşınca gürültünün kızılca kıyameti koptu. Amerikalılar askerlerimizin üzerinden Apaçi helikopterlerini geçirdi. Sağımıza solumuza top attılar. Telsizler yüksek perdeden cazırdadı. Son derece sert bir politik, askeri politik ortam şekillendi. Baskı dili kendini gösterdi. Çünkü onlar çok iyi biliyordu: Türkiye hedefini gerçekleştirseydi PKK o gün bitiyordu. O zaman ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo geldi, Ankara’da pazarlıklar, müzakereler, tartışmalar çıktı ve bize PKK’nın ağır silahlarını alıp gideceği sözü verildi. Peki gitti mi? Gitmedi. 2019’da Barış Pınarı, sınırlı kalınca tehdit katlanarak bugüne geldi. Bugün Şam’ın üniter yapısının tesis edilmesi noktasında Colani üzerine düşeni yapmalı, Türkiye’de ona destek vermeli ve bu iş artık bu noktadan sonra kalıcı olarak bitmeli.

- Barrack da daha yeni Türkiye’ye geldi, amacı olası bir harekata engel olmak mı?

Barrack Türkiye büyükelçisi, Suriye özel temsilcisi. Son derece yetkili, erişimi yüksek ve etki arayışında. Ama bu etki arayışı, tutarsızlık eşiğinde çok geziyor. Bence artık ABD’de bu ikircikli siyaset ve stratejisine bir son vermeli ve SDG terör örgütüne sağladığı desteği, himayeyi sonlandırmalı. Sürdürülebilir değil çünkü. Ayrıca bu bir güven bunalımı üreten ve gelecekteki işbirliğini kilitleyen bir sürekli kaos denklemine karşılık geliyor. ABD’nin hassas olduğu İsrail’in güvenliğine de hizmet etmiyor. Ortadoğu’da rüzgarlar sert ve hızlı eser. Ve bu rüzgarlar yangını başka yerlere öyle ya da böyle mutlaka taşır.

- ABD ve İsrail Suriye’nin üniter bir yapıda olmasını ne kadar ister?

Suriye’de üniter yapının tesis edilmesi aslında ABD ve İsrail açısından da doğru bir çözüm. Benim çalıştığım ABD’nin Suriye’de olmasının 20 temel başlığı var. Kimisi jeopolitik, kimisi stratejik, kimi ekonomik, kimisi taktiksel. Bunların on beş, on altı tanesi birbiriyle uyumlu. Ama dört beş tanesi PKK üzerinden anlaşmazlık üreten başlıklar. Eşgüdüm, menfaatler ve gelecek üzerinden ABD’ye çözüm iradesi göstermek gerekiyor. Hem bizim hem de onun için. Bu başarılamazsa önümüzdeki yüzyıla damgasını vuracak bir kaos olur. Çünkü PKK’nın bitmemesi bu coğrafyayı korkunç bir şekilde istikrarsızlaştırır. ABD ve İsrail bugün o istikrarsızlığı istiyor olabilir ama bu yarın onları da vurur.

- Bu kaotik senaryoda Türkiye’nin toprakları da tehlikeye girer mi?

Senaryo, Kürt etnik kimliği üzerinden dört ülkeyi parçalamak üzerine kurulu. Bu, kısır ve açmazları olan emperyal bir proje. Kürtler için ise bu proxy alan bir Kürt devleti filan olmayacak Bu olsa olsa bir sömürge alanı, ileri karakol, küresellerin Ortadoğu’da istismar ettikleri bir coğrafya olur. Buna akıllı başında olan kimse düşmemeli.

PORTRE

1967’de Ankara’da doğdu. 1989’da Kara Harp Okulu’ndan Piyade Teğmen olarak mezun oldu. Özel kura çekerek “komando”, sonra da Özel Kuvvetler’de tim komutanı oldu. 2’nci (Bolu) Komando Tugayı’ndan direkt Güneydoğu’ya gitti. Besler-Dereler’de ilk operasyonuna çıktı. Güneydoğu ve Irak’ın dağlarında yıllarını geçiren Ağar, Irak’ın kuzeyinde yaralandı. Ağar’ın komutanlığını yaptığı tim, kol ve bölüklerde 11 şehit ve 25 gazisi oldu. 2010’da Dış İşleri Bakanlığı bünyesinde tekrar Irak’a gitti ve 4 yılı aşkın süre görev yaptı. Ağar, “Üstün Cesaret ve Feragat ile Harekat Çelik Beratları” sahibidir.




kaydırmaya devam ederek gündemden son dakika ve magazin haberlerine havadiskolik.com üzerinden anında erişebilirsiniz ve bizi twitter hesabımızdan takip etmeyi unutmayın ! https://x.com/havadiskolik



Benzer Videolar